Bin dokuzyüz on iki miydi, bin dokuz yüz elli iki miydiGüneşli bir öğle miydi, çiçekler gölgesiz miydiEllerim kirli miydiNeydiÇiçeklere su mu serpiyordum, bir karanfil çok mu uzaklardan gelmiştiBilmem kiBenim bütün yaşamımda hep karanfiller olmuşturHer zaman hatırlarımSanki bir karanfilden sürekli doğmuşumdurBin dokuz yüz on iki doğumlu bir karanfiliKarım göğsüme takmıştı. Şimdi ben çok yaşlıyımŞimdi ben nedense …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Ölünceye Kadar Senin
Söz mü? Ne sözü?Bir aşk anını sonuna kadar yaşayabilmek içindifısıldanan her şeyve daha önce başkasına verilmiş bir sözü bozmaktısevişirken sana verilen sözler. Gitme!.. İnan bana…Bu defa söz!..(Sa.23.58,Jazz Club_İstanpolis, 31.03.93) Sen domuz ve rakılı Şavat-yemeğimsin benim.Havranın güvenlik-kapısında (tam kaybettim derken)yeniden ibraz etti’im kimlik, kayıt no.su,kippave sebepsiz yere tekrarlayıp durduğum bar-mitza.Sennulusal parkta boğulduğum göl.Üstü açık şiir-kahramanım,kırmızı gül,o …
Şub 23
Irmak Su Ateş
uyandım, hüzündü… saçlarımı taradım, yoktun…gitsindi diyemedim. hüzündü, geceye takılmıştıbiriktim dipsiz kuyulara ağladım. gitme, ateşime su ver. yitirilecek bir an bileyok… aşılacak tepe, yürünecek çöl… sararmışbir yaprak yalnızlığı var içimde. çaresizim,sarsılıp köpürmesi de ne bu göğün, saldırmasıcamlara. korkuyorum. yaşam zaten yanlış. ıslakve yakıcı. üstelik dünyanın lavları da kirliakıyor damlarıma. yüzümde tutuklanmış bir gün. yüzüm karanlık, paramparça …
Şub 23
Elektrik
Tam zamanında çalan telefonartık eskisi gibi devam edemezsin yarım kalan cümleneharfler, ses dalgaları, tinsel-çekim. Habersiz bir buluşma hazırlığıydı ömrümce Yazdığın her şey. Ben gördüğüm bir düşten kurtarıp dünyaya getirmişim birbirimizibir kaderi büyütmüştüm her rastlantının büyüsünde. Kendi kendimizle sevişmekten bizi yorgun düşüren Yazıelektrik, hava kirliliği, sis ve İSKİ skandalıistesek de istemesek de. Elektrik, elektrik, elektrik. Korkarım …
Şub 23
Kaktüs Kadın
Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadınSarınca bir erkek kokusu tuz çölünüBaldıranlar akıyor memelerindenKıl damarlarında yeşil zencar Bakışı bir ısırganlar gecesiSesinin sabahında okunmamış kitaplarBir erkekçik kuşu yiyorBacağındaki kısırböceğini Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın GünleriYaşam süsü verilmiş bir intihar Erdal Alova
Şub 23
Siste Söyleniş
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler…Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler? Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp gidenFiruze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden? Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;Eylül sonunda böyledir İsviçre gölleri. Bir devri lanetiyle boğan şairin Sis’i.Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi. Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;-Örtün! Muebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua… Hayır …
Şub 23
Pusula
Annemin öldüğü yaşı çoktan geçtimsuyun vefası ve acılar-bir de gökyüzüçocuklarım olsa da Babamın öldüğü yaştayım artıkgurbeti sıla, sılası hicranBir de yalnızlıkarkadaşım olsa da Rüzgârlar yazsın aşkımı Ama gönlüm hâlâoğlumun âşık olduğu yaşta-sevdanın pusulasıanılarım olsa da İki güvercin ey ömrümyılların omuzuna tünemişbiri hayat, öteki ölümyaşadığım olsa da Refik Durbaş
Şub 23
Küçük Haberciler
Şairler küçük hırçın habercilerdirGelirler aramak için yaşamın özünü Her çizgisindedirler coğrafyanınKurarlar iç denizlerinde duygu adalarını Sesleri ayrıdır müzik araçları gibiAldırmazlar anlaşılmasalar da çalarlar çalgılarını Vücutları yoktur gerçekteSözcüklerle giyindikleri Dili kazarlar durmadanBulmak için sevginin gizini Ruhun en eski bilginidirlerDizelerin dibinde yoğunlaştırırlar maddenin bu işlevini Kimi kez gözlerini ayrıntı kamaştırdığındanGörmez olurlar bütünün düzenini Bilinçleri uyanıktır bakışları uyuduğundaİlk …
Şub 23
Erik Ağacı
II Nerde o çılgın neş’enO yaprakların çiçeklerin meyvenHepsini götürdü mü sonbaharHarp görmüş bir şehir gibi gamlıDokunaklı halin varErik ağacı Nedir bu üzüntü derinden derineYalnız bir mevsimin hasreti bağrını yakarYa bir de hançeri vur insanoğlunun sinesineGör yürekte neler var Zihni Hazinedaroğlu
Şub 23
Kanama
ölüm onun tek suçudur şimdisevgi aranızda yarısı söylenmiş bir sözsen tamamlayacaksın unutmadudakların ılık bir tadı özlüyorsaakşam serinliğindesesi boğazımda acı bir yudumcömerttir gözyaşına ülkemizin dağlarıuykunun kanla bölündüğü akşamonun avcundan dökülenlerisen paylaşacaksın dostlarınladerin kuyularda soğurken sularonu haklı kılacak budur biraz dasakın unutmasevgiyi haklı kılacaksenin dinmez öfkendir aslında ah eğilip soğumuş anlındanson bir kere öpebilseydinçocukluğu hatırlanır şimdiduvarları karış …
