Etiket arşivi Lord Byron

ileŞiir Antolojim

Elveda! Boşa Gitmeyecek Dualarım

Elveda! Gitmeyecek dualarım boşa
Gökyüzüne taşıyacak ismini senin
Eğer Tanrılar aldırıyorsa dualara
Bizlere mutlu bir hayat sunmak için.
Sözcükler, iç çekişler, hıçkırıklar boşa
Kanlı gözyaşlarından daha fazla şey söyler
Feri kaçmış ve suçlu gözlerde gizlenen
Bir elveda sözcüğü, – Elveda! – Elveda!

Bu dudaklar suskun, bu gözler kupkuru
Ama yüreğimde, beynimin içinde
Bitmek tükenmek bilmeyen bir ağrı
Uykuya dalamaz bir daha düşünce
Ruhumda ne bir yakınma ne taviz
Acılar, tutkular ayaklansa bile
Tek bildiğim şey boşunaydı aşkımız
İçimdeki tek söz: – Elveda! – Elveda!

Lord Byron

ileŞiir Antolojim

Uzun Yıllardan Sonra

Mahzun, yarı kırık yüreklerimiz
Yıllarca uzak kalmak üzere
O gün, ayrıldığımızda ikimiz
Sessiz ve gözyaşları içinde;
Solduğunda, soğuduğunda yanağın
Öpücüklerin buz tuttuğunda…

Çoktan çalmıştı saati acıların…
Sabahın o serin, ürperten çiyi
Alnımda donuvermişti,
O çiyler belki bu hüzünlerimin
Gözyaşlarımın işaretiydi.
Ettiğin yeminler bir bir bozuldu
Gölge düştü güvenilirliğine;
Paylaştığım yalnızca acı oldu
Senin adını işittiğimde…

Gizlice buluşmuştuk seninle…
Sessiz, hüzünlenirim şimdi
Çünkü ruhun aldattı ruhumu
Yüreğin unuttu yüreğimi.
Eğer bir gün, uzun yıllardan sonra

Karşılaşırsak ikimiz yine
Nasıl bakabilirim, nasıl sana
Sessizce ve gözyaşları içinde

LORD BYRON

Uzun yıllardan sonra
Sana bir daha rastlarsam
Seni nasıl selamlamalıyım
Susarak mı, ağlayarak mı?
ileŞiir Antolojim

Artık Gezmeyeceğiz Başıboş

Artık gezmeyeceğiz başıboş, bunun için
Gecenin içine bu kadar geç vakit,
Hâla sevse de kalp,
Ve hâla parlak olsa da mehtap.

Çünkü kılıç kınını yıpratır,
Ve ruh göğsü eskitir,
Ve kalp mola vermeli nefes için,
Ve aşkın kendisi dinlenir.

Gece başıboş gezmek için yapılmış olsa bile,
Ve gün çok erken dönse de,
Artık başıboş gezmeyeceğiz gene
Yakınında ay ışığının biz.

Lord Byron
Çeviren: Vehbi Taşar

ileŞiir Antolojim

Gözyaşını Gördüm

Gözyaşını gördüm –iri, saydam gözyaşını
O mavi gözden akan;
Ve sonra düştüğünü gördüm
Menekşe çiy tanesinin;
Gülücüğü, safirin ışığını gördüm
Senin yanında soldu
Güçlü ışınlarla dolu bakışının
Yeri doldurulamadı;

Bulutlar uzaklardaki güneşten
Akşamın karanlığını
Ürküten koyu, tatlı bir renk aldığında
En karamsar insanlara
İlettiğin o kıvançlı, şen yanını
Gökten usulca siler;
Oysa gözlerinin arkasındaki ışık
Solmaz yüreklerden.

Lord Byron

ileŞiir Antolojim

Ah. öpebilseydim o ateşten gözleri

Ah. öpebilseydim o ateşten gözleri.
Bir milyon yetmezdi arzumu söndürmeye:
Batırıp dururdum dudaklarımı sevince.
Kalırdım her öpüşte bir çağ boyu;
Yine de doymak bilmezdi ruhum.
Öperdim durmadan, sarılırdım sana:
Hiçbir şey ayıramazdı öpüşümü öpüşünden;
Öpüşür dururduk, öpüşürdük sonsuzca.
Öpüşlerimizin sayısı geçse bile
Sarı hasadın sayısız tohumunu.
Boş bir çaba olurdu ayrılmak:
Ayrılabilir miydim? – Ah! Asla – asla!

Lord Byron

ileŞiir Antolojim

Yok Artık Sandalla Çıkmak Mehtaba

Yok artık sandalla çıkmak mehtaba,
Bitmese de gece kolay kolay,
Gönlümde aşk ateşi yansa da hâlâ
Ve hala tepemizde parlasa da ay.

Eskitir zamanla kılıç kınını,
Yıpratır insanı şu deli gönül,
Kalp bile bir an keser hızını,
Dinlenmeye yatar gül ile bülbül.

Aşkın anayurdu olsa da gece,
Ve dört nala koştursa da sabaha,
Yağsa da bir ışıltı ince ince
Yok artık sandalla çıkmak mehtaba.

Lord Byron
Çeviren: Haluk Şahin

ileŞiir Antolojim

Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,

Kızarır bozarır hanımlar, inanırız onlara biz de,
En azından inandım ben hep ve yararsızdır
N’olursa olsun, çabalamak yanıt vermeye,
Çünkü o an ağızlarından belagat akar,
Ve sonunda soluk soluğa kaldıkları anda,
İç çeker telaşsız gözlerini yere dikerler,
Birkaç gözyaşı döker ve derken barışırız:
Ve sonra – sonra – sonra yemeğe otururuz.

Lord Byron

Çeviren: Halil Köksel

ileŞiir Antolojim

Olayların oyuncağıdır insanoğlu gerçekte

17
“Ancak üzme canını: Senin yaşındaki birisi için
Dönek bir kadındır ya şans dönek olmasına,
Yine de zor bırakır peşini sıkıntılı günlerinde senin,
(Karın olmadığı içindir o da)
Alınyazısıyla çekişmeye girmesi insanın
Karşı koyuşuna benzer buğdayın tırpana;
Olayların oyuncağıdır insanoğlu gerçekte
Olaylarla oynuyor görünse de.”

19
“Fırtınalı denizlerde, ancak şu son darbe -“
Ve durakladı yine, yüzünü çevirdi.
“Vay,” dedi arkadaşı, “Ben de bu işin içinde
Bir kadın olduğunu anlamıştım sanki,
Bu gibi şeyler gözyaşı döktürür kişiye;
Senin yerinde ben de olsam gözlerim yaşarırdı:
İlk karım öldüğü gün ağladım ben de
Bir de ikinci karım beni bırakıp gittiğinde:”

20
“Üçüncüsü” – “Üçüncü mü?” dedi Juan dönerek ona,
“Otuzunda ya var ya da yoksunuz üç karınız mı var yani?”
“Hayır – yalnızca ikisi yaşıyor şu anda:
Birinin üç kez kutsal bağla bağlandığını
Görmek pek de olağanüstü olmasa gerek ya!”
“Peki üçüncüsü” dedi Juan, “O ne yaptı?
O da kaçmadı ya?” dedi Juan.
“Hayır, alınyazısı işte” – “Yani?”, “Ben kaçtım.”

Lord Byron
Kanto V
Çeviren: Halil Köksel

ileŞiir Antolojim

Hafifletmek ister gibi

87
İki de baba vardı bu korkunç tayfa arasında,
Yanlarında oğulları da vardı, birinin oğlu
Daha sağlam ve güçlü görünüyordu ya,
Daha önce öldü ve yanındaki
Sofra arkadaşı bildirdi bunu babasına,
“Tanrı acı çektirmesin, elimden bir şey gelmez.” dedi babası
Bir an bakarak oğluna ve cesedin denize atıldığını
Gördüğünde ne bir gözyaşı döktü, ne de bir ah dedi.

88
Öteki babanın oğluysa
Ana baba kuzusuydu ve ,
İyi dayandı ancak, ılımlılık ve sabırla,
Geciktirdi onu izleyen alınyazısını,
Gülümsedi arada sırada,
Babasının yüreğinde büyüdüğünü gördüğü
Ölümün onları ayıracağı duygusunu
Hafifletmek ister gibi.

89
Ve babası eğildi oğlunun üstüne,
Yüzünden ayırmadı gözlerini ve solgun dudaklarındaki
Köpükleri silerek uzun uzun baktı ona,
Ve sonunda diledikleri yağmur geldi,
Parladı oğlunun gözlerindeki donuk tabaka
Bir an için kımıldar gibi oldu,
Babası sıktı paçavrayı, azıcık su damlattı
Ölmekte olan çocuğunun ağzına – ne ki boşunaydı.

90
Can verdi oğlan, babası tuttu onu
Baktı bir süre, ölüm kesinleşinceye
Kalp atışı dininceye kadar ve nabzı
Ve umutları sönüp gidince,
Sevgiyle izledi oğlunu
Gömülünceye dek azgın dalgalara,
Sonra çöktü, donuk ve ürpererek, ve göstermedi
Elinin ayağının titreyişinden başka yaşam belirtisi.

Lord Byron
Kanto II

ileŞiir Antolojim

Üstüne titrediklerimizin ölümü

Kalbin o soğuk ağırlığını, yoksa mide
Mi demeli, duydu da yazık! Böylesi şeylere
Çare bulamaz en iyi eczacı,
Aşkın yitirilmesine, dostların ihanetine,
Üstüne titrediklerimizin ölümüne ki,
Onlarla bizim de bir parçamız ölür çılgın umutlar bitince:
Kuşkusuz ki daha da acıklı olabilirdi Juan’ın durumu,
Ancak güçlü bir ilaç gibi yatıştırdı deniz onun bulantısını.

Lorde Byron
Kanto II / 21