Kategori: Türk Şiiri

Eylül Sonu

Günler kısaldı. Kanlıca’nın ihtiyarlarıBir bir hatırlamakta geçen sonbalarları. Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa…Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa… İçtik bu nadir içki’yi yıllarca kanmadık…Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık! Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;Lakin vatandan ayrılışın ıztırabı zor. Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile. Yahya Kemal …

Devamını oku

Kaside Der Vasf-ı Der İstanbul

Bu şehr-i sitanbul ki bi misl ü behâdırBir sengine yek pâre acem mülkü fedâdır Bir gevher-i yekpare iki bahr arasındaHurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır Bir kân-ı niamdır ki anın gevheri ikbâlBir bağ-ı iremdir ki gülü izz ü alâdır Altında mı üstünde midir cennet-i a’lâEl-hak bu ne halet bu ne hoş âb u hevâdır Her bağçesi …

Devamını oku

Der Beyan-ı Şeref-i İstanbul

İlm ile marifete cây-ı kabulOlmaz illâ ki meğer İstanbulOlmaya mîve-hor-ı bâğ-ı hünerOlmaya şehr-i Sitanbul kadarİtsün İstanbulı Allah mamurAndadır cümle meâli-i umurMevlid ü menşe-i ashâb-ı himemTerbiyet-hâne-i esnâf-ı ümemNe kadar var ise ashâb-ı kemalHep Sitanbulda bulur istikbâl…….Ne kadar âlemi devr itse sipihrBulmaz İstanbula benzer bir şehrHüsn ile görmek ile müstesnâAnı âğûşuna çekmiş deryâNe kadar var ise aksam-ı …

Devamını oku

Yer Yatağında İki Sevgili

Yer yatağında iki sevgiliNerden baksan Öğrenci evi “kaloriferler pek yanmaz” Uyarısına rağmen kiralanan.. Fakat yine de Sevişmelerle bazen Bazen gözyaşlarıyla Battaniyeler içinde Sıcak tutmuşlar düşlerini… Yer yatağında iki sevgili! Çokça zaman Türkü çığırıp Umut bestelemişler Sırtlarını dayayıp soğuk peteklere… Heyhat.. Zaman yine yapmış yapacağını Bir sabah ayrılığı işlemişler Doğan güneşe.. Ama artık Yer yatağında UYUMUYOR …

Devamını oku

Teknenin Ölümü

Kara yakındı önce, hem çok yakın,Elimi uzatsam tutardı. Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece, Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz… Kara yakındı önce, hem çok yakın, Denizleyin inip çıkan önümde Bir tanrının atardamarı. Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Günlerce yekesiz yelkensiz Ne de çok kuş takılmıştı ardımıza, Ne çok harman gördüm köpükten beyaz… Açtım, yorgundum ama uykum …

Devamını oku

Troya Önünde Atlar

I. koşuKör bir ozan anlattı bunları, Atların da ruhu vardı Troya önünde, Ta Hades’ten duyulurdu kişnemeleri, Atsız bu bu kişneme ölüleri ürpertir, Köpeği deliye çevirirdi. Kimi de Troya önünde nal sesleri gezinirdi, Gömülmemiş bir atın erinçsiz ruhundan. O gün Akhalar başka biri için yarışsalardı İlk ödülü Akhileus götürürdü barakasına. Çünkü ölümsüz atları vardı, Onları Poseidon …

Devamını oku

Kıştan Kalan Soğukluk

yine de kötü bir kış geçirmedik sanıyorumaltın düştü örneğinkarlar beyaz yağdı, direndi uzun zamangeleceğin sevgisi bir aklık olarak başladısevgilim senin ellerin bir keçi sever kadar tazesevgilim kolera yavaşladıüstelik birkaç kez de aya gidildigelindi bile şimdi ey benim badem gözlümsu çiçeği, kızamık boğmaca geçirmişimancak ölünce hatırlanan sarışınımaltın sarısının beyaza dönüştüğü şu günlerdesabah sabah aç karnına ölünen …

Devamını oku

biraz sonbahardınız

biraz sonbahardınızne çok severdiniz harami rüzgârlarıgüz gülleri açarken gamzeleryeşile yasaklı dallarınızyaprak dökerdi en kuytunuzabir bulut saklardınız gözlerinizdehüzünlü şarkı gibiyağardınız geceye güneylere meylederkenne çok hazana tutukluydu ayaklarınızgezinir dururdunuz arka bahçemdeturnalar göçerdi düşlerimdenveda yorgunu gülüşünüzde bin bir sitemeteklerine rüzgâr toplayan kadınlar biraz fesleğen kokardınızyüzünüz dört mevsim hüzünanaydınızkadınlığı yağmalananannem kadar cesurablam kadar yenikasi değildiniz benim kadar hiç birinizsabrı …

Devamını oku

suya düşen kir

ölüm replikleri sahne ötesiyaşam oyununun perdesi zamankırlangıç yağmurları öğütür mevsim“it ürür, yürür kervan” zehir zıkkım, cadı iksiri kanar dudağımuykulu gözlerim gök mavi safironur öykülere sürgünhak, hukuk hakir karanlığıma sarmaş dolaş düşse de iki damla çiysüt beyaza öykünür masallarım masumiyet sokağında buğu tüter suçluluksaldırgan iştaha sunulur bikirdevasa anıtlara kazınsa da saygınlıköz benlik fakir saklı sarnıcında ruh …

Devamını oku

Ölümün Arifesinde

benim parmaklarım, yüzümün devamıdırellerimse Tanrı’nın varlığına delilhiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, hiç yaşamamış gibi ölürüzbize ihanet edenlerden, ölerek intikam alırızben ki her saniyemi, son anım gibi yaşıyorumyani muamma değil artık benim için ölümeğer buraya sığamıyorsamya göğe çekilir, ya toprağa gömülürüm ben öldüğümdesana verdiğim kolye parlayacakbir fotoğraf alev alacak, bir kuş havalanacakyere düşürdüğün kitaptan etrafa sözcükler saçılacakbozkırda …

Devamını oku