Eğer Bir Gün



Sevgilim, eğer bir gün
Durur bakarsan mezarıma,
Ve taşın etrafında taptaze
Çiçekler dalgalanırsa,
Bil ki, çiçeklerin her zaman yaptığı gibi
Dalgalanmıyor çiçekler,
Ya da ilkbahar onlara emir verdi de
Taşa boyun eğiyorlar sanma!
Onlar yüreğimdeki
Söylenmemiş şarkılardır;
Ölümün susmaya zorladığı
Aşk sözcüklerimdir.
Yolun sonunun vardığı
Ve taşın önünü kapattığı
Bilinmedik bir dünyadan gönderilen
Ateşli öpücüklerdir onlar, sevgilim.


Hovhannes Toumanyan

Hovhannes Tumanyan

Yine çağırmakta…Çağırır durmaksızın
Sıla derdinin uykusuz hasreti.
Ve gönlüm kanatlarını seriverip ansızın,
Uçar yuvaya doğru dileyerek vuslatı.
Orada baba ocağında beklemekteler beni,
Uzun kış gecelerinde, anarak eski günleri.
Ve karanlık inlerin yosunlu duvarlarından,
Yalçın kayalıkların sessiz derinlerinden,
Çocukluğumun şen kahkahalarının
Aksini duymaktayım şimdi yeniden.
Kah şen şakrak gürüldemede dere,
Kah dumanı tütmede aşina bir bacanın
Ve hepsi sıcacık, güçlü, dünü savurup yere,
Gönlüme doluyorlar aşaraktan zamanı.
Sus, kulakver ve dinle türkü yakan çobanı.

***

Ey eski dostlar, ey yeşil dağlar,
Sizi gördüm de hatırladım,
Mutlu olduğum güzel günleri,
Aramızdan ayrılıp yiten dünleri.
Daha dün, yazın yamaçlarınızda,
Açan çiçekler gibi kaybetmişiz onları.
Hanidir doruğunuzda geçen yıl karları?
Anmaya geldim ben tüm gidenleri.
Selam hayatımın ilk anıları,
Yetim ruhumla merhaba derim,
Ve hasretle dağ taş demez arar da,
Sizi bu şenliğe buyur ederim.
Bir kez daha mezarlarınızdan çıkın,
Çıkın ki sizleri tutup okşayayım,
Hayatı duyun yeniden yaşayın
Ve doldurun keyif tasasını ozanın.

Hovhannes Tumanyan
Kaynak: nabukednazar.blogspot.com.tr/

Ahtamar

Şen ve güleç Van Gölünün
Küçük kıyı köyünden
Suya girer gizliden
Her gece bir nevcivan.

Suya girer kayıksız,
Pazusuna güvenir,
Suyu yarar yüzerek
Karşı adaya doğru.

Loş adadan sessiz sakin
Bir ışık var çağıran,
Onun için ışıldayan
Bir işaret durmadan.

Güzel Tamar geceleri
Böyle ateş yakıyor,
Ve sabırsız bekliyor
Orada sessiz,gizlice.

Deniz durmaz,çalkalanır,
Gencin kalbi çırpınır,
Dalgaları kükrer coşkun
Oysa yüzer korkmadan.

Tamar ise heyecanla
Onu bekler kıyıda,
Suyun sesi her kulaçta
Vücudunu titretir.

Sustu zifiri kıyıda
İşte kara bir gölge,
Evet,bu o…Buluştular
Kuşku dolu gecede.

Dalgaları Van Gölünün
Tek okşayan kıyıyı,
Ayrılıyor adadan
Fısıldayıp gizemle…

Onlar ise sevişirken
Gök kubbenin altında,
Dedikodu dalgalarda,
Şuh,ahlaksız Tamar’a.

Genç kızınsa yüreğinde
Çırpınışı sevginin,
Delikanlı döğüşürken,
Azgın,kızgın denizle.

Ancak kötü birileri
Sırlarını öğrendiler,
Ve karanlık bir gecede
Meşaleyi söndürdüler.

Sonsuz sularda kayboldu
Şaşkın,cesur genç aşık,
Rüzgarlarda tek bir ses var:
İniltiler:”Ah!Tamar!…”

Sesler çılgın kayalarda
Yankılanır durmadan,
Deniz kükrer,köpürür,
Kah bir derin ıslık çalar
Bazen inler:”Ah!Tamar!…”

Sabah vakti,deniz yorgun
Bir cesedi getirdi,
Dudağında,titrek,donuk,
İki sözcük:
Sanki ölüm sırasında
Mırıldanmış:”Ah!Tamar!…”

O gün,bugün
Bu adanın bir adı var:
“Ahtamar”

Hovhannes Tumanyan