Kategori: Türk Şiiri

Tütün Közü

kuşlar bile sökün ettiviran ikliminizebağışlayın gelemedimtel boyusınır taşıkoca deniz.. .Vah çocuklar vahbeni beklemediniz deprem iştetuz bile sarsılıyorekmek içindeyel vurmazrüzgar almazbir akrep yastığımdadüşler hayra yorulmaz böyle mi morartırmışev bildiğiniz tuzak?yılan bileterk etti deliğiniaman ne de şirinmişcanım uykularınızvah çocuklar vahkalkıp kaçamadınız fidan bu nasıl dayansın taşa, betona?Kim bilir ne incindinizkandan beter kırmızıgül goncası ağzınızvah çocuklar vahçürük yumurta …

Devamını oku

Çıplak Kal

nicedir dokunuşlar çakmaktaşı bu iklimdegülüşler günahtan gerdanlıksevişmeler göz yordamıçıplak kalbir çift güvercin olsun memeleringagasında göç külfeti, aşk kırıntısıbeni işgal etsin, çıplak kal şimdi susam kavrulu bizim ordamavi yarpuz şimdibuğday kırılır bizim ordaakşam alacası şimdinarin ceylana buz rengi bir dağgölübenim içim kor korkızıl kor küfürbaz kalkıyorumayıp sinmiş her masadantürünü bilmediğim bir kuş oluyorumkanatlarım gök yorgunu, tünek …

Devamını oku

Saçlarını Sancıma Sür

yine güze, kahrolası yine güzyapraklar yapraktan çoksallanan ellere benziyormerhabasız elvedasız sallanan ellere yaz gibi uzadıkça bacakları düşlerinkekeme bir mum fitilinden sarsılıyorgeri gelmez biliyorum, geçti gittianılar ırgatı bir hüzün kaldı gerideyıllar göldü ben fildim, içtim bitti doğrultusu gammazlanmışbir çocuk eşkıyayımeti sedef egzeması, saçları lastik kokusuve sen, karşı kaldırımda kanayan bir gülbulut üstünde yarısı, yarısı ölüm korkusu …

Devamını oku

Dağçiçeği Sağanağı

kızım benimen güzel şiirimkırık kapımdan içeridağçiçeği sağanağıhoş geldin kalbim artıkağzın kadar narinve ince dudaklarındanbabamı vuranı bile affettimnolur taşa değmesinayağı oğlaklarınmartılar ah martılarkırılmadan kanatlarıçıkabilse fırtınadan tarihten eski bir müjdedirbu caniçi felsefebu kısmet bu bereketbu şaşkın matematikneye dokunsam beş parmak yeşilbir artı bir üç ettik kızım benimen güzel şiirimkırık kapımdan içeridağçiçeği sağanağıhoş geldin Hamdi Özyurt

Değişen

sen bana daha az acırbeni daha çok severdin eskidenyıldız düşerdiöpüştüğümüz taraçayayavru ağzı bir sızıbırakırdı dişlerin adını bilmediğimbir çiçeğe benzerdinhani sularda açanuğruna ölünesiakşam akşam ay tozundabulanırdı ellerinçarpıntı kuşlarıydıgöğsünde biryerlerin bulutlar ertelese yağmurlarınısafi karanfil kokardı gecelerbir gözün sevinçten ağlardıbir gözün üzünçtenhüznünde kol kolamandolinli öğrenciler şimdi en sevdiğim tabloduvara dönükmeğer yanarken yürürmüş ormanmeğer unutkan bir kıvılcım kalırmıştalan hızıyla …

Devamını oku

Her Yeni Yaş İçindir

Beni bundan böyle Beklese-beklese Hüzün bekler, Çağırsa-çağırsa Hüzün. Neden mi? Neden olacak.. O kadar gezilip görüldü ki… Hep ben bir şeyden, Bir yer’den Bir kimse’den uzaktaydım Ve kendimden. Ölüm beklemez beni.. Çünkü, ben gene de Bir şeye, Bir yer’e Ya da bir kimseye giderken de Kendimden uzakta olacağım. İşte Bunun adı hüzündür. Özdemir Asaf

Mor Rüya Barı

Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünüVe içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zamanSen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirirSen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsınAkan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların Ellerinde lirik telaş, ellerin gökkuşağı olmalı renkleri üzmeyenEllerin karanlığın penceresini kapatan bir kalp gözü sabahıEllerin aşk kurabiyeleri yapan mükemmel bir …

Devamını oku

Kadeh

Burası dalyan kahvesiOrtalık süt mavisiApostol bu ne biçim meyhaneTabağımda bir bulutKadehimde gökyüzü Oktay Rıfat Horozcu

Tecelli

Nedir bu benim çilemHesap bilmemMuhasebede memurumEn sevdiğim yemek imam bayıldıDokunurBir kız tanırım çilliBen onu severimO beni sevmez Oktay Rıfat Horozcu

ağır çiçekli ıhlamur ağacı

ölüme ne kadar yakınunutulmaz çocukluğumunağır çiçekli ıhlamur ağacı Yelda Karataş