Tag: William Shakespeare

Soneler

75. SONEBir an sevinç duyarken, korkuyorum sonra hemen,Haydut yıllar çalar götürür diye hazinemi;Bir an, başbaşa kalmaktan öte bir şey istemezken,Sonra diyorum ki, alem niye görmesin sevincimi?Bazan, sana baka baka kendime çektiğim ziyafetle,Doydum sanırken, bir bakışın açlığıyla ölüyorum sonra,Senin bana verdiğin ya da verebileceğinden öte,Ne bir şeyden zevk alıyorum, ne de çabalıyorum almaya.İşte böyle, her gün …

Devamını oku

Soneler

21ben o şaire benzemem, onun tarzı başka benceboyalı güzel görmesin, kaleme sarılır hemengökkubbeyi bile alıp şiirine koyar süs diyegüzel olan ne varsa sayar döker, güzelini anlatırkenbayılır, aklına gelen her benzetmeyi kullanmayagüneşle ay, karalarla denizlerdeki değerli hazinelernisanda ilk açan çiçekler, ender bulunan ne varsaşu koca yuvarlağı donatan her güzellik şiirine girerama ben, aşkımda da şiirimde de …

Devamını oku

Hoşça Kal

Hoşça kal! Bana düşmeyecek kadar pahalısın şimdi;Üstelik sen de farkındasın herhalde bu işin;Değerinden gelen haklar bağımsız kılıyor seni,Hiç hükmü kalmadı artık sendeki senetlerimin.İznin olmadan nasıl tutabilirim ki ben seni?Hem, hakediyor muyum böyle bir serveti acaba?Yok, bu armağana layık görmüyorum kendimi,Üzerindeki haklarım da böylece geri dönüyor sana.Değerini bilmiyordum, kendini bana verdiğin zaman,Ya da sen yanlış tanıyordun …

Devamını oku

94. Sone

kim ki gücü olup da kullanmadan edebilirdıştan kesin yapacakmış gibi görünür; yapmazkim ki başkasını etkiler, kendi taş gibi kalabiliristifini bozmaz, renk vermez, kışkırtmaya kapılmazişte o kişi hakkıyla kullanıyordur tanrısal nimetleriüstüne yoktur, doğanın servetini tutumlu kullanmadakendi yüzünün hem gerçek efendisidir o hem sahibiötekilerse kahyalık eder güzelliklerine olsa olsatek başına yaşayıp ölüyor olsa da yalnızcayazın gözüne elbette …

Devamını oku

Korkuyor

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için. William Shakespeare

Vazgeçtim Bu Dünyadan Tek Ölüm Paklar Beni

Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,Değil mi ki ayaklar altında insan onuru,O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,Ezilmiş, horgörülmüs el emeği, göz nuru,Ödlekler geçmiş basa, derken mertlik bozulmuş,Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış …

Devamını oku

İnsanın Yedi Çağı

Bütün dünya bir sahnedir…Ve bütün erkekler ve kadınlarsadece birer oyuncu…Girerler ve çıkarlar.Bir kişi bir çok rolü birden oynar,Bu oyun insanın yedi çağıdır…İlk rol bebeklik çağıdır,Dadısının kollarında agucuk yaparken…sonra mızıkçı bir okul çocuğu…Çantası elinde, yüzünde sabahın parlaklığıAyağını sürerek okula gider…Daha sonra aşık delikanlı gelir,İç çekişleri ve sevgilinin kaşlarına yazılmış şirleriyle…Sonra asker olur, garip yeminler eder.Leopara benzeyen …

Devamını oku

18. SONE Seni bir yaz gününe benzetmek

Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer? Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın: Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler, Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın: Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak, Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden; Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak Kader ya da varlığın bozulması yüzünden; Ama hiç …

Devamını oku

Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın… William Shakespeare

99. Sone

Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek:“Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle,“Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek“Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle,Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye,Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan.Güller, dikenler üstünde kapılmıştı ürpertiye:Biri, alı al utançtan, öteki apak, kahrından;Üçüncüsü ne al, ne ak, her birinden nemalanmış,Aşırdıklarına bir de …

Devamını oku