Kategori: Altı Çizili Satırlar

Birtakım duyguları, olağan duyguları kendimiz birer ‘cehennem’ haline dönüştürüyoruz.

Sonra birden düşündüm: “Ben neden bir cehennem yaşıyor olayım?” Bir de kendi yaşadığımı sandığım ‘cehennem’i başkalarına iletmenin, tanımsız ve gereksiz hatta umarsız ve onur kırıcı bir çeşit savunmaya geçmemin ne anlamı var?

Kendi İçine Dönenlere

Bir şeyin sonunu gördüğü için başlangıçlara daha temkinli yaklaşır. Faniliği bildiği için abartılı neşelere, büyük vaatlere, kendinden emin cümlelere kolayca inanmaz. Bu inançsızlık kuru bir kuşkuculuk değildir, hakikate karşı duyulan saygıdır. İnsan artık gerçek olmayan hiçbir şeyin kalbinde fazla yer kaplamasına izin vermek istemez.

Güvercin Gerdanlığı’nda Son Beş Yıl Söyle(n)diklerim I

Pekâlâ biliyorum onun beni sevmediğini. Nasıl sevebilir ki beni? Gene de en derinimde bir şey, benliğimin bir parçası, korkudan titreyerek, belki de her şeye rağmen onun beni sevdiğini düşünmekten kendini alamıyor.

Güvercin Gerdanlığı’nda Son Beş Yıl Söyle(n)diklerim II

Yaram var diye konuşmaya başlarsanız bir kısmı yaranıza bakmaya gelir, bir kısmı yaranızı taşlamaya. Ama yara aynı yerde kalır.

Güvercin Gerdanlığı’nda Son Beş Yıl Söyle(n)diklerim III

Ana oğul, baba oğul, baba kız, karı koca, abla kardeş… Hepsinin arasında giderek uçurumlaşan boşluklar her birini yalnız, tehditkâr, giderek tekinsizleşen, anakaraya varışın neredeyse imkânsız olduğu birer adaya çevirecektir.

Aşıklar Kitabı’ndan Altı Çizili Satırlar

Aşkın türleri, hükümleri, ona ilintili şeyler, doğrusu ve yanlışı, afetleri ve felaketleri, sebepleri ve engelleri gibi konular; münasip âyet-i kerîmeler, nebevî hadisler, fıkhî meseleler, selefin sözleri, şiirlerden örnekler ve gerçek hikâyelerle süslenerek, okuyucuyu doyuracak, değerlendireni rahatlatacak bir tarzda kitapta yer almaktadır.

İbnu’l Kayyim el Cevziyye’nin Aşıklar Kitabı’nda Yer Alan Şiirler

Bende olan aşk taşta olsa ikiye ayrılırdı.
Rüzgarda olsa, esintisi duyulmaz olurdu.
Allah’a tevbe edersem seni her andığımda;
Yazılmaz bana artık hiçbir günah.

Yüreğini Yeme

Yüreğini yeme sözü karanlık olmakla birlikte gerçektir. Biraz sert söylemek gerekirse, içini dökecek arkadaşı olmayan kişi, kendi yüreğini kemiren bir yamyamdır… dosta söylenen sevinç iki kat olur acı ise yarıya iner, çünkü bir sevinci paylaşmakla daha çok sevinç duymayacak, bir acıyı paylaşmakla acısı hafiflemeyecek kimse yoktur.

Deniz Balığının Öyküsü

Bir süre sonra usanmış deniz suyu taşımaktan, musluk suyunu denemiş. Balık biraz tedirgin olmuş ama alışmış sonunda tatlı suya. Gel zaman git zaman adamın içine merak olmuş, tatlı suya alışan balık havaya da alışır mı diye

Aşırı Düşünmek

aşırı düşünme eylemi mayalanan ekmek hamuruna benzetmektedir; ekmek hamuru mayalanırken hacminin ikiye katlanması gibi aşırı düşünme sırasında da olumsuz düşünceler çoğalır ve zihnin tümünü kaplamaya başlar.