Ruhun Ateşli Aşkı

Ruhun ateşli aşkı
Ey aşk, hani iyiydin sen;
Niçin, beni böyle incittin?
İkiye bölünmüş kalbim,
Tutuşmuş ateşiyle aşkın.
Alev alev yanıyor, nereye sığınsın?
Zincirlere vurulmuş kalbim, nereye kaçsın?
Eriyip tükeniyor, güneşe tutulmuş balmumu gibi;
Yaşıyor, ama ölümle kol kola, çırpınıyor çılgınca.
Dualar ediyor, atabilmek için bir iki adım daha,
Ne çare ki, bu cehennemlikte yanıp kavrulacak;
Vay bana ki, burası benim yerim olacak!
Ben de konuşurdum eskiden, artık mühürlü dudaklarım,
Ben de görürdüm eskiden, artık kör gözlerim!
Sesim kısık, yine de duyuyorsun beni ;
Bu uçurumda, ruhum çırılçıplak ve hissiz.
Düşerken yükseliyorum, giderken geliyorum;
Kaçıyorum kovalarken, elim kolum bağlıyken özgürüm.
Ey aşk, neyledin beni?
Çılgına dönmüş haykırıyorum:
“Senin ateşli gücünü sınamak için,
Yakışır mı bana ölüm?”
Aşk, aşk, sen bir hiçsin; oysa, dilimden düşmüyor hiç şarkın!
Kalbimi derinden yaralayan, senin yaralı elin.
Aşk, aşk; seninle kendimi bildim, sana tutundum!
Göğsünde uykulara dalayım.
Aşk, aşk; aşk ile dağlanıyor kalbim!
Aşk; bir şahin gibi kapsın beni uykun!
Senin için bunca çırpındığım, döktüğüm yaşlar senin için!
Ey aşk, izin ver senin olayım;
Uğrunda canımı vereyim!
Jacopone de Todi