Sen de bilirsin hüznün incelmişliğini,Fırınında değil, mezecilerinde bulunur kalbimizin, Oysa keder, kara ekmek gibi zorunlu nerdeyse…Senin verdiğin hüzün kedere dönüşüyor gitgide.Sabah güneşi vuran doruklardan,Pembe rengi sildim şimdiki halde…Tipiyi çağırdım, göz gözü görmesin yine.Gözlerime ilgisizlik bulutları ardından,Kış güneşi gibi soluk, serin bak.Her zamanki bakışınla muhakkak,Özlem bulutu çözünür, taşkın olur.Sabah güneşi vuran doruklardan,Pembe rengi sildim bugünlerde;Dağdan kereste …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
…Ve Çocuğun Uyanışı Böyle Başladı
Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor Acıyı ve insanlığı çocuklar Böyle dayanılmaz kıldılar ve yeni suları Onların bilgileri getirdi Elleri önlerine bağlı – duruşları Omuzlarından göğüslerine doğru kıvrık ve yumulu Yaşarlar ebedi göz ve ölümsüzlük aşısı yapan kitabı Ki şimendifer Nasıl peşinden koşturursa katarları yolcu kutularını Oralarda civarda Böcekler sürüngenler bulunan kırda Dönen çember – …
Şub 23
Her Yeni Yaş İçindir
Beni bundan böyle Beklese-beklese Hüzün bekler, Çağırsa-çağırsa Hüzün. Neden mi? Neden olacak.. O kadar gezilip görüldü ki… Hep ben bir şeyden, Bir yer’den Bir kimse’den uzaktaydım Ve kendimden. Ölüm beklemez beni.. Çünkü, ben gene de Bir şeye, Bir yer’e Ya da bir kimseye giderken de Kendimden uzakta olacağım. İşte Bunun adı hüzündür. Özdemir Asaf
Şub 23
Mor Rüya Barı
Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünüVe içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zamanSen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirirSen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsınAkan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyenEllerin karanlığın penceresini kapatan bir kalp gözü sabahıEllerin aşk kurabiyeleri yapan mükemmel bir …
Şub 23
Dalgınlık
Bir pencere açıldı kitabımın sayfasındaEl sallayarak sen göründün,Satırlar takım takım evinin önündeNe güzel bu küçük askerler…Fakat kayboluyorsun penceredenŞimdi ağlıyor bütün harfler… Sonra birden beliriyorsunElinde nakışlı mendilin, gülümsüyorsunVe başlıyorsun konuşmağaSesin ağlamaklı,Sesin yumuşak,Anlattıklarına karışıyor kitabın anlattıkları.. Nahit Ulvi Akgün
Şub 23
Her Şey Yerli Yerinde
Hiçbir şey değişmeyecek o günGöçüvereceksin bu insan kalabalığındanGelmemiş gibi olacaksın dünyayaSanki bu odada sen oturmadınSen giymedin bu elbiseyiAğlamadınGülmedinYemedin bu ağacın meyvasınıBütün maceranBir varmışBir yokmuş Nahit Ulvi Akgün
Şub 23
Kadeh
Burası dalyan kahvesiOrtalık süt mavisiApostol bu ne biçim meyhaneTabağımda bir bulutKadehimde gökyüzü Oktay Rıfat Horozcu
Şub 23
Tecelli
Nedir bu benim çilemHesap bilmemMuhasebede memurumEn sevdiğim yemek imam bayıldıDokunurBir kız tanırım çilliBen onu severimO beni sevmez Oktay Rıfat Horozcu
Şub 23
ağır çiçekli ıhlamur ağacı
ölüme ne kadar yakınunutulmaz çocukluğumunağır çiçekli ıhlamur ağacı Yelda Karataş
Şub 23
Aşk Rahmettendir ..!
Aşk rahmettendir demişti adam …Rahmet gibi gelmişti bu sevda bozbulanık dünyasına hiç ummadığı bir zamanda ,Sonra dünyanın bile kulağını sağır eden bir sükutla,Aşk rahmettendir dedi kadın …İçlerine attılar sonra büyüsün diye bu mucizevi sevdayı …İnatla severdi herkes, ben inançla sevdim dedi adam..!sonra sesine ses kesildi kadın,ince ve daha dünya görmemiş sesiyle anlattı dünyasını,narin ellerinde tutmakta …