Birlikte onca şeyi sevdik

Birlikte onca şeyi sevdik,
ayrı iken sevmesi müşkül.
Şimdi birden uzaklaşıvermiş gibiler,
ya da aşk, gökkubbenin eteklerine
tırmanan bir karıncaya benziyor artık.

Birlikte ne uçurumlar aşmıştık,
şimdi sensiz, sonsuz düzlükler gibiler;
bir kayıp düşler ülkesine benziyorlar,
gevşemiş bir gerginliğe,
olmayan bedenlerimizin yolunu gözlemeye.

Birlikte onca hiçi kaybettik,
alışkanlıklarda direttik, hep aynı yere geldik,
şimdi elimizde kalan yine koca bir hiçlik.
Zaman karşızamana dönüştü,
çünkü onu dert etmiyoruz artık.

Birlikte onca şeyi sustuk, onca şeyi konuştuk,
konuşması da, susması da birer ihanettiler,
mesnetsiz birer tespittiler,
birbirlerini ikame edebilirdiler.

Heryerde onu aradık,
heryerde onu bulduk,
heryerde onu bıraktık.

Ne yazık, hiç zamanımız olmadı
göz göze gelmeye o meşum ölümle,
sonuçta, onu da yine orada bırakacaktık.

Roberto Juarroz