Karıma

Ara sıra uykunda geleceğim sana,
beklenmedik uzak bir ziyaretçi gibi.
Dışarda bırakma beni sakın,
beni sokakta bırakma,
sakın sürgüleme üstüme kapıları.

Usulcacık gireceğim içeri,
oturacağım ses çıkarmadan,
gözlerimi sana dikeceğim zifiri karanlıkta,
bakacağım doya doya yüzüne senin,
sonra çekip gideceğim, bir öpücük kondurup.

Nikolay Vaptsarov

****

Veda

Rüyalarına geleceğim bazen
Beklenmedik bir konuk gibi uzaktan.
Sokakta bırakma beni
Kapıyı sürgüleme üstümden.
Usulca geleceğim.
Oturacağım ses çıkarmadan
Gözlerimi dikeceğim seni görmek için karanlıkta
Sana bakmaya doyunca
Bir öpücük konduracak ve çıkıp gideceğim…

Nikola Vaptsarov

Fabrika

Fabrika. Üstünde duman tüten bulutları.
İnsanlar -cahil
yaşam -zor, sıkıcı.
Maskesi ve boyalı yüzüyle yaşam,
hırlar vahşi bir köpek gibi.
Bıkmadan dövüşmelisin
güçlü, ısrarlı olmalısın.
Çekmelisin
açlığın
öfkeli hayvanının dişlerinden
bir kabuk ekmeği.

Uzak değil bahar meltemi
taşlar, tarlalar, güneşin çağrısı…
Göklere yaslanan ağaçların
fabrika duvarında
gölgeleri.
Nasıl yabancı,
nasıl unutulmuş
öylesine garip gelir bize şimdi
o tarlalar.
Onlar
atmışlar çöplüğe
mavi gökleri ve düşlerini.

Haykırmalısın,
makinelerin gürültüsünü
aşıp geçmeli
senin sözcüklerin,
Aşıp geçmeli
meydanları, bomboşluğu.
Ben haykırdım yıllarca
sonsuzca…
Bir araya topladım herkesi:
Fabrika
makineler
ve insan
o en uzak
karanlık köşede olanı.

Sen fabrika
sen sessizce bizi körelten
dumanla ve kurumla
üst üste
kibir içinde! Sen öğrettin bize mücadeleyi.
Getireceğiz
güneşi
indireceğiz yere.
Öylesine yorgunlukla kararmış yüzler
senin zulmünün, acının altında.
Fakat bir yürek içerde sen yorulmadan
atar bin yürekle birlikte.

Nikola Vaptsarov
Çeviri: İlhan Özdemirci