biz çok yalnızız be nazlı çok yalnız ve çok üzgünüz. çok tamamlanamaz bir yerimizden eksildik ne aylık esemes paketleri, ne kotalarıyla sınırsız internet gittikçe daha çok, daha daha çok kendi duvarının duvarcısı biz seviyor, sövüyor, bağırıyoruz: uluorta 25 saniyede bir durum durum kusuyoruz kendimizi kimse yok. duvarımızın dibinde gözümüzden büyük yaş döküyoruz Allah’tan, çok ve …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Babalar Issız Ağlar
Babalar ıssız ağlarÇekerler arabayı yol kenarınaBir ağacın altında bazanEn ücra köşesinde bir parkın. Dik durulacaksa durulur,Başları usulca okşanır hatta çocuklarınMaziye ısmarlanır kardan adamKahkahalar atılır, iyidir her şey, çok iyidirCamdandır gözleri, usulca buğulanır. Babalar ıssız ağlarHep aşkdır bir yanlarıBir yanları hep yarAğrıyan, gül kanayanSırtlarını yaslayınca dağ olur o kadınlar. Söylenecekse söz söylenir Acı da olsa, kirlenmeden …
Şub 23
Güneşimi Vurdular
dalgalar sırılsıklam, dökülmüş elleri kollarıyorgun argın, güneşi kıyıya sürüklüyorlarkıran kırana vuruşuyor hüzün mavisi ışıklarııskalayan tüm kurşunlar onda karar kıldılarçoktan gelmiş olmalıydı göğün ak kanatlılarıbeni alıp götürmedi, neden bu sabah sularsahi, unutmuşum, güneşimi vurdular denize düşerken gördüm aldırmıyordu insanlarbulutların arasından yuvarlandı koyaönce burna çarptı çığlık çığlığa kayalıklarsonra can havliyle devrildi suyaah…bayram etti cümle balıklarama bir gariplik …
Şub 23
Önden Yırtılan Gömlek
Ferisiler, senin elinle her yerdeİsa’yı çarmıha geriyorlar, Amerika;Sen de, utanmadan seyrediyorsun olanlarıYüzünü gizleyerek lobide, gazetenin arkasında.Gergedan derisinden mi yüzün senin,Fil derisinden mi, nedir?Kör müsün, sağır mısın yoksa, sen Amerika? Kuyu diplerinde kervan bekleyenGenç kardeşlerinin ve uzak kuzenlerininYeniyetme demokrasi taleplerineHesapsız kol kanat gerenBir Kenanlı Yusuf olabilirdin oysaKahire’de, Gazze’de, Dimeşk’teVe dünyanın her yerinde, sen Amerika. İnsanlığın büyük …
Şub 23
Karabağ Şikestesi
I. Bilirsin kırık dökük hayatımız bizim, Karabağ şikestesi gibidir. Bir çığlık fışkırır birden, Neşeli ara nağmelerden. Ben, ara nağmeler sürerken Anlıyorum ki, gitmeliyim… Düşsel bir kervanın dev develeri, Evin önünde çökmüş Kapıcıyla lafa dalmış kafilesalar Artık tereddüde mahal mi var? Sevdiklerimin anılarından döktürdüm Kervana armağan bir çan, Melamet hırkasını giyerek eynime, Ne yüreğime ne beynime …
Şub 23
Ey Zaman Kuşu
Hangi yöne uçsan kırık kanatlarınla,bil ki ardındayız biz de o yaralı geyikle.Birkaç kişi, yaprakları sararmışeski kitapların içinden.Her şey ezberimizdelanetlilerin lanetlediği ölümsüz metinlerden.Sızan ışığın alacaaydınlığında,unutulmuş hücrelerin yosunlu duvarlarınahem düşlerimin haziran güneşi yansıyor,hem de dışarda savrulan kar. Cevat Çapan
Şub 23
Biliyorum Gelmeyeceksin
Her gece bu geç vakit Ne işim var sanki sahilde Senin gelmeyeciğini bildiğim halde Umutla, saatlerce beklemek niye Sebebi yıldızları izlemek isteyişim mi Yada arzuluyor olmamdır, hayalinle öpüşmeyi Anılar de, özlemek de ne dersen de Nafile umutlar hüzünle perde, perde El ele gezdiğimiz günler yok artık Bizim sahil hep bildiğin gibi Gökteki martılarda aynı canhıraş …
Şub 23
Ağulu Mantar
Yağmur bir adım ötemizdeKabarmış ağulu mantar Sessizliktir ateşin yanındaki kütükSuyun ışık değmiş kabuğu Sen tane tanesin sevgilimDenizim ben batık aşklarla dolu Melih Cevdet Anday
Şub 23
Karina
lanetli bir gemiydim her limanda bir cüzamlı beklerdi beni başımda bin bir hayalet sevgilim ölü tekne kırık omurgasıyla uzanırdı kumsalda ben ona korsan masalları anlatırdım o bana yağmalanmış bedenini üzülürdüm o zaman üşüyen bir çocuk eliyle arteneden indirip yelkenimi çekerdim üstüme lanetli bir gemiydi soylu bir dragon gibi yanımda dünya güzeli filikalar yok boynumda yağlı …