Sezilmemiş Aşka Gazel

Karnındaki karanlık manolyanın
Kimseler anlamadı kokusunu.
Acıttığını kimseler bilemedi
Dişlerinle sıktığın o aşk kuşunu.

Binlerce Acem tayı uykuya yattı
Alnının ay vurmuş alanında,
O senin kar düşmanı göğsünü
Kucaklarken dört gece kollarımla.

Bakışın, tohumların solgun dalıydı
Alçılar, yaseminler arasından.
Aradım vermek için yüreğimde
O fildişi mektupları her zaman diyen,

Her zaman: acımın bahçesi benim
Gövden her zaman, her zaman şaşırtıcı
Damarlarının kanıyla dolu ağzım,
Ağzın ölümüm için söndürdü ışığını.

Federico Garcia Lorca

Kaçış Gazeli

Dostum Miguel Pérez Ferrero’ya

Nice nice yitirdim kendimi denizlerde
kulaklarım yeni koparılmış çiçeklerle dolu
dilim sevgiyle, sonsuz acıyla dolu.
Yitirdim nice nice kendimi denizlerde,
yitirdiğim gibi gönlünde birtakım çocukların.

Bir gece olsun yoktur, bir öpücük verildiğinde
yüzü silik insanların gülümseyişi duyulmasın,
bir kişi olsun yoktur, yeni doğmuş bir çocuğa dokunduğunda
atların kımıltısız kafataslarını unutsun.

Çünkü güller arar alınlarında
sert bir kemik çevren,
insan ellerinin de başka bir anlamı yoktur
toprağın altındaki köklere öykünmekten.

Yitirdiğim gibi kendimi gönlünde birtakım çocukların,
nice nice yitirdim kendimi denizlerde,
suyu bilmezliğimle arayıp duruyorum
beni yakıp tüketecek ışıklı bir ölümü.

Federico Garcia Lorca

Çeviri: Bilge Karasu

Karanlık Güvercinler Kasidesi

Dallarında defne ağaçlarının
İki karanlık güvercin gördüm,
Biri güneş,
Aydı diğeri.
Ey Küçük komşularım!
Neresi olacak söyleyin kabrimin yeri?
—Eteğimin dibinde. Diye söylendi Güneş.
—Gırtlağımın içinde. Dedi ay.
Oysa toprağı ben,
Bir parça bilip kendimden yarardım
İlerlemek için sürekli,
Kardan iki kartal gördüm sonra
Ve baştan ayağa çıplak bir kız
Ki kartallardan biri ötekiydi
Ama kız hiç kimse değildi.
Ey küçük kartallar,
Söyleyin bana bir!
Neresi olacak mezarımın yeri?
—Eteğimin dibinde. Diye söylendi Güneş.
—Gırtlağımın içinde. Dedi ay.
Dallarında defne ağaçlarının
İki çıplak güvercin gördüm,
Biri ötekiydi,
Ama hiç kimse değildi ikisi.

Federico Garcia Lorca

Deniz Suyu Balladı

Çok uzaklardan bir deniz güldü,
Dişleri köpükten,
Dudakları mavi göktendi.
Ey sinesi çıplak acılı kız!
Sen ne satıyorsun öyle?
—Ben, denizlerin suyunu satıyorum efendim.
Ey zenci çocuk!
Kanında katışık halde başka ne var senin?
—Denizlerin suyundan başka bir şey yok efendim
Bu acı dolu gözyaşları nereden akıyor anne?
—Denizlerin suyunu ağlıyorum ben.
Bu sonsuz acı ve kalbim!
Kaynağınızı nereden alırsınız?
—Deniz suyu zor ve acıdır, efendim.
Çok uzaklardan bir deniz güldü,
Dişleri köpükten,
Dudakları mavi göktendi.

Federico Garcia Lorca

Şair Telefonda Sevgilisiyle Konuşuyor

Suladı sesin yüreğimin kumulunu
şu şirin tahta kulübede.
Çiçek açtı bahar güneyinde ayaklarımın
kuzeyinde alnımın bir eğrelti çiçeği.

Bir ışık çamı dar boşluğun içinde
türkü söyledi tansız, kaynaksız
ve kan ağlayan içim ilk defa
umut taçları astı çatıya.

Aktı içime o tatlı, uzak ses.
O tatlı, uzak ses tazeldei beni.
Tatlı, uzak, boğuk ses.

Karanlık, yaralı bir geyik kadar uzak.
Ve karda bir hıçkırık kadar tatlı.
Tatlı ve uzak ta iliklerimde.

Federico Garcia Lorca

Çeviri: Erdal Alova