nerede başlıyor bu ayrılıknerede bitiyorsınırı nerede bilmiyorumöyle bir günde geliyorsun kigittiğini unutuyorum o anvar mısın yok musun gül yaprağı gibisin yastığımdasaçlarında yosun kokusuhangi limanlardan geldinhangi mavilerde yıkandın her gelişinbir tükenişe başlatıyor yaşamıbu yazgının kör ruhuna inatdenizlerinde yitirip yeniden buluyorum kendimisende benim gibidoyumsuz musun güvercinim/ ürkek ve sıcak/sokulmuş koynuma uyuyorsundalgalar kıyıları dövedursunrüzgarlar pencereme vuradursunüşümez sen varken …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Yalnızlık Şiirleri
I.Bozkırın ortasındatam ortasında, alıç ağacı yaşarbir başınasusarak dal uçlarında bir kamaşma eski sevinç, kırgın heves, ince hasret yaşar içten içetutuşarak aklında orman sesi gönlünde saka kuşu çoktan kururdu, eğeryaşamaktan vazgeçseydi yaşarsenelercedayanarak dalında üç yemişi biri toprağabiri rüzgârabiri sakaya yaşar bile isteyealdanarak II. yeraltı nehrigün yüzüne çıkardurmadan şaşırarakyaşadığınave öldüğünebir pınara dönüşüpgüneşe kavuştuğu yerde III. denizden aldım …
Şub 23
Sınavda Çıkmayacak Sorular
teşekkür ediyorlar, çok yaşıyorlar, işe geç kalmıyorlarçeyrek altını önemsiyorlar, küresel ısınmayı ve beş çaylarınıortadoğu’yu ihtiyaç halinde seviyorlar, gökdelenleri her haliyleeve geç gelmeyi borsaya bağlıyorlar, geriye kalanları astrolojiye“konuşan tartı”lardan korkmuyorlar bir de, -ben bazen korkuyorum- artis diyorlar erken ölenlere bir akşamüstü her yer kalabalıkher yer kalabalık, üzgünüz yeteri kadar ve rimbaud mahkemelerde sanıksırayla ölüyor kumbarası kırılmış …
Şub 23
Kutsal Kalabalık
İnkâr ve kabul, gece ve gökyüzü, imkân ve acıBüyük cezaymışsın özgürlük, öğrendim sonunda. Beni bir gölge doğurdu sudan ağaçtan rüzgârdan eksikGittim ki benden yapılmış boşluktu her yer. Geniş zamanlı sözler söyledim inanıp güzelliğeEyvah ki kalbin minesi akşamla soldu. Bir eksikmiş suların gittiği, ne kadar akarsaHerkes ne çok severmiş seni mutsuzluk. Oturdum kirpiklerden ayetler indirdim aşkaEy …
Şub 23
Ders Sonu
Ben en çok kendimde öldüm, kendimeNecatigil’in öğrettiği mahcubiyetle kendime gömüldüm, hep güz, hep gazel ben en çok diyemediğim ukdeyle; kim’e sır kilimine bastım dünyamı, acı iklime bir baykuşun çığlığıyla, ders eksiği geceye asıp korkumu, aşıp aşıp kimliğimden taştım, sırılsıklam ter arkı tutsun diye atlasımdaki hayal izi, yar izi sözcüklerin aşkıyla, “ben” yükümü -değil bildik yalanların …
Şub 23
İstiridye ve İnci
ölmekten yeni geldimkimse görmedi doğduğumu aldatıcıydı akıntısı sularınkayaların dibindeki midye kocaman duruyordu bir kum tanesinin soluğu yeter mi denizlereömrüm kendisine yaldızlı bir kabuk arıyordu saklandım bir istiridyenin pembe gizemlerinesürüklenip geri geldim sedeflerle örttüm kumu yakalandım ağlara, zaman ele verdi benihüznümün beyazı satılıyordu söz dilde gizli, inci konuşmazacemi sarraf kör bıçakla sedefi tenimden kaldırıyordu küçük diyor, …
Şub 23
Derin Yara
Sevgili şair kardeşim Koray Feyiz için Yağmurlardan gelmiştir bir elinde çiçek, öbür elinde çilekli pastaYaz denizi üzerinde gülümseyen bir martıdır, kokusuyla dolaşır aşkınBir sinema gibidir yüzündeki incelik, …
Şub 23
Hep Aşk
hiç zamandan önceydisonraydı hep zamandangüneşin altın suyudökülmemişti daha avuçlarımdan ışıltılı kanatlar, morsiyah bir bozgun haritası çizdim göğsüme düş, acı, sevinç ve aşk hepsi insan özeti, diyordu dünya kışın yüreğinde büyüyen ağaç an’ın sükütunu bürünen kıraç gibi sakin ve deli bekledim seni bir eylül kırımından geriye kalan zamanın derisini sıyırarak tenimden geçmişten ödünç acılarla birlikte uzun …
Şub 23
Pusula
Sen göğsünü çiçeklere saklarsınBen savruk göçerliğini yüzümünÖyleyse bir şarkıya başlamalıÇiçekçilerden çalınmış bir şarkıyaHaydi aklını zorla, başka ne söylenir kiAnsızın doğacak bu aşkın adınaHangi çiçek yakışır yakasınaHangi mevsim, hangi gök… Belki de pervazında eksiksiz bir begonyaBu güzün sonrasını beklemek yersizBeyaz bir bulut olmalı göğün alnında. Durma dağıt kuşkunu, bana aldırmaGizlice boğazlarım bir kuytuda göçerliğimiDirenmek kolay beni …
Şub 23
İlkyaz Şikayetçileri 1
Kaçışına Uğrayan Çiçek Şurayı götürün dedim onlaraBurayı da, burayı daAlın götürün dedimÇimenlerin tirşe buğusunun üstündenTirşe buğunun düşlere değen üstündenDüşlerin ayçiçeği giysilerinin üstündenO zaman anlatırım dedim onlaraPencere önümün niye uçtuğunu.EvetDönüp geliyor az sonraKolumun altına yerleşiyorKendisiyle yer değiştirir gibiİtiyorum onu, itiyorum, itiyorumBütün zamanlar bitti diyorum -anlasa ya-İki tek kiraz ağacı kaldı yalnızİki tek kiraz ağacıİlkyazlar ve bütün …