İnsanlıktan kaçmayan imam!

En son nefret söylemi kurbanı olan Beylikdüzü’nde kafasının arkasından tek kurşunla öldürülen trans arkadaşımızı duyduğumda şöyle bir geriye gittim… Seks işçiliği yaptığım 90’lı yıllarda bir trans cinayeti serisi başlamıştı. Travestiler bazen tornavida ile öldürülüyordu, bazen kurşunla, bazen de polisten kaçarken araba çarpıyordu. Arabalar yardım etmek için duruyordu, trans olduğunu görünce tekrar üstünden geçiyorlardı. Tabii ki aileleri tarafından reddedilen transeksüel bireylerin cenazelerinde de kimse sahiplenmiyor ve almaya gelmiyorlardı. Biz morga gidiyorduk. Bazen yalvarıyorduk, bazen durumumuzu anlatıyorduk. “Ailesi reddetmiş, kimse gelip cenazesini almayacak. Aynı soyadından kimse gelip imza atmayacak bu çok net” diyorduk. Bazı morg görevlileri pozitif ayrımcılık yapıyordu. Cenazeyi biz alıyorduk. Bazen ailelerin de sahip çıktığı oluyordu. Cenazelere hep katılıyorduk. Kimi zaman da belediye gömüyordu.

Yine Kulaksız Mezarlığı’nda belediyenin gömeceği bir cenazeye katılmıştık. Anam bacım cenazeyi aldık. Cenaze arabası geldi. Tabii ki belediye, bir imamı görevlendirmiş. Yazık, imama söylemişler imam da kalkmış gelmiş. Cenazeyi indirdiler arabadan, imam indi. Adam cemaatin hemen hemen hepsinin transeksüel olduğunu görünce cübbesini toparlayıp arkasına bakmadan bir koştu ki… Şimdi efendim cenazelerde insanlar genellikle ağlar. Ama imamın koşması ile birlikte ağlamamız, sonrasında gülme krizine döndü. Hepimiz birden sinirle karışık bir gülme krizine girdik mi? Ne yapacağımızı şaşırdık. Sakinleştikten sonra Kulaksız Mahallesi’nde bir camiye gittik. Bize imam gerekiyordu sonuçta. Caminin imamına durumu anlattık. Rica ettik. “Sonuçta bir insan ölmüştür. Onun kimliğine bakmayın, gömülmesi gerekiyor” dedik. İmam “Tabii, ne demek görevimizdir, geliyorum” dedi. İmam geldi. Cenaze namazına duruldu. İmam dedi ki; “Hanımlar da saf tutabilir!” Anam bizim kızlar önce bir etrafına baktı sonra namazına durdu. Yalnız, trans kadınların yarısı göğsünün üstüne ellerini koyarak tekbir aldı yarısı da göbeğine ellerini koyarak!

Neyse cenaze gömüldü. Bir baktık, Roman kadınlar Kulaksız Mahallesi’ne gelmiş. “Na biz burada dönme cenazesi istemeyiz!” Neredeyse mezarı kazacaklar! Aralarında yaşlıca bir kadın vardı. Teyzeye “Aman ne yapıyorsunuz? Düşün, sen öldüğünde götürdüler Etiler’de, Bebek’te gömdüler. Oradaki zenginler de diyecek ki, bu Çingene’yi neden buraya gömdünüz?” Kadın biraz durdu. “Na doğru söylersin kızım!” ve ahaliyi sakinleştirdi. Sonra benim yanıma geldi. “Na kızın helvasını yaptınız mı? Yapmadıysanız ben yapayım!”

Bizim hayatımızda imam hikâyeleri çoktur. Bu sefer farklı bir imamı anlatmak istiyorum. Yine bir arkadaşımızın cenazesindeyiz. (Bizde cenazeler de çok olur!) Genç bir imam vardı bu sefer ve başından beri hassas davranıyordu. Mesela gelip bana dedi ki, “Ben şimdi cenazeyi gömerken er kişi niyetine mi diyeyim er dişi niyetine mi diyeyim?” Ben de “İmam efendi, kişi kendini er dişi olarak tanımlıyordu” dedim. “Tamam” dedi. Cenaze gömüldükten sonra imam bizimle geri geldi. “Evde de bir Yasin okuyayım öyle gideyim!” dedi. “Tabii memnun oluruz!” dedik. İmam, dualar ilahiler okuduktan sonra biz de çay ikramında bulunduk. Anam bizim kızların hepsi başörtü taktı. İmam bağdaşını kurdu oturdu. Kızlar imamın etrafında toplandılar. Bu imamı daha demokrat gördüler ya başladılar soru sormaya. Biri dedi, “İmam efendi namaz kılarken nasıl tekbir getireyim? Ellerim göğsümde mi göbeğimde mi dursun?” İmam da dedi ki, “Şu an neden o elbiseyi giydiniz?” “Kendimi böyle hissediyorum.” İmam da: “O zaman namaza dururken nasıl hissediyorsan öyle elini bağla hiç önemli değil.” Başka bir soru daha geldi kızlardan. “İmam efendi malumunuz biliyorsunuz bizim ne iş yaptığımızı, bunun günah olduğunu biliyoruz. Biz cennete mi gideceğiz cehenneme mi?” (Ayol imam nereden bilsin?) İmamdan şöyle bir cevap geldi. “Sonuca değil nedene bakmanız gerekiyor! Hiç kimsenin cennete veya cehenneme gideceğini ben bilemem, onu Allah bilir. Ama bana sorarsanız siz rahat olun; size gelene kadar cehenneme gitmesi gereken çok insan var!” E kızlara dedim ki “Artık bayağı saat geç oldu. Buldunuz demokrat imamı bırakmıyorsunuz; bırakın adam gitsin!” İmam giderken tek tek hepimizle tokalaşarak vedalaştı…

İşte böyle iki ayrı imam iki ayrı insanlık! Allah her mahalleye, her köye böyle imam versin!

Esmeray