aşk kadar

metal düşlerin cambazıyım
tutunduğum kalp titrerse
düşer, ölürüm…

unutkan yankılarına azalırım
yaşamın, tenime uzak aşklardan
daha da azalırım…

püsküllerine uzanır mor bir aşk
çanağında üşüyen ölümün
ölüm, ölümle savaşıdır şairin
sonuna gelmez
sayfalarına sürer toprağını
açılır menekşeler bahara
hercai yanık bir şarkı olur
sonbahara
ölülerdir işte, ölüme uyananlar
ötesindeyim bugün

vitrin camlarına sürtünen gözleriyle
kaldırımları ayaklandıran
aşk
maziye çalınmış kül yelinde
bölünür, cesedime ulaşamam

uzaklaşır ayaklarım
yuvarlanır güneş, geceye
sabahlarım kadar akşamüstüsün
balkonunda evimin
yine, çatlar komşular
ayrıyız odamızda

aşk kadar minik bir sözcüğüz
aşk kadar çok kalabalığız
aşk kadar… hesabıma yaz
yenisini aşkların…

Maksut Koto