Kalanlara Selam Olsun

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun

Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vechile
Yuyanlara selam olsun

Azrail alır canımız
Kurur damarda kanımız
Yuyacağın kefenimiz
Saranlara selam olsun

Sala verile kasdımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun

Dünyaya gelenler gider
Hergiz gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun

Miskin Yunus söyler sözü
Yaş doldurmuş iki gözü
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun

Yunus EMRE

geldi geçti ömrüm benim

Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi
Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi

İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur
Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi

Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye
Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi

Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm
Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi

Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi

Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise
Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi

Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalur derler
Meğer Hızır İlyas ola abı hayat içmiş gibi

Yunus Emre

İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar

1 İy beni ‘ayıblayan gel beni ‘ışkdan kurtar
Ger elünden gelmezse söyleme fâsid haber

2 ‘Âşıklarun ahvâli ma’şûk katında biter
Sözün var ana söyle benüm elümde ne var

3 Dost yüzinden nikâbı her kim giderdiyise
Hicâb kalmadı ana ayruk ne hayr u ne şer

4 Hîç kimesne kendüden hâlden hâle gelmedi
‘Âşıklarun cânına ma’şûka urur minkâr

5 Kim ki ‘ışk kadehinden bir zerre içdiyise
Ana ne ‘akl u ne us ne esrük ü ne humâr

6 Tek ben degilem ‘âşık ol ma’şûk nazarında
‘Işk yolına cân fidî benüm gibi sâd-hezâr

7 ‘Âşıklarun hâlini ‘âşık olanlar bilür
‘Işk bir gizlü haznedür gizlü gerekdür esrâr

8 Korkaram söylemege şerî’at edebinden
Yohsa eydeydüm sana dahı ayruksı haber

9 Kim vire bu dilile ol ma’şûkadan haber
Meger ol kimseler kim cân içinde cânı var

10 Yûnus ölürse ne gam ‘ışk içinde kardaşlar
‘Işk yolına uyagan ma’şûk burcında togar

Yunus EMRE

Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet

1 Dîn ü millet sorarısan ‘âşıklara dîn ne hâcet
‘Âşık kişi harâb olur âşık bilmez dîn diyânet

2 ‘Âşıklarun gönli gözi ma’şûkın isteyü gider
Ayruk sûretde ne kalur kim kılısar zühd ü tâ’at

3 Tâ‘at kılan uçmagıçün dîn tutmayan Tamu içün
Ol ikiden fârig olur neye benzer bu işâret

4 Her kim dostı severise dostdan yana gitmek gerek
İşi güci dost olıcak cümle işden olur âzât

5 Anun gibi ma’şûkanun haberini kim getürür
Cebrâîl-i mürsel sıgmaz anda olıcak münâcât

6 Sorı hisâb olmayısar dünyâ âhiret koyana
Münker ü Nekir ne sorar terk olıcak cümle murâd

7 Havf ü recâ nice gelür varlık yokluk bıragana
İlm ü ‘amel sıgmaz anda ne terâzû ne hod sırat

8 Ol kıyâmet bâzârında her bir kula baş kayısı
Yûnus sen ‘âşıklarıla hîç görmeyesin kıyâmet

Yunus EMRE

Bir Molla Kasım gelir

Ben dervişim diyene
Bir ün edesim gelir
Tanıyuban şimdiden
Varup yetesim gelir

Sırat kıldan incedir
Kılıçtan keskincedir
Varıp anın üstüne
Evler yapasım gelir

Altında gayya vardır
İçi nâr ile pürdür
Varıp ol gölgelikte
Biraz yatasım gelir

Ta'n eylemen hocalar
Hatırınız hoş olsun
Varuban ol tamu'da
Biraz yanasım gelir

Ben günahımca yanam
Rahmet suyunda yunam
İki kanat takınam
Biraz uçasım gelir

Andan Cennet'e varam
Hak'kı Cennet'te görem
Hûri ile gılmanı
Bir bir koçasım gelir

Derviş Yunus bu sözü
Eğri büğrü söyleme
Seni sıygaya çeker
Bir Molla Kasım gelir

Yunus Emre

Şathiye

Çıktım erik dalına anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıyıp der ne yersin kozumu

Kerpiç koydum kazana poyraz ile kaynattım
Nedir deyip sorana bandım verdim özünü

İplik verdim çulhaya sarıp yumak etmemiş
Becit becit ısmarlar gelsin alsın bezini

Bir serçenin kanadın kırk kağnıya yüklettim
Çifti dahi çekmedi şöyle kaldı kazını

Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir ben de gördüm tozunu

Bir küt ile güreştim elsiz ayağım aldı
Şunu da basamadım göyündürdü özümü

Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü bozayazdı yüzümü

Balık kavağa çıkmış zift turşusun yemeğe
Leylek koduk doğurmuş bak a şunun sözünü

Yunus bir söz söylemiş hiçbir söze benzemez
Erenler meclisinde bürür mana yüzünü

Yunus Emre

Canlar canını buldum bu canım yağma olsun

Canlar canını buldum bu canım yağma olsun
Assı ziyandan geçtim dükkanım yağma olsun

Ben benliğimden geçtim gözüm hicabın açtım
Dost vaslına eriştim günahım yağma olsun

İkilikten usandım birlik hanına kandım
Derdi şarabın içtim dermanım yağma olsun

Varlık çün sefer kıldı dost andan bize geldi
Viran gönül nur doldu cihanım yağma olsun

Geçtim bitmez sağınçtan usandım yaz u kıştan
Bostanlar başın buldum bostanım yağma olsun

Yunus ne hoş demişsin bal u şeker yemişsin
Ballar balını buldum kovanım yağma olsun

Yunus Emre

Ah Nideyim Ömrüm Seni

Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni
Seninle olmadım gani, ah nideyim ömrüm seni

Geldim ve geçtim bilmedim, ağlayıp güssa yemedim
Senden ayrılam demedim, ah nideyim ömrüm seni

Hayrım şerim yazılacak, ömrüm ipi üzülecek
Suret benden bozulacak, ah nideyim ömrüm seni

Gidip geri gelmeyesin, gelip beni bulmayasın
Bu benliğe sermayesin, ah nideyim ömrüm seni

Hani sana güvendiğim, güveniben yuvandığım
Kaldı külli kazandığım, ah nideyim ömrüm seni

Miskin Yunus gideceksin, acep sefer edeceksin
Hasret ile kalacaksın, ah nideyim ömrüm seni

Yunus Emre

Birgün

Vaktinize hazır olun,
Ecel varır gelir Birgün
Emanettir kuşa canın
Sahib vardır alır birgün

Nice bin kerre kaçarsın
yedi deryalar geçersin
pervaz vuruban kaçarsın
Ecel seni bulur birgün

iş bu meclie gelmeyen
anıp nasihat almayan
eliften bayı bilmeyen
okur kişi olur birgün

tutmaz olur tutan eller
çürür şu söyleyen diller
sevip kazandıgın mallar
varislere kalır birgün

Yunus sözün bunu söyler
aşkın Deryasını boylar
Şu yüce köşkler saraylar
Viran olur kalır Birgün

Yunus Emre

Nidem ben bu gönül ile benim ile bile durmaz

Nidem ben bu gönül ile benim ile bile durmaz
Ma’şûk yüzün gördü meğer öğütleyip öğüt almaz.

Tanrı için ey uslular gönlüm bana alıverin
Vardı bilişti dost ile geri bana boyun vermez

Bunun gibi gönül ile nice dirlik ediverem
Bıraktı yabana beni bir gün gelip hâlim sormaz.

Gönül bana yoldaş iken, zühd ü tâat kılar idim,
Yıkıldı bu tertiplerim, gönülsüzüm elim ermez.

Gönül içeri dost ile, ben kapıda feryâd ü zar,
Bin yıl zârî kılar isem, işbu nedir diye sormaz.

Aydır isem eyâ gönül, hani farîza yâ sünnet,
Aydır yok teşvişi koya, bu seviye amel sığmaz.

Eğerleyin aydır isem, gör boynumda borç kalmasın,
Kakır boşar söver bana, aydır ki ey Hakk’ı görmez.

Ağız ağızdan kutludur, ola ki sözünüz tuta,
Ben yüz bin yıl söyler isem, sözüm kulağına girmez.

Gönlüm dahî canım dahî el bir etti şu ikisi,
Yüz bin Yunus’tan ferâgat, dost yüzünden gözün ırmaz.

Yunus Emre