Sarhoş Kiraz Çiçekleri

Şafak sökerken,
Kiraz çiçeklerine
Vurup geçer yağmurun sesi.

Çisil çisil yağan
Hoş yağmurda
Kiraz çiçekleri sarhoş.

Kiraz çiçeklerinde kaybolup
Çam ağacında ortaya çıkıverir
Yağmurun ipi.

Ezip geçmek
Zordur ya,
Dökülmüş kiraz çiçeklerini.

Bir yolcunun
Kiraz çiçeklerini döken rüzgarında,
Dönüp baktım arkama.

Ne büyük bir suç,
Kiraz çiçekleriyle kendinden geçmiyor,
Kyoto’nun bayanları.

Hem tapınak,
Hem dağ geçidi,
Çiçek bulutlarının üstünde şimdi.

Kiraz çiçekleriyle sarılmış etrafı,
Şamisen çalan
Kör bir bayan.

Kiraz çiçeklerinin aydınlığında,
Konuşan bir papağan,
Kızıl köprünün tahtasında.

Göze çarpan,
Beyaz bir kiraz çiçeği,
Sake’nin sarhoşluğu.

Bugünün kiraz çiçeklerine,
Dolunay takılı sanki.

Bir yaprağı
Eğleniyor uzakta,
Dökülen kiraz çiçeğinin.

Anıların ırmağından geçerken,
Yine kiraz çiçeği yağmuru.

Dökülen kiraz çiçeklerini,
Durdurmanın bir anlamı
Yok ki.

Kiraz çiçeği ağacının tepesinde,
Bir görünüp bir kaybolan
Hangi kuş ki?

Kiraz çiçeği bulutu,
Uzaktaki bir tapınağı
Selamladım.

Akşam kirazı,
Bir işi var,
Bu küçük kağıt fenerin.

Bu denizin dibinde,
Bir inci
Açıyor kiraz çiçeği.

Dağ kirazı,
Anılarım var
Eski bir dosta rastlamış gibi.

Beyaz bulutların,
Geçip gittiği bir zirvede
Kiraz çiçekleri.

Gittiğim ufuğun,
Güneş batışında
Bir dağ kirazı.

Dağ kirazı işte,
Çıtır çıtır yanar
Sobam.

Dağın eteklerinde
Bir kiraz çiçeği,
Yabani otların içinde.

Akşam çökünce,
Işıklandırdım
Evimin kirazlarını.

Çam varsa,
Kiraz çiçeği bulutu da var.
İşte memleketim.

Kiraz çiçeği işte,
Kolumun üstüne
Telaşla dökülen de.

Takahama Kyoshi