Görülmemiş Bir Çiçek Açma

Haykırmak istiyordu – daha fazla dayanamayacaktı.
Sesini duyabilecek kimse yoktu orada;
kimse duymak istemiyordu. Kendisi de korkuyordu
sesinden,
içinde boğuyordu sesini. Patlamak üzereydi susuşu.
Birden,
havaya uçtu gövdesinin parçaları. Özenle,
sessizce toplayacaktı bu parçaları,
hepsini bir bir yerlerine yerleştirecekti delikleri
kapamak için.
Ve rastgele bir gelincik, bir sarı zambak bulursa,
onları da toplayacak,
kendisinin bir parçasıymış gibi gövdesine
yapıştıracaktı –
böyleydi, delik deşik, görülmemiş bir şekilde çiçek açıyordu işte.

Yannis Ritsos
Çeviren: Cevat Çapan

Belki Bir Gün

Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
Ama görmüyorsun. Gece olmuş -insan neyi görebilir ki?

Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
diyor,
demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin. Gerçekten de
bir şey yok sana gösterdiğim yerde.

Sadece bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
hayal kırıklığına uğramış, aç, hiç biri türkü söylemeyen,
terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.

Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana göstermekte
çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım-
hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim-
ve belki bir gün buluşacağız başka yönlerden gelip.

Yannis Ritsos

Anlamak

Pazar. Çevreye serpilmiş gülüşler gibi parlıyor
ceketlerin üzerinde düğmeler. Otobüs gitti.
Bazı sevinçli sesler – ne garip
dinleyebilmen ve yanıtlaman. Çamların altında
mızıka çalmayı öğreniyor bir işçi. Bir kadın
günaydın dedi birisine – öyle yalın ve doğal
bir günaydın ki,
siz de mızıka çalmayı öğrenmek istiyebilirdiniz
çamların altında.

Ne bölme, ne çıkarma. Kendinden ötelere
bakabilmek – sıcaklık ve dinginlik. “Yalnız sen”
olmak değil ” sen de” olmak. Küçük bir toplama
basit bir aritmetik işlemi, kolayca kavranabilen,
bir çocuğun bile üstesinden gelebileceği, parmaklarını
ışıkta oynatırken
ya da mızıka çalmak, o kadın duysun diye.

Yannis Ritsos

Çeviri: Cevat Çapan
-şiir çevir denize at-

Yeniden Doğuş

Yıllardır kimse bakmamış bu bahçeye. Ama işte
bu yıl – mayısta mı, haziranda mı? – kendiliğinden
                       açmaya başlamış çiçekler,
parmaklıklara kadar coşmuş – binlerce gül,
karanfil, binlerce sardunya, kokulu burçak –
mor, turuncu, yeşil, kırmızı, sarı,
renk renk, dal dal ; öyle çok, öyle güzel ki,
                       süzgeçli kovasıyla
yeniden geliyor kadın – güzelleşmiş, dingin,
anlatılmaz bir güvenlik içinde. Ve bahçe örtüyor
                       kadını
omuzlarına kadar, sarıp içine alıyor büsbütün,
havaya kaldırıyor kollarında. Sonra biz geliyoruz,
                       tam öğle üzeri,
bahçeyle kovalı kadın göğe yükseliyor
ve başımızı kaldırdığımızda, birkaç damla su damlıyor
kovanın süzgecinden usulca yanaklarımıza, çenelerimize
                       ve dudaklarımıza.


Yannis Ritsos
Çeviri : Cevat Çapan 


Değiş Tokuş

Pulluğu tarlaya götürdüler,
tarlayı eve getirdiler
-sonu gelmez bir değiş tokuş belirledi her şeyin anlamını.

Kadın kırlangıçla yer değiştirdi,
gidip çatıdaki yuvasına oturdu kırlangıcın ve şakıdı.

Kırlangıç kadının gergefinin başına geçti,
yıldızlar, kuşlar, çiçekler, kayıklar ve balıklar işledi.

Bilseydin ağzının ne kadar güzel olduğunu,
seni görmeyeyim diye beni gözlerimden öperdin.

Yannis Ritsos
Çeviren: Cevat Çapan

Kız Kardeşimin Türküsü

Göklere inanırdım eskiden,
ama sen, denizlerin
derinliğini gösterdin bana,
ölü kentleri,
unutulmuş ormanları,
boğulmuş gürültüleriyle.
Gök şimdi yaralı bir martı,
süzüldü denize.
Sana kargaşalığın üzerindeki
köprüyü kurmaya çalışan bu el
kırıldı.
Bak bana:
ne kadar çıplak ve suçsuz
duruyorum önünde.
Üşüyorum, bacım.
Kim getirecek bize
ellerimizi ısıtacak güneşi?
Susuyorum. Dinliyorum.
Kimseler geçmiyor
gecemizin karanlık sokağından.
Yıldızlar kazaya uğramış
karanlık surların
ucunda sendelerken
koparıp alınan bir kartalın
paslanmış gözlerinde.
Bağlı ellerin
kapıyor çıkış yolunu.
Yalnız senin sesin
adımlıyor gecenin dehlizini
çarparak taşlara
uzun kılıcını.
Vakit geç.
Ölüm geri çeviriyor beni.
Hayat istemiyor.
Ben şimdi nereye gidebilirim ki?

Yannis Ritsos

Çeviren: Cevat Çapan

Aynı Yıldız

Islanmış parlıyor damlar ay ışığında.
Kadınlar şallarına sarınıyorlar.
Evlerine koşuyorlar saklanmak  için.
Biraz daha oyalansalar eşikte,
onları ağlarken yakalayacak ay.

O adam her aynada, çıplaklığı içine kapatılmış
bir başka saydam kadın olmasından şüpheleniyor
– sen ne kadar uyandırmak istesen de onu, o uyanmayacak.
Bir yıldızı koklayarak uyuya kalmış o kadın.

Adamsa uyanık yatıyor koklayarak aynı yıldızı.

Yannis Ritsos
Çeviren : Cevat Çapan