Etiket arşivi Zeliha Balamur

ileŞiir Antolojim

Mersiye

Mersiye birinin ölümü üzerine duyulan teessürü ifade etmek için yazılan manzumedir. Mersiyelerde şart olan te’sîrin gösterilebilmesi için, yürekten müteesir olmuş bulunması lâzımdır. Öyle olmazsa mersiye diye yazılan o mısrâların mezâr taşlarını karalayan ısmarlama ölüm târihlerinden farkı olmaz.

Hemşirezâdem Fatma Vediatullâhın irtihâli dolayısıyla yazdığım tarihli bir mersiye:

Makdem-i sa’d-i meserret-bahşı hâher-zâdemin
Şevk-i diger verdi de kalb-i sürûr-âbâdıma
Beş vakit âmin ile yâd eylerim târihini
Hıfz-ı kuds-i Kadire olsun Vediâ Fâtıma

h. 1325

Kıt’asiyle doğduğun tarihi yazmışdım senin
Şimdi zabt etmek ne müşkil irtihâl-i ahzenin

Vâlid-i gurbet-karârından emânettin bana
Ben (Vedia) ismini vermiştim evlâdım, sana

Sen idin bir sermedi feyz-ı- bâhârı ömrümün
Çehre-i- sâfındı dâim neşvezarı ömrümün

Ey samîm-i rûhumu tenşît eden dilber melek;
Gıbta etti mânevî ezvâkıma zâlim felek

Pençesi bir derd-i bî-dermânın oldu dil-hirâş,
Kıldı gülbün kamet-i vâlânı mecbûr-i- firâş

Bir devâdan âfiyet kesbetmedi derd-i rien
Olmadı bir vechile kabil helâs ü tebrien

Bir hazânî renğ çökmüşken ruh-i gül-gü-ûnuna
Güller açtı öksürük herdem leb-i pür-hûnuna

Doğdu da Allâhına kalbinde eşvâk-ı suûd
Mahz-i rûh oldun tamamen, eyledın mahv-i vücûd

Vermemiştin bir zaman sen ruhsat-i gaflet dile
Azm-i- vahdet eyledin ezkâr ile, tevhîd ile

Ey benim çarh-ı fenâdan âfil olmuş yıldızım,
Hâline ârâm-i kalb ü rûh olan öksüz kızım,

Rihletinden anladım ki hâtırın gafil değil
Cismin âfil olsa da rûhun senin âfil değil

Adn’e uçtun sen de biz kaldık peyinde kaygulu
Bister-i gufrânda artık istirâhat et, uyu

Dâgdâr-i hasret oldukça dayın didârına
Hâk seni meclâ-yi eltâf eylesin envârına

Düşdü bir târîh, kayde mevt-i süziş-nâkini
Ceddenin âguşu yavrum, sardı cism-i pâkini (*)

h. 1347

(*) Merhume, büyük annesinin kabrine gömülmüştü.)

Tâhirü’l-Mevlevî