Ders Sonu

Ben en çok kendimde öldüm, kendime
Necatigil’in öğrettiği mahcubiyetle
kendime gömüldüm, hep güz, hep gazel
ben en çok diyemediğim ukdeyle; kim’e

sır kilimine bastım dünyamı, acı iklime
bir baykuşun çığlığıyla, ders eksiği
geceye asıp korkumu, aşıp aşıp
kimliğimden taştım, sırılsıklam ter arkı
tutsun diye atlasımdaki hayal izi, yar izi
sözcüklerin aşkıyla, “ben” yükümü
-değil bildik yalanların hükmüyle-
telaşıyla bir baykuşun, diken diken ağı
kendime battım, önsezimdeki kile

kimse acımasın şimdi günüme, geceme
bitmek bilmeyen, gitmek bilmeyen sızı
o sırlı korkunun aynasıdır belleğimdeki
sözcüklerin sığmadığı ayna, habis ayna
görüntünün kırılmaktan kurtulamadığı
ben, en çok kendimde öldüm, kendime

kime peki, kimde, tuz buz cam yanığı
kurum ve is körlüğümün içi, kor iliğim
öğretti; diyetsiz aşk yoktur yeryüzünde
ödül müydü tedirgin saatler, ceza mıydı
kış sorumluluğu gibi serçelerin, kırıntı
umarı beride, bu yakada çizilen çile, kör
düğümdü sevişmekler, amortiydi yazıma
ben en çok kendimde öldüm, gömüldüm
kendim ertesi kendime.

Hilmi Haşal