M Treni Patti Smith

Gitmiştim, artık orada değildim; ama kimse bunun farkında değildi. Çünkü hepsine hâlâ oradaymışım gibi geliyordu; küçük yatağımın üstünde oturmuş, oyuna dalmış gibi görünüyordum.

*

Kaybettiğimiz eşyalarımız bizim yasımızı tutar mı?

*

Hiçbir şey hakkında yazmak o kadar kolay değildir.

*

– Siz ikiniz ne konuşuyordunuz?
– Tam emin değilim, o sadece Fransızca konuşuyordu.
– Nasıl anlaştınız peki?
– Kanyak.

*

“What a Wonderful World” şarkısı çalmaya başladı. Oturduğumda gözlerimden yaşlar boşanıyordu. Arkama yaslandım ve şarkıyı duymamaya çalışarak gözlerimi kapadım.

*

Fakat uçakta çok az kitap okudum. Onun yerine Dünyanın Uzak Ucu’nu izledim. Kaptan Jack Aubrey Fred’i öylesine andırıyordu ki filmi iki kez izledim. Uçuşun ortasında ağlamaya başladım. Sadece geri dön. Geri dön işte. Seyahat etmeyi bırakırım; kıyafetlerini yıkarım.

*

Ran’ı Detroit’in kenar mahallelerinden birinde, yerel bir sinemada izlediğimi anımsıyorum. Kırkıncı yaş günüm için Fred götürmüştü beni. Güneş henüz batmamıştı ve gökyüzü aydınlık ve parlaktı. Fakat üç saatlik film süresince, ki bizim bundan haberimiz yoktu, dışarda bir kar fırtınası kopmuştu ve filmden çıktığımızda kar girdabıyla kaplı kapkara bir gök bizi bekliyordu.
– Film devam ediyor, dedi.

*

– Nasıl oluyor da birbirimizden uzaklaşıp uzaklaşıp yeniden hep birbirimize dönüyoruz?
– Gerçekten birbirimize mi dönüyoruz? diye yanıtladım. Yoksa sadece buraya geliyor ve miskince birbirimizle mi çakışıyoruz?
   Cevap vermedi.
– Topraktan daha yalnız bir şey yok, dedi.
– Niçin yalnız?
– Çünkü meret fazlasıyla özgür.
  Ve sonra gitti. Onun durduğu yere yürüdüm ve varlığının sıcaklığını hissettim.

*

Ferd öldüğünde anma törenini evlendiğimiz yer olan Detroit Mariners Kilisesi’nde düzenledik.

*

Sonunda Michigan’dan ayrıldım ve çocuklarımızla New York’a döndüm. Bir akşamüstü karşıdan karşıya geçerken ağladığımı fark ettim. Ama gözyaşlarımın kaynağını saptayamadım.

Patti Smith
M Treni /Domingo Yayınları

Take me now baby here as I am
-Şimdi al beni bebeğim, ben buradayken.
Pull me close, try and understand
-Yakınına çek beni, dene ve anla!
Desire is hunger is the fire I breathe
-Arzu açlıktır, o da soluduğum ateştir.
Love is a banquet on which we feed
-Aşk yediğimiz bir ziyafettir.

Come on now try and understand
-Hadi dene ve anla
The way I feel when Im in your hands
-Senin ellerinde olduğumda hissettiğim şekilde.
Take my hand come undercover
-Ellerimi alıp sarmala
They cant hurt you now,
-Şimdi canını yakamazlar
Cant hurt you now, cant hurt you now
-Seni incitemezler, canını acıtamazlar şimdi.

Because the night belongs to lovers
-Çünkü gece aşıklara ait.
Because the night belongs to lust
-Çünkü bu gece tutkuya ait.
Because the night belongs to lovers
-Çünkü gece aşıklara ait.
Because the night belongs to us
-Çünkü bu gece bize ait.

Have I doubt when Im alone
-Yalnızken şüphe eder miydim?
Love is a ring, the telephone
-Aşk bir telefon zili…
Love is an angel disguised as lust
-Aşk kılık değiştirmiş bir melek, tutku gibi…
Here in our bed until the morning comes
-Yatağımızdayım, sabah olana kadar.

Come on now try and understand
-Hadi şimdi dene ve anla!
The way I feel under your command
-Senin emrin altında hissettiğim şekilde.
Take my hand as the sun descends
-Ellerimi al, güneş batarken…
They cant touch you now
-Onlar artık sana dokunamazlar.
Cant touch you now, cant touch you now
-Sana dokunamazlar, şimdi sana dokunamazlar.
Because the night belongs to lovers …
-Çünkü gece aşıklara ait…

With love we sleep
-Aşkla uyuyoruz.
With doubt the vicious circle
-Şüpheyle, şiddetli kuşatmayla…
Turn and burns
-Dönüyor ve yanıyoruz.
Without you I cannot live
-Sensiz yaşayamam.
Forgive, the yearning burning
-Affet, özlem tutuşuyor.
I believe its time, too real to feel
-İnanıyorum ki zaman geldi. Hissetmek için çok gerçek.
So touch me now, touch me now, touch me now
-Bu yüzden şimdi bana dokun, şimdi dokun bana, dokun bana!
Because the night belongs to lovers …
-Çünkü gece aşıklara ait…

Because tonight there are two lovers
-Çünkü bu gece burada iki aşık var.
If we believe in the night we trust
-Gecenin içinde inanırsak, güveniriz.
Because tonight there are two lovers…
-Çünkü bu gece burada iki aşık var.