Kum Gibi Akıyor Hayat

Kum gibi akıyor hayat parmaklar arasından.
Telaşlanma… son damla nasılsa sarhoş olacak.

Anların içindedir sonsuzluk,
son ve gizli sınırsızlık anların içinde!
Donmuş bir mührü vardır aldırışsızlığın,
yitik isteklerin aynanın kırık parçasında,
o acımasız ‘Belki’si ve boş vaatlerin
masallarıyla işkence altındaki isteklerin.

Eylemlerin haklılığını ararız bağışlamada,
acı çekmeden arınmayı umarız günahlardan,
istemeden duruşmalar başlatır

ve cezalar yaratırız yeniden.

Nigar Hasanzade
Çeviren: Cevat Çapan

Sana O Derin Denizden Söz Edeceğim

Sana o derin denizden söz edeceğim
dalgalarının beyaz köpüklerinde yüzdüğüm.
Sana o büyük kederden söz edeceğim,
Seni sevemediğim günlerden.

Sana göklerin uzaklığını anlatacağım
beyaz bir bulutun havada soytarılık ettiği,
sıradan ahlak kurallarını unuttuğum,
senin için çıldırdığım, mucize eseri soluduğum.
Sana o uzak yıldızdan söz edeceğim,
o beyaz yıldızdan. Tek başına. Zalim.

Nigar Hasanzade

Bağışla Beni

Bağışla beni kapını sessizce açtığım için,
yazgına girdiğim için kapını çalmadan,
ateşi yakıp ardından soğuduğum için,
aradığım, ama bulamadığım için.
Bağışla beni güvendiğim, utanma bilmediğim,
gözüpekliğimle seni büyülediğim için.
Bağışla beni hem bugün, hem sonsuza değin
ruhunda silinmez bir yara izi olarak kaldığım için.
Gülüşler, gözyaşları için bağışla beni,
bağışla beni kabul etmediğin içtenliğim için.
O pembe rüyalar için, sevgilim, bağışla beni
ve beni hiçbir zaman anlamadığın için.
Bugünkü her şeyi bağışla, geçmişte
nasılsa adımlarını izleyen her şeyi bağışla,
kapını bir kez açmış olduğumu da,
işte şimdiyi kapıyı çarpıp çıkıyorum odandan.

Nigar Hasanzade
Çeviri : Cevat Çapan