I. Bilirsin kırık dökük hayatımız bizim, Karabağ şikestesi gibidir. Bir çığlık fışkırır birden, Neşeli ara nağmelerden. Ben, ara nağmeler sürerken Anlıyorum ki, gitmeliyim… Düşsel bir kervanın dev develeri, Evin önünde çökmüş Kapıcıyla lafa dalmış kafilesalar Artık tereddüde mahal mi var? Sevdiklerimin anılarından döktürdüm Kervana armağan bir çan, Melamet hırkasını giyerek eynime, Ne yüreğime ne beynime …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Ey Zaman Kuşu
Hangi yöne uçsan kırık kanatlarınla,bil ki ardındayız biz de o yaralı geyikle.Birkaç kişi, yaprakları sararmışeski kitapların içinden.Her şey ezberimizdelanetlilerin lanetlediği ölümsüz metinlerden.Sızan ışığın alacaaydınlığında,unutulmuş hücrelerin yosunlu duvarlarınahem düşlerimin haziran güneşi yansıyor,hem de dışarda savrulan kar. Cevat Çapan
Şub 23
Biliyorum Gelmeyeceksin
Her gece bu geç vakit Ne işim var sanki sahilde Senin gelmeyeciğini bildiğim halde Umutla, saatlerce beklemek niye Sebebi yıldızları izlemek isteyişim mi Yada arzuluyor olmamdır, hayalinle öpüşmeyi Anılar de, özlemek de ne dersen de Nafile umutlar hüzünle perde, perde El ele gezdiğimiz günler yok artık Bizim sahil hep bildiğin gibi Gökteki martılarda aynı canhıraş …
Şub 23
Ağulu Mantar
Yağmur bir adım ötemizdeKabarmış ağulu mantar Sessizliktir ateşin yanındaki kütükSuyun ışık değmiş kabuğu Sen tane tanesin sevgilimDenizim ben batık aşklarla dolu Melih Cevdet Anday
Şub 23
Karina
lanetli bir gemiydim her limanda bir cüzamlı beklerdi beni başımda bin bir hayalet sevgilim ölü tekne kırık omurgasıyla uzanırdı kumsalda ben ona korsan masalları anlatırdım o bana yağmalanmış bedenini üzülürdüm o zaman üşüyen bir çocuk eliyle arteneden indirip yelkenimi çekerdim üstüme lanetli bir gemiydi soylu bir dragon gibi yanımda dünya güzeli filikalar yok boynumda yağlı …
Şub 23
Keçiyi Yardan
keçiyi yardan uçuranbir tutam otturgözümün önüne geliyor keçihala cıvıl cıvıl gözlerinin içiağzında ecel yeşilikörpe ıslakezilmiş yırtılmış bir çift yaprakuçurumun dibinde incecik bir sutatlı mı tatlı, duru mu duruaçmış kocaman gözlerini düşünür sucanlıyken ne kadar hafifti keçişimdi ne kadar ağır Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şub 23
Kan
Çıt yok koskoca ovada Yapayalnız üzümler tütünler Bağ evine vermiş sırtını Kurtuluş savaşından bir efe Görmüyorum ama sesini duyuyorum Yaralı sazı elinde Toprağa sızıyor kan Manisada Aydında Gelinler güveyler analar Üzüm kurutur güneşte Karanlıkta tütün kırar Toprağa sızıyor kan Güneş çıkınca kuruyacak Zaman ne çabuk geçer Hayat göz açıp kapamak Toprağa sızıyor kan Sabri Altınel
Şub 23
Nen Var Kardeşim
bir salkım üzüm bir bardak şarabane kadar benzersebir nefes tütün bir demet yaprağane kadar benzersenen var canım kardeşim?her nefeste biraz daha buğulanıyor camhep bir buzlu camın arkasındanbakıyormuşsun gibi geliyor yüzümeçıldıracamiki nokta bir benek gözlerimerimiş uzanmış dökülmüş ellerimnen var canım kardeşim? hay camına camekanına büyüsüne buğusuna aldıranınkırmak mı dedinkırmayanın.. Bedri Rahmi Eyüboğlu
Şub 23
Tik Tak
Ne kadar aradıysamsuyunda bulamadım tak’ları zaman denilen kuyunun yüzümde bu yüzden yalnızca tik’lerini taşırım çocukluğumun Yarısını tuttum çocuk doktoru olmamı isteyen anneme hasta yatağında verdiğim sözün doktor olamadım ama çocuk kaldım İki çocuk rahatlıkla oturduğumuz kapının eşiğine kendi başıma zor sığıyorum bugün büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne ? Sunay Akın
Şub 23
Beceriksiz
Kabuğunu koparmadanne bir elmayı soyabildim ne de iyileştirebildim bir yaramı ama karşıma çıkınca kızmadım hiç elma kurduna bendim çünkü bıçağı saplayan onun yurduna Şair diyorlar benim için bilmiyorum oysa her şiire konmalı mı uyak her yere nedense konamıyor tayyare hay dilimi arı türkçe soksun; uçak Kaptan olmak isterdim aynanın karşısında eski bir sinema yıldızı gibi …