Rüzgârda Kayıp

Düşen yapraklar gibi
rüzgârla savruldum.
Ve
dans ettim meltemle.
Sessizlikte
yapraktan yaprağa savruldum
çimlerin yanına ekili
başaklarla dans ettim.
Kuşlar karnavallarına
davet ettiler beni.
Yollarda yürüdüm,
bulutlarla uçtum
ve düştüm
gelinciklerin yanı başına
mezarlıkta.

Behruz Kia
neşideler / şiirden yayıncılık
Türkçeleştiren : Volkan Hacıoğlu

Kırmızı Bahçe

Üzümler halen dallarda,
ulaşılamayacak kadar yüksekte.
Kaybettik
bahçedeki müziği.
Kendimizi arıyoruz fakat
bulamıyoruz ruhumuzu.
Güneş batmak üzere.
Gece ilk defa inecek.
Bütün sokak lambaları çalınmış.
Karanlıkta
bahçe gökyüzünden sarkan
bir ipte asılı.

Bulutsuz, karsız gökyüzü.
Bahçeye geri döndük.
Belki
sabah geri dönecek.
Hırsızlar sokak lambalarını geri getirdiler
gece bir daha asla gelmeyecek.
Kapı açıktı,
bahçeye girdik,
birer üzüm kopardık.
Ellerimiz kırmızı.
Gençliğimiz bahçeyi ebediyen terk etti.

Behruz Kia
Çeviri: Volkan Hacıoğlu

Saçmalık

Boşuna,
kendi içimde dans ediyorum.
Kader bu,
başka bir şey değil.
Hayat daha çok
bir koyunun
parçalara ayrılmadan önceki
kısa ömrü.
Kader,
ateşte kızardığı
son andır.
duyduğum
ve elimde kalan tek şey
kelimeler.
Konuşmaya çalışmak
fakat sadece kelimelerin yankısı
geliyor bana.
Kupkuru bir dağım
hiçbir pınarım yok.
Sadece çılgınlık.

Boşuna,
hayat kupkuru bir çöl
benim içinde kaybolduğum.
Susuz bir hayvan gibi bağıran.
Hiç su yok.
Kendime olan inancımı kaybettim.
Hayal etmeyi bile bıraktım.
Boşlukta hiç rüya yok.

Çöldür bu,
ve ben ona mahkûm oldum….
Ölüm kapıyı çalarsa
bu mutlu bir son olur.
Fakat bu sürgünde
ölüm bile terk etti beni
sadece,
anlamsız,
saçmalıkta,
boşluk,
ağlayan, bağıran,
ölüm belki gelir de kurtarır beni.

Behruz Kia
neşideler / Şiirden Yayıncılık
Türkçeleştiren: Volkan Hacıoğlu