Hatırla

Hatırla beni uzaklara gittiğin zaman,
Uzaklara, o sessiz ülkeye;
Bir daha elimden tutamıyacağın zaman
Ya da ben gitmeye hazırlanırken
Hatırla beni, bir daha geleceğimize dönük
Düşüncelerini söyleyemeyeceğin zaman
Yalnızca hatırla anlıyor musun,
Ya da dua etmek icin geç olmadan
Beni, unutman gerekirse, kısa bir süre
Ve sonra hatırlarsan, üzülme.
Bir zamanlar benim olan düşüncelerden
Bir iz bırakırsa karanlıklar
Daha iyidir beni unutman ve gülümsemen,
Hatırlayıp üzülmektense.

Christina Georgina Rosetti
Çeviren: Anıl Meriçelli

Sen Yaşat Beni

Gün gelir de terkeylersem eğer bu teni
Yanında değilsem eğer, sen yaşat beni
Uzandığında elime, yoksa yerinde artık
Seni istese de gönül, biçareyse artık
Gün be gün duyamasam da o tatlı sözleri
Kurduğun hayalimizle sen yaşat beni
Bırak bu yakarışları, bu dostane halleri
Anla! Vakit geç. Tek arzum sen yaşat beni
Bir an çıkarsam aklından, üzme kendini
Yeter ki sonradan da olsa sen yaşat beni
Bir zamanlar beni saran o düşünceler
Sararıp solsa da yine sende yeşerseler
Sen yaşattıkça beni, olacaksa eğer hüzün
Var unut, sonra gülecekse eğer yüzün

Christina Georgina Rosetti

Çeviren: Oktay Eser

Unutup gülümsemen çok daha iyi

İlk geçliğinde vazgeçti güzellikten,
Umuttan, sevinçlerden, hoş davranışlardan vazgeçti;
Gözlerini kapadı boş özentilere bakmasınlar diye
Ve acı gerçeği seçti.
*
Kıpırdama dur, kıpırdama dur kırılan yüreğim;
Kıpırdamadan dur ve kırıl;
Yaşam ve dünya ve kendi benliğim,
Bir düş uğruna değişti.
*
Aşk için iş işten geçti, sevinç için, geçti;
İş işten geçti, iş işten geçti.
*
Ama kendi benliğine kendi bağladığın zincirden kim kurtaracak seni? 
Hangi yürek dokunacak yüreğine? Hangi el eline? 
*
Yüreğimi elime aldım
-Ah sevgilim, ah sevgilim-
“Düşeyim ya da ayakta kalayım” dedim,
“Yaşayayım ya da öleyim,
Ama beni bir kez olsun dinle
-Ah sevgilim, ah sevgilim-
Bir kadının sözleri güçsüzdür ne de olsa,
Sen konuşacaksın, ben değil.
”Yüreğimi eline aldın
Dost bir gülümsemeyle;
Eleştiren gözlerle inceledin onu,
Sonra bir yere koydun.
“Daha olgun değil” dedin,
“Biraz beklemek yerinde olur.”
Sen onu yere koyarken kırıldı,
Kırıldı ama, belli etmedim.
Sözlerine gülümsedim.
*
Yüreğimi elime alıyorum,
-Ah Tanrım, ah Tanrım-
Kırık yüreğimi elime alıyorum.
Sen gördün, sen yargıla.
Ateşinde yüreğimin altınını arıt,
Cürufundan temizle.
Evet, tut onu.

Yüreğimi elime alıyorum,
Ölmeyeceğim, yaşayacağım.
Senin yüzünün önünde duruyorum;
Çünkü benim gibilerini sen çağırırsın kendine.
Neyim varsa getiriyorum sana,
Her şeyimi veriyorum sana.
Sen gülümsersen, ben de şarkı söylerim.
Fazla sorgu sual da etmem
*
Anımsa beni ben gidince,
Tâ uzaklara, sessiz ülkeye gidince,
Artık benim elimi tutamayınca
*
Unutup gülümsemen çok daha iyi,
Anımsayıp dertli olacağına.
*
Ama düşlerimde bana geri gel ki
Ölümün soğukluğunda öz yaşamamı yaşayayım yeniden.
Düşlerimde bana gel ki,
Sana nabza karşı nabız, soluğa karşı soluk vereyim.
Alçak sesle konuş, eğil bana doğru,
Eskiden olduğu gibi sevgilim, çok eskiden.
*
Ey toprak, ağır bas gözlerinin üstüne;
Gözlemekten bıkmış tatlı gözlerini mühürle, toprak;
Sıkı sıkı sar her bir yanını,
Uyuyor sonunda, dert, kargaşa bitti;
Uyuyor sonunda, savaş, dehşet geçti;
Uyuyor sonunda, düşsüz bir uykunun içine kilitli.
*
Ben yaşarken beni sevmedi; ama ölünce
Acıdı bana. Benim bedenim soğukken,
Onun bedeninin sıcaklığını düşünmek çok tatlı!
*
Ben ölünce sevgilim,
Hüzünlü şarkılar söyleme bana;
Güller dikme mezarımın başına,
Gölgeli selviler de.

Üstümdeki yeşil çimen ol,
Sağnaklar ve çiğ taneleriyle ıslak.
Ve canın isterse anımsa,
Unut canın isterse.
Gölgeleri görmeyeceğim,
Yağmuru duymayacağım,
Bülbülü dinlemeyeceğim,
Acı çekercesine öterken.

Ve ne azalan, ne de artan
Alacakaranlıkta düşler göreceğim.
O zaman anımsarım belki,
Unuturum belki de.
*
Yüreğim öten bir kuş gibi,
Yuvası sulak bir filiz.
Yüreğim bir elma ağacı gibi,
Eğilen dalları meyvayla yüklü.
Yüreğim gökkuşağı renkli bir deniz kabuğu gibi,
Huzurlu bir denizde oynayan.
Yüreğim bütün bunlardan daha sevinçli,
Çünkü sevgilim bana geldi.
Christina Rossetti