Kar Yağdığı Günler

Hâlâ kalbimin içinde derin yankılı
beyaz bir türküdür
durmadan kar yağdığı günler,
ürpermelerinde soluduğum,
pamuklarına büründüğüm
beyaz bir türkü.
Ne günlerdi o günler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler!

Şendik çocuklar gibi,
yollar açılıp daldığımız gün enginlere.
Kar yağıyordu lapa lapa.
Biz iki ak görüntü.
Yollardaki izlerimizi siliyordu düşen kar
ve tüm sırlarımızı toprağa gömüyordu.

Ve sen, ve sen, en büyük çılgınlığım benim,
bir şiirdin sen,
bir kocaman şiir,
yüreğimin derinliklerinde çarpan,
ve kamçılayan uyuşuk duyguları.
Bir şiirdin sen,
bir kocaman şiir.
Ne günlerdi o günler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler!

Pek az konuştuktu o gün, sevgilim,
ama nasıl da duyduktu
tüm çarpıntısını yaşamın.
Bir türküydü sanki yaşam,
bereketli, dolgun ve tutkulu,
bizi umutlara, ulaşılmaz armağanlara boğan
bembeyaz bir türkü.
Ne günlerdi o günler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler!

Şendim o gün çocuklar gibi,
hayatı kucaklar, beklerdim aşkını senin,
doruklara tırmanır, içerdim düşlerimi.
Henüz kana boyanmamıştı o ak yollar,
seni düşünür, yaşamak isterdim aşkımı sonuna kadar.
Ah bir geri gelseler, ey tanrım,
bembeyaz karların yağdığı o günler
ah bir geri gelseler!

Fatva Tukan
(Çev: A. Kadir – Süleyman Salom)