Tag: Sohrab Sepehri

Bir Geçişin Gözleri

Gökyüzü doldu temâşâ kelebeklerinin beneğiyle. Serçenin aksi düştü refakat sularına. Soldu mevsim içgüdüler boyunca uzanan duvar üstünde. Asma dalı üzüme Müptelâ oldu. Çocuk geldi Cepleri dolu koparma coşkusuyla (Ey cesaret baharı! Silindi uzantın Bekleyiş çamlarının gölgesinde.) Çocuk lâfızların ardından Koştu temâyülün yumuşak çayırlarına. Havuz başında Çocuğun kanı doldu yaşamın yalnızlık pullarıyla. Sonra, bir diken incitti ayağını. Yok oldu cismin yangısı çayırlar üstünde.  (Ey esenlik ırmağının döküldüğü yer! Ten coşkusu sende …

Devamını oku

Günlerin Yokluğunda Bebek

Güzel bir düş gibi idrak nûrunda Oturan bu vücut  Temâşâ göz kapağının üstünde Saçıyor terütâze sözcükler. Gözleri hayatın yeşil takvimi. Yüzü beyaz ilkokul çağının bir parça tatili gibi.  Yıllardır oturuyordu Bu tarâvet secdeleri cumaların dizi üstüne Sabit bir mutluluk gibi. Sabahları annem sarı gül için Bir sepet su götürüyordu. Ben temâşâ ağzı için İlhâmın ham meyvesini götürüyordum.  Gece gündüz demeden bu beden Rakamlar yokuşunun bahçesi ardında Uyuyordu …

Devamını oku

Taşa Değil

Zaman ırmağında, ilerliyoruz seni seyretme düşünde.Şebnemler saçarak akan sîmânı izliyoruz. Kanatlarım mı? Yolundu. Umut gözüyüm; ıslandım bir bakışla.Burada değil, oradayım.Bakışın ötesinde bir şey görüyorum; arıyorum bir şey.Bir taş kırıyorum; resmine bir sır söylüyorum.Yaprak düştü; sağlık olsun. Ben kederle yaşıyorum.Bir bulut gitti;Dağım ben: İzlerim. Rüzgârım ben: Giderim.Bir başka kırda, açarsa bir hüzün çiçeği,Gelir, koklarım. Sohrab SepehriFarsçadan …

Devamını oku

Nesebim belki

Hindistanki bir ota, Siyelk’teki bir çanağaVe Belki NesebimBuhara’daki bir fahişeye dayanır. Babam Kırlangıçların iki göç dönüşünün arkasında,iki kar düşüşünün arkasındaBabam iki balkonda yatışın arkasında,Babam zamanların arkasında ölüdür.Gökyüzü maviydi babam öldüğünde,Annem habersizce uykudan fırladı, kız kardeşim ansızın güzelleşiverdiÖldüğünde babam, bütün bekçiler şairdiler. Bağımız hikmetin gölgesindeydiBağımız ot ve hislerin düğümlendiği yerdeydi.Bağımız bakış, kafes ve aynanın kesiştiği yerdeydi.Belki …

Devamını oku

Başlangıcın Çağrısı

Kim beni çağırdı: sohrab!Tanıdık bir sesti, havanın yaprağı tanıdığı gibi.Annem uykuda,Menuçehr, pervane; belki de tüm şehir uykuda.Haziran gecesi, bir ağıt gibi, usulcave soğuk bir esintibattaniyenin yeşil kenarından uykumu yıkmakta. Ayrılık kokusu var havada;yastığım sığırcık kanatlarının şarkısıyla dolu.Yeniden sabah olucak vesu ile dolu bu kabın üzerinegökyüzü gelecek. Gitmeliyim bu geceben bütün açık pencerelerden bu bölgenininsanları ile …

Devamını oku

Çağır Beni

Sesin güzeldir. Sesin hüznün sonsuz samimiyetinde yeşeren o şaşırtıcı yeşilliktir.Kimse yok,gel hayatı çalarak iki buluşma arasında paylaşalım.Gel beraber taşın durumundan bir şeyler anlayalım. Çeliğin yüceldiği bu asırda beni arala,armutun düşüşüne karşı açılan bir kapı gibi.Uykuya götür beni,madenlerin sürtüşmesinden uzak bir dalaltında.Sabah vakti madeni keşfeden gelirse, çağır beni,ben senin parmaklarının ardındaki yasemen çiçeğininaçılışı ile uyanacağım… Sohrab …

Devamını oku

Sadece Renk

Gökyüzü daha bir mavi,Su daha bir mavi,Avludayım, Rânâ su başında. Rânâ elbise yıkıyor.Yapraklar dökülüyor.“Kasvetli bir mevsim” dedi sabahleyin annem.Ben de ona, “Hayat bir elmadır, onu ısırmalıyızhem de kabuğuyla” dedim. Dantel işliyor komşu kadın pencerede.Şarkı söylüyor.Ben de Hint ilahilerini okuyorum,Bazen de bir taş, bir kuş, bir bulut çiziyorum. Pırıl pınl bir güneş.Sığırcıklar geldi.Lavantalar yeni çiçekler açtı.Tanelerine ayınyorum bir …

Devamını oku

ve bir haber, yoldaki

bir güngeleceğim ve bir haber getireceğim damarlara ışık saçacağımve sesleneceğim içerden:ey sepetleri uykuyla dolu olanlar!elma getirdim, elma…kızıl güneş. geleceğim.dilenciye bir yasemin vereceğim,cüzzamlı güzel kadına dayeni bir küpe…köre diyeceğim ki: bak, nasıl da güzel bahçe! çerçi olup dolaşacağım sokaklarıve sesleneceğim:çiyci geldi, çiyci geldi, çiyci!yoldan geçen diyecek:sahiden de karanlıktır gece.ve samanyolunu vereceğim ona.köprüdeki kötürüm kızınbüyük ayıyı asacağım …

Devamını oku

Aydınlık- Ben- Çiçek- Su

Bulut yok,Rüzgâr yok.Havuzun başındayım,Balıkların sudaki izleri,Aydınlık, ben, çiçek, su.Yaşamın temiz buğday başağı. Annem reyhan topluyor.Peynir, reyhan, ekmek, bulutsuz gökyüzü,Islak şebboylar.Kurtuluş yakında: avludaki çiçeklerin arasında. Işık, bakır kaseyi okşuyor!Yüksek duvara dayalı merdiven, sabahı yere indiriyor.Bir tebessümün arkasında gizlidir her şey.Zaman duvarının aralığından yüzün gözüküyor. Bir şeyler var, bilmiyorum.“Bir ot koparırsam öleceğim.”Bunu biliyorum. Zirveye doğru gidiyorum,Kanat doluyum.Zifiri …

Devamını oku

Adres

‘Dostun evi nerede?’ diye sordu, günün battığı yerde süvariGökyüzü biraz duraksadı.Dudağındaki geçici ışık dalını kumların karanlığına bağışladı ve‘Ağaca varmadan, Tanrınının rüyasından daha yeşil asma dallarının indiği bir sokak var’Ki orda sadakatin tüyleri kadar mavidir aşkErişkinliğin arkasındaki o sokağın taa sonuna kadar başını çevirme.Sonra yalnızlık çiçeğine doğru yönünü değiştirirİki adım kala güle,Mitolojik toprağın ölümsüz fıskiyesinde durursun.Orda …

Devamını oku