Bu Bakire Fahişeyken

Bu bakire fahişeyken
evlenmeyi düşlüyordu ve çoraplar örmeyi
ama sonunda yine kendi halinde bir
bakire olmak istediğinde
gündelik rutinleri vardı artık ve bir de kocası
özlüyor şimdi o eski
yağmurlu ve müşterisiz geceleri
o herkesle yattığı yatağına uzanıp
evlenmeyi ve çoraplar örmeyi düşlediği.

Mario Benedetti
Çeviren: Bülent Kale

Meşe Ağacının Solunda

Tanrıyı düşünüyorum bazen
öyle çok da değil ama
zamanını çalmak istemem
hem zaten o uzakta
ama sen yanımdasın şimdi keder içindeyim
keder içindeyim ama seviyorum seni
daha nice saatler geçecek biliyorum
bir nehir gibi akıp sokaklar geçecek
hep yanımda olan ağaçlar
gökyüzü
ve dostlar geçecek
ama öyle şanslıyım ki
seni seviyorum
çok eskiden çocukken
çok eskiden, her neyse boş ver
basit bir tesadüftü zaten
gözlerinde kaybolmak gibi tıpkı
izin ver kaybolayım yine
seviyorum seni
seni seviyorum şükür ki.

Bilmiyorum sizin de hiç başınıza geldi mi
ama bazen insan bir anda fark eder ki
aslında çok daha sarsıcı bir ilişki söz konusudur
akıl ermez acılar ve tesadüflerle örülü
Tanrının kıskançlıktan yol vermediği aşklardandır bu.

Bakın adam nasıl da şefkatle itham ediyor kadını
kadın öylece bir ağacın gölgesine yaslanmış
adam nasıl da döküyor eski anılarını  ortaya bir bir
ve için için dağılıyor ama dimdik ayakta kadın.

Mario Benedetti
Çeviri: Bülent Kale

IL CUORE

Artık kimse kazımıyor
duvarlara
ağaçlara
     luis ile maria
            raguel ile carlos
                  alfonso ile marta
diye iç içe geçmiş
iki kalbin ortasına

şimdi çiftler yalnızca
okuyorlar bu eski
gereksiz duygulukları
duvarlarda
ağaçlarda
ve yorum yapıyorlar
        ne aptalca şeyler diye
sonsuza dek
ayrılmadan evvel.

Mario Benedetti
Çeviren: Bülent Kale