Yankı

Canım annem , ne olur kızma bana ;
Hans’ın beni öptüğünü gördün ama , ne yapayım ?
Sabırlı ol biraz , sana her şeyi anlatacağım ;
Bütün suç , tepeden gelen yankının.

Çayırda oturuyordum ki , gördü beni ;
Yaklaşmadı hemen ama , söylemeden de edemedi.
“Seve seve gelirim yanına , yanlış anlamazsan tabii.
Söyle , geleyim mi?”
“Gel!”
Deyiverdi yankı.

Sonra gelip oturdu yanı başıma ;
Güzel Lise’m dedi ve aldı beni kollarına.
Ona karşı nazik olup olmayacağımı
Sordu ; olursam eğer , bunun
Kendisini çok mutlu edeceğini söyledi.
“Zevkle!”
Deyiverdi yankı.

Duyunca bunu ,
Yanıma biraz daha sokuldu ;
Benim söylediğimi sandı o sözü!
“Benimle evlenir misin?” dedi ;
“Bana candan öpücükler verir misin?”
“Öpücükler!”
Diye çığlığı basıverdi yankı.

Artık biliyorsun nasıl oldu da ,
Hans beni öyle öpüverdi.
Ah o yaramaz , haylaz yankı ,
Başıma ne işler açtı!
Ama , çıkınca karşına göreceksin sen de ,
Saygıyla isteyecek senden beni.

Hans’ın , bana göre bir eş olmadığını
Düşünüyorsan anneciğim ;
Tüm bunların , yankının bir oyunu olduğunu anlat ona!
Ama , inanıyorsan eğer iyi bir çift olacağımıza ,
Bırak yankıyı ben sansın ;
Onu düş kırıklığına uğratma!

Ignaz Franz Castelli