Kategori: Türk Şiiri

Andelîb-i Gûyânın Yolculuğu Olarak Aşk

Biz güzellersiz olmazız Ahmed Bülbülüz gülsitânsız olamasız Ahmet Paşa Dede Efendi’nin güfte yazarını bilmediğim hicâz yörük semâisinin sözlerinin bir bölümü şöyle: Yine neş’e-i muhabbet dil-u cânım etti şeydâ Yine bezm-i ayş-u vuslat edip ehl-i aşkı ihyâ Aman ey gül-i nihâlim beni eyle vasla şâyân Sana cân-ü dil fedâdır gönül andelib-i gûyâ Muhabbet neş’esi, muhabbet gibi …

Devamını oku

Kırgınlığım Bir Bayrak

Kırgınlığım bir bayrak, çırpınıyor içimdeEtekleri tutuşmuş akılsız gelinciğim.Dışına atıldım ben hüznün de sevincin deBir kıyıya bağlanmış boş bir sandal gibiyim. Çizgili ak mermerden onur yontusu alnınGölgelenmesin diye kendi özel tanrımaYalvardım gecesinde bu bitmez karanlığınAvuç avuç yıldızlar saçtım ayaklarına. Güz yaprakları gibi çiğnettin temizliğiÇürüdü göğsündeki iki küçük böğürtlen,Yazık, acılar bile bırakıp gitti seni.Oysa ki pırıl pırıl …

Devamını oku

Uzak Fırtına

i. uzak fırtınakorkuyorumsenden sensizlikten korkuyorum denge gibi gözüken dengesizlikten uzak fırtına anlamıyorum nasıl bu denli uzak bu denli yakın ve lazerlerin uçuşu leyleklerin uçuşu gibi bir imge hep fırtına habercisi seninle gelen gözyaşı dökülmeyen bir umutsuzluk buyaşam sularının buza kestiği beyaz ince bir şey diyorum beyaz ince bir şey o cam cam cambendeki selintiler ve …

Devamını oku

Suyum Unum Buğdayım

Ben bir iyiliğim, diyorum Yitiklik duygusundan doğan. Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım Güzelliğimi. Seçilmiş bir yalnızlığın içinden Seslenirim mahcup ve özgür; Sevdiği herkesi bir kedere Dönüştüren kalbimle. -Karlı bir boşluğa inen gece Çocuk kalır odamın yanında.- Kalabalığı kanıt gösteririm Kalabalığın kendine: Hiçbir yakınlık hiçbir hayale Su taşımaz Buğday olmaz Un vermez… Kendini sevmeni süsleme Diyor, kitaba …

Devamını oku

Üstad Necip Fazıl’ın Çile’hanesinin penceresinden şiir denizine yansıyan yakamozlar

BÜYÜK RANDEVUBüyük randevu… Bilsem nerede, saat kaçta?Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta? MESAFEBu ne hazin mesafe iki ten arasında;Bir hali dinleyenle dinleten arsında… AZİZ EŞYASırma renginde pislik, dünyanın süsü püsü.Bende tek aziz eşya annemin baş örtüsü… KALMADIBu kasvet dünyasında kalmadı özlediğim,Namaz vaktinden başka , ânını gözlediğim… SAHTE KAHRAMANBize kalan aziz borç asırlık zamanlardan;Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan!!… …

Devamını oku

Çalı Çit Bahçe

sürdürüyoruz oyunu. ben karanlık bir dağdan iniyorum o, dudaklarında mevsimsiz iki gelincik çıkıp geliyor çalıların ardından her zaman bir çit aramızda yürüyoruz şehre doğru dizlerinin üstünde bir çanta omuzu yaz hırkalı hayatın ucuna ilişir gibi oturuyor bahçe sinemasında acılannı boyuyor duvardaki kadınla filmi ellenyle seyrediyor düşmekten korkar gibi elimi arıyor karanlıkta yüzüme bakıyor arada bir …

Devamını oku

Eskiler Alıyorum

Eskiler alıyorum Alıp yıldız yapıyorum Musiki ruhun gıdasıdır Musikiye bayılıyorum Şiir yazıyorum Şiir yazıp eskiler alıyorum Eskiler verip Musikiler alıyorum. Bir de rakı şişesinde balık olsam Orhan Veli Kanık

Güneşimi Vurdular

dalgalar sırılsıklam, dökülmüş elleri kollarıyorgun argın, güneşi kıyıya sürüklüyorlarkıran kırana vuruşuyor hüzün mavisi ışıklarııskalayan tüm kurşunlar onda karar kıldılarçoktan gelmiş olmalıydı göğün ak kanatlılarıbeni alıp götürmedi, neden bu sabah sularsahi, unutmuşum, güneşimi vurdular denize düşerken gördüm aldırmıyordu insanlarbulutların arasından yuvarlandı koyaönce burna çarptı çığlık çığlığa kayalıklarsonra can havliyle devrildi suyaah…bayram etti cümle balıklarama bir gariplik …

Devamını oku

Önden Yırtılan Gömlek

Ferisiler, senin elinle her yerdeİsa’yı çarmıha geriyorlar, Amerika;Sen de, utanmadan seyrediyorsun olanlarıYüzünü gizleyerek lobide, gazetenin arkasında.Gergedan derisinden mi yüzün senin,Fil derisinden mi, nedir?Kör müsün, sağır mısın yoksa, sen Amerika? Kuyu diplerinde kervan bekleyenGenç kardeşlerinin ve uzak kuzenlerininYeniyetme demokrasi taleplerineHesapsız kol kanat gerenBir Kenanlı Yusuf olabilirdin oysaKahire’de, Gazze’de, Dimeşk’teVe dünyanın her yerinde, sen Amerika. İnsanlığın büyük …

Devamını oku

Karabağ Şikestesi

I. Bilirsin kırık dökük hayatımız bizim, Karabağ şikestesi gibidir. Bir çığlık fışkırır birden, Neşeli ara nağmelerden. Ben, ara nağmeler sürerken Anlıyorum ki, gitmeliyim… Düşsel bir kervanın dev develeri, Evin önünde çökmüş Kapıcıyla lafa dalmış kafilesalar Artık tereddüde mahal mi var? Sevdiklerimin anılarından döktürdüm Kervana armağan bir çan, Melamet hırkasını giyerek eynime, Ne yüreğime ne beynime …

Devamını oku