M

gül yaprağı düşse
kanıyor bu yara
duruşun bakışların
böyle demiyor ama
bildim mi?

ah sen onu ne çok…
ne zaman ölsen adı karışıyor adına:
gök denize karışıyor
bak şurada gömülüsün
ondan kalan yakamozda
gördün mü?

gün doğuyor
ay doluyor
“Yoksa tek başına bu kuytu yerde”
rüzgâr ne soruyor sana
bildin mi?

batan güneş tecellin senin
seyret içindeki yangını
celallen yarattığın asi sevdaya
kıyam et denize doğru, heeyy
beni duydun mu?

Zeynep UZUNBAY

Sunam Aman

baharın ucu görünsün
orada takılsın istiyorum mevsim
şubat bana yakışıyor Suna
ben öyle şen şakrak değilim
mutsuz umutsuz da değilim tam
açtım soldum olacak leylak
tütüp savrulacak iğde kokusu
gelmesin Suna ben onu bekleyeyim
beklemek bana yakışıyor
ceplerime ayıp şeyler doldurup çitliyorum
öç almanın uslusu bu

yalan söylemişim
acı sözler sürdüm ağzıma
aynaya bakıp ağladım
ben dar sokakları seviyorum
insanlar sürtünüp geçsin
üşümüş bereli şubatıma
ruhumu teyellemiş şu ay ışığını
söküp atacağım
ben ruhumu yırtık seviyorum Suna

durmadan büyüyor kalbimdeki nar
şimdi orta yaşlı bir dünya kadar
kalbi narlı bir sevgilim olsaydı
açılır karışırdık
narkardeş olurduk onunla
olmadı Suna olmaz da
kendiliğinden çatlayacak
parmaklarımdan damlarsa
ben onunla slogan yazarım duvarlara
“sunam dağlar duman aman”
şubata benekler yaparım kırmızı kırmızı
oldum olası sevemedim ortaları
arkada kalacağım Suna
belki de kaçacağım
benim yerime sen imzala şu devrimi

bak ne kadar cesur şu insanlar
bir o kadar hazır cevap
ben öyle değilim Suna
cuk oturan sözler gece gelir aklıma
iş işten aşk şiirden geçmiş olur yani
uyku getiren şemsiyem bozulur
narımı üflemeye başlar kuku
ruhum hem yırtık hem de yanık
sen enginar pişirdiğime bakma

sözcüklerden yoruldum artık
onları sana vereyim mi Suna
istediğini yap
şubatı süsle mesela
ben arkalarda kalsam diyorum
hatta belki kaçsam diyorum
hiç mi tanıdık bir hayat yok
galiba çatlıyor Suna

Zeynep Uzunbay