Etiket arşivi Şerko Bekes

ileŞiir Antolojim

Göz

Kuzeye doğru

Gidiyor şiirim 
Ateştir ve gidiyor 
Hüzündür ve gidiyor
Ta Van üzerinde duruyor ve bükülüyor
Şafağın turuncu penceresi üzerine yağıyor 
Ve Dersim’in gözlerinde eriyor. 
Şiirimin gözleri 
Annemin gözleri 
Dersim’in gözleri 
Aydınlığın ırmaklarıdırlar 
Onların kaynakları karın yüreğindedirler 
Kar da ebedi bir aşk 
Ve hiç sonu gelmiyor!
Şerko Bekes
ileŞiir Antolojim

Fısıltı

Akşamdı.
Boyacı çocuk Mehmet
Şam’da
Büyük Meydan’ın bir köşesinde
yorgun başını büküp
incecik gövdesini hızlı hızlı sallıyordu
elindeki fırçayla beraber.
Akşamın küçük Mehmet’i
kendi kendine fısıldıyordu:
Sen, öğretmen, kolunu indir!
Sen, bezirgan, kolunu indir!
Polis… Casus… Asker… Cellad.
İyi insanlar… piç insanlar
siz, hepiniz
sırayla indirin kollarınızı.
Kimse kalmadı
yalnızca Allah…
İnanıyorum ki
öbür dünyada da
Allah ayakkabılarını boyatmak için
bir Kürdü çağıracak.
Kim
” O Kürt ben değilim!” diyebilir ki
Ah anneciğim!
Sence Allah’ın ayakkabıları kaç numaradır?
Ne kadar da büyüktür Allah’ın ayakları kimbilir!
Para için bütün bunlar ama.
Peki sence Allah ne kadar para verir?

Şêrko Bêkes
Kürtçeden çeviren: Kemal Varol

ileŞiir Antolojim

Birlikte

Bir akşam
bir kör bir sağır ve bir dilsiz
birkaç saat için
bir bağda kürsülerde
doğru ve yalın
fakat kahkahayla
Oturmuşlardı.
Kör sağır olanın gözüyle görüyordu
Sağır dilsizin kulaklarıyla işitiyordu
Dilsiz onların ağız ve dudaklarından anlıyordu
Üçü de birlikte ve
Aynı anda gül kokluyorlardı

Şerko Bekes

ileŞiir Antolojim

Eğer

Eğer benim şiirimden
Gülü çıkarırlarsa
Yılımın bir mevsimi ölür,
Eğer şiirimden sevgiyi çıkarırlarsa
İki mevsimim ölür,
Eğer Ekmeği çıkarırlarsa
Üç mevsimim ölür,
Eğer Özgürlüğü çıkarırlarsa
Bütün yılım ölür, bende ölürüm …

Şerko Bekes

ileŞiir Antolojim

Darp

Bana göre
Şiirin ve çivinin
Başı birbirine benzer,
İkisinin de,
Sivri uçları dalınca derinlere,
Şiirin üstünde acının
Çivinin üstünde ise çekicin izleri kalır.

Şerko Bekes

ileŞiir Antolojim

Sızı

Ben uzun boylu bir sızıyım
Başka bir acının omzuna konmadan;
Yaralar nerede ise beni bulur,

Yoksullar da neredeyse ben onları bulurum.

Şerko Bekes

ileŞiir Antolojim

Misafirlik

Ben yağmuru misafir ettim odamda
Gittiğinde
Bir kır çiçeği bıraktı bana
Ben güneşi misafir ettim odamda
Gittiğinde
Küçük bir ayna bıraktı bana
Ben ağacı misafir ettim odamda
Gittiğinde
Bir tarak bıraktı bana
Evet, ey güzel kız ne zaman ki
Misafir oldun sen odama
Gittiğinde
Kendinle, gül, ayna ve tarağı götürdün
Fakat ardında
Çok nazlı bir şiir bıraktın.

Şerko Bekes




Mêvandarî

Min baran kir mêvan li oda xwe
Dema ku çû
Kulîlkek ji min re hişt
Min tav kir mêvan li oda xwe 
Dema ku çû
Neynikek biçûk j imin re hişt 

Min dar kir mêvan li oda xwe
Dema ku çû
Şehek ji min re hişt
Belê, wextê ey keça delal!
Tu bûy mêvan ji oda min re
Dema ku çûy
Bi xwe re, gul neynik û şeh birî
Lê li pişt xwe
Şiîreke gelekî nazdar ji min re hişt.


Şerko Bekes