Etiket arşivi Warsan Shire

ileŞiir Antolojim

Ülke

Ülke eğer bir köpekbalığı ağzı değilse
terk etmez ülkesini hiç kimse.
Koşarsın sınıra ulaşmak için, sadece
bütün şehrin sınıra koştuğunu gördüğünde.

Komşuların senden hızlı koşmakta,
gırtlaklarındaki nefes lekelenmiş kanla.
Birlikte okula gittiğin o oğlan var ya,
hani o eski kalay fabrikası arkasında
öpüşüyle döndürmüştü başını,
boyundan büyük bir tüfek taşıyor şimdi.
Ülken sana kalman için izin vermediğinde,
işte o zaman terk edersin ülkeni sadece.

Ülke kovalamadığı müddetçe,
terk etmez ülkesini hiç kimse.
Ateş vardır ayaklar altında
ve sıcak kan karnında;
yapmayı düşündüğün bir şey değildir bu,
ta ki dumanı tüten o süngü tehdit edene kadar enseni
ve o zaman bile taşıyıp durmuştun hatta
milli marşı nefesinin altında
bir havaalanı tuvaletinde pasaportunu parçalara ayırırken;
ve her bir ağız dolusu kağıdı hıçkırarak yutarken
artık geriye dönemeyeceğini apaçık anlarsın.

Anlamak zorundasın:
karadan daha güvenli olmadığı müddetçe,
çocuklarını bir bota bindirmez hiç kimse.
Avuç içlerini trenlerin altında
vagonların altında
yakmaz hiç kimse.
Gazete yiyerek günler ve geceler geçirmez hiç kimse
bir kamyonun karnında, kat edilen kilometreler
yolculuktan daha fazla anlam taşımadığı müddetçe.
Hiç kimse parmaklıkların altından sürünmek istemez;
hiç kimse dövülmek istemez;
kendisine acınmasını kimse istemez.

Hiç kimse mülteci kamplarını tercih etmez
veya beden acı içinde kıvranırken
üstünün çırılçıplak aranılmasını kimse istemez;
veya istemez hapsedilmeyi hiç kimse,
fakat yanan bir şehre oranla
daha güvenlidir bir hapishane.
Ve gecede hapishanedeki bir gardiyan
daha iyidir babana benzeyen
bir kamyon dolusu erkekten.
Hiç kimse kabul edemez bunu.
Hiç kimsenin midesi kaldırmaz bunu.
Hiç kimsenin derisi o kadar kalın değil.

Bütün o söylemler:
siyahlar, mülteciler
ülkenize gidin;
pis göçmenler;
sığınmacılar
ülkemizin iliğini emiyorlar;
ellerini açmış zenciler;
garip kokuyorlar;
vahşiler;
kendi ülkelerini mahvettiler ve şimdi istiyorlar ki
bizim ülkemizi mahvetsinler.
Nasıl oluyor da sırtında döneniyorken
o sözcükler, o kirli bakışlar
katlanılıyor bunlara?
Belki bunun nedeni bir tokadın daha yumuşak olmasıdır
kopan bir kola veya bir bacağa oranla.

Veya o sözcükler daha yumuşaktır
bacaklarının arasındaki
on dört erkeğe oranla;
veya hakaretleri yutmak
daha kolaydır
harabeye dönmeye oranla…
kemiklerinin kırılmasına oranla…
çocuğunun bedeninin parçalara ayrılmasına oranla…
Ülkeme dönmek istiyorum;
fakat ülkem bir köpekbalığının ağzıdır.
Ülkem bir tüfeğin namlusudur.
Ve ülke denize kadar kovalamadığı müddetçe
terk etmek istemez ülkesini hiç kimse.
Şunları demedikçe sana ülken: Adımlarını hızlandır;
elbiselerini ardında bırak;
çöllerde sürün dur;
bata çıka git okyanuslardan;
boğul;
kurtul;
aç kal;
dilen;
gururunu unut;
hayatta kalman daha önemli.

Hiç kimse terk etmez ülkesini ta ki ülke yorgun sesiyle
Şunları diyene dek sana:
Terk et beni.
Kaç benden şimdi.
Ne hale geldiğimi bilmiyorum şimdi.
Fakat biliyorum ki herhangi bir yer
benden daha güvenlidir.

Warsan Shire (d.1988)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy

ileŞiir Antolojim

Yurt

kimse terk etmez yurdunu
yurdu bir köpekbalığının ağzı olmadıkça
kimse dönüp sınıra doğru kaçmaz
bütün şehir onlarla birlikte kaçmıyorsa.
komşuların senden hızlı kaçtığında
kan ter içinde, nefesleri tıkalı
birlikte okula gittiğin o genç çocuk
hani şu eski fabrikanın arkasında öptüğün
kendinden bile büyük bir silah taşıyorsa
işte o zaman terk edersin yurdunu
başta yurdun izin vermez kalmana.
kimse yurdundan kaçmaz, peşinden kovalayan olmadıkça
ayaklarının altında ateşler
dalağı patlarcasına
hiç kimse düşünmez bile bunu yapmayı
o keskin bıçak dayanmadan önce
boğazına
hatta o zaman bile marşını söylersin
fısıltıyla da olsa
pasaportunu yırtarsın bir havalimanı tuvaletinde
ağzına attığın her kâğıt parçası hıçkırıklarına karışır
geri dönmeyeceğini ilan ederken.
şunu anlamak zorundasın
kimse çocuğunu bir kayığa bindirmez
su karadan daha güvenli olmadıkça
kimse avuçlarını yakmaz
trenlerin altında
vagonların diplerinde
kimse kamyonların kasasında günler geceler geçirmez
gazete parçalarını yemez
gidilen onca yolun bir anlamı olmadıkça
kimse dikenli tellerin altında sürünmez
kimse dövülmek istemez
acınmak istemez.
kimse mülteci kamplarını yeğlemez
veya çıplak şekilde aranmayı
vücutları acı içindeyken
hapishaneyi de yeğlemez kimse
ama hapishane daha güvenlidir
yanan bir şehirden
gece başında dikilen
tek bir gardiyan daha iyidir
babana benzeyen bir yığın adamdan
hiç kimse kaldıramaz bunu
hiç kimse yediremez kendine
hiç kimsenin derisi o kadar kalın olamaz
bütün o laflar
defolun gidin siyahlar
mülteciler
pis göçmenler
sığınmacılar
ülkemizi yiyip bitirenler
ellerini uzatan o zenciler
garip kokuyor hepsi
vahşiler
kendi ülkelerini batırdılar
şimdi de gelip bizimkini batıracaklar.
nasıl oluyor da bütün o laflara
o kötü bakışlara
katlanabiliyorlar
belki de hiçbir darbe acıtmaz diye
kopan bir kol kadar.
sözcükler yine yumuşak gelir kulağa
on dört adam olmasındansa
bacaklarının arasında.
hakaretleri daha kolay
hazmetmesi
molozlara kıyasla
veya kemiklere
veya parçalanmış
o çocuk bedenine.
yurduma dönmek istiyorum ben
ama yurdum köpekbalığının ağzında
bir namlunun ucunda.
kimse terk etmez yurdunu
o seni sahillere doğru kovalamadıkça
yurdun sana demese
çabuk ol kaç diye
bırak her şeyini ardında
çöllerde sürün
bata çıka git okyanuslarda
boğul
kurtul
aç kal
dilen
gururunu unut
sadece hayatta kal.
kimse terk etmez yurdunu, o yorgun bir ses olmadıkça kulağında
sana fısıldayan
git diye
kaç kurtul benden
ne hale geldim ben de bilmiyorum
ama biliyorum ki
başka neresi olursa olsun
daha güvenli buradan

Warsan Shire
Çeviri: Acar Erdoğan