Bize miras kalan hep sonsuz keder oldu

Ey aşk! Ateştir senin nesebin…
Niteliğin dumandır kaynağın ise rüzgar 
Su tufana dönüştü toprak da küle 
Senin kokunla ateş rüzgara karıştı 
Şirin’siz her saray bisütûn gibi viranedir 
Ferhat’sız her dağ bir saman çöpüdür rüzgarda 
Yedi nesil öteye tüm atalarımız gâmdı 
Bize miras kalan hep sonsuz keder oldu 
Rüzgar esince toprağımızdan senin kokun geliyor 
Sadece Sen kalacaksın; biz hepimiz gidince.

Kayser Eminpur

İhvaniye

Seyyid Hasan Hüseyn’ı’ye

Niçin akıl sahiplerine öğüt verelim?
Gelin aşktan söz edelim.

Bütün ibadetlerimiz alışkanlıktır
Ah, alışkansızlığa alışabilesem

Ne olur her namazdan sonra
Bir çiçek için iki rekât kılalım

Niyet ederken namaza
Gelincik çiçeğine yakınlık dileyelim

Ne olur her kunut duasında
Biraz da “dinle neyden” söz edelim

Ne olur aynalarda
Allah’ın güzelliğini ziyaret edelim

Ayrı mı yoksa dalga denizden
Niçin “tek”e “çok” hükmü verelim?

Çokluğun sonucudur dağınıklık
Gelin birlik alıştırması yapalım

Tıpkı “mahiyet” gibidir senin “varlık”ın
Niçin yeniden “asalet”ten söz edelim?

Eğer bizzat aşksa asıl sebep
Niçin “sebep olan” ile “sebep”i tartışalım?

Gel, duygu ve düşüncenin cebini
Sevgi ve şefkat çereziyle dolduralım

Gülşen-i Raz’la, Akl-i Sorh’le
Kimya-yı Saadet’le dolduralım

Geliniz, tıpkı Aynu’l-Kuzat gibi
Akıl ile din arasında hakemlik edelim

Onun geleneği ise yenilikçilik
Geleneğe yeniden göz atalım

Eskidi deme, “elest” ahdi
Geliniz, biatimizi yenileyelim

Kardeş, ne oldu kardeşlik geleneğine
Gel, kardeşlik ahdini yâd edelim

Kafiye zayıftır ya da hatalıdır de
Yeter bize, gel sade sohbet edelim

Allah’ım aydınlık bir gönül ver ki
Çiçek bahçelerini muhafaza edelim

Riayet et şöyle diyen aşığa:
“Gel, âşıklığa riayet edelim”

Kayser Eminpur
Çeviri: Prof. Dr. Ali Güzelyüz

Demavend Yayınları
İstanbul / 2013

Aşk Dilinin Grameri

Uzak dursun gönlün eteğinden aşkın eli!
Gönle hüküm vermek mümkün mü ki?

Denize hükmedebilir misin
Ki gönlün anmasın hiç sahili?

Mümkün mü “Dur” demek dalgalara,
Ya da durmasını emretmek rüzgâra?

“Özne”mize kim koyduysa “yüklem”siz
Şu aşk dilinin gramerini

İyi biliyordu elbette, keskin kılıcın,
Bir sarhoşun eline verilmeyeceğini.

Kayser Eminpur
Çeviren: Ali Güzelyüz

Söylenmemiş Şiir

Hayır!
Aşkla işim yok benim!
Hiçbir şeyi, hiç kimseyi
    Sevmiyorum artık,
    Bu aralar.

Sanki
Tahammülü yok bu feleğin
     Bir gün dahi
     Seni ve beni
     Mutlu ve dertsiz görmeye.

Çünkü
     Neyi ve kimi daha çok seversen
Hatta bir sigarayı,
     Ya da zıkkımın kökünü bile
Esirger senden…

Öyleyse
Bütün varlığımla ben
                             Ölüme terk ettim kendimi
Ki felek,
Uğraşmasın benimle artık.
Bu yeni şiiri de
                              Söylenmemiş bırakıyorum…
Ki bir koku almasın felek…

Dedim ki
Aşkla işim yok benim!

Kayser Eminpur
Çeviri: Prof. Dr. Ali Güzelyüz

Demavend Yayınları
İstanbul / 2013

Uçma Özlemi

Uzun süredir kendimden, Allah’tan ve insanlardan uzağım
Bütün bunlara rağmen sabırsızlık içinde sabırlıyım

Ağaçların dalları arasında sıkışmış, bir geyik gibi
Gururumun kıvrımlı dallarının uçları

Her yanda şaşkın ve avare senin arzunda
Nilüfer gibi fersiz bir sarmaşık nurum

Ola ki bir yapraklık gölge düşer ayağının dibine
Bir gün bir zamanlar benim geçişimle

Tek renklilik yüzünden bir oldu gecem, gündüzüm
Bahtım gibi karadır matem ve düğün giysilerim

Feleğin defterinde karalanıyor adım
Sen olmayınca fark etmez varlığım ya da yokluğum

Ördeklerle uçma özlemi içindeyim
Yaşlı bir kaplumbağa gibi kabuğumun içinde sabırlıyım

Nihayet başı dik bir şeklide koyuyor gönlüm
Aşkın eksiksiz taşını, üzerine mezarımın

Kayser Eminpur
Çeviren: Ali Güzelyüz