Kategori: Türk Şiiri

Öğle Sonu

Titriyor sazan balıklarıSuyun altındaDaha altında suyun saçları kesikBir kızın yürüyüşüGök bulanık ağlarken. Kırlangıç tarlaya yaslanmışBuğday giyinmiş duruyorTuğla yüklü bir arabaGeçiyor yoldanGöğsünde kırlangıcınTuğlaların iniltisi. Öğle sonu yaşlılıktır biraz. Edip Cansever

Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir

Gah sakisi gehi sagarı geh badesi yokGörmedim meclis-i maksudu tamam amade Gonca gülsün gül açılsın cuy feryad eylesinSen sus ey bülbül biraz gül-şende yarim söylesin Habda busesin almak nice mümkin ziraBusenin sayesi ruhsarına düşse uyanır Ey meh leyal-i vesvese-hiz-i firaktaSen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir Peyam-ı lutf kim cana leb-i canandan geldiNesim-i can-fezadur canib-i gül-zardan …

Devamını oku

Avara

anımsıyor musun?bir çetemiz vardı: Vahşi Siyah Atlar ısmarlama serserilikler yaşardık kimseden bir şey demeden kaçıp gitmeler gibi sokaklarda sabahlamak, parklarda yatmak yabancıları mahalleye sokmamak gibi Ve bir gün gideceğimiz bir Amerika vardı herkesin bir Amerika’sı vardı o zamanlar herkes gece istasyonlarında kendi Amerika’sını aradı kısık ışıklı arkadaş odaları plağın bir yüzünü kaplayan uzun parçalar eşliğinde …

Devamını oku

Kıyıdaki Elma’ya Bir Ses

ey canımın güftesi, eylülün ikinci haftasıydı o sırabana gülümseyerek getirdiğin bir bardak suydu o sıra hatırla denize hiç bakmadık çünkü kıyısındaydıkbir elma kendi kendine büyür dururdu o sıra bir kıyı ikindisiyle bir elma öyle kendiliğindenbüyürler bir öfkenin ya da bir dağın yanısıra bir kıyının beslerliği bir elmadan ayrılmaz gibi amaelma soğuk bir kış akşamında bile …

Devamını oku

Biliyorum; çıkıp geleceksin

Biliyorum; çıkıp geleceksinserin bir bahar akşamı üstelik saçların ağarmış sesin kırık dökükgözlerinde buruk ama sevdalı o bakış…-başka baharda kalmış heveslerinolsun varsın kim kusursuzki ! bilirsin-yorgun ve suskun çizgilerinelinde bin yıllık valizin biliyorum geleceksin henüz açmamış olacak hanımeline begonvil ne portakal çiçeklerikokun dağılacak önce bahçeyeiçimde kadınlar neş’eyle susacak tıpkı o şarkıdaki gibi;biliyorum bir gün çıkıp geleceksin …

Devamını oku

köşe taşı

öylesine çekip gitmiş olmayacaktıbir sürü şey yaptı; her gün suladı diktiği sardunyayı… sardunya hiç açmadıolsun varsındı helva dağıttı her ağustos’ta doğmamış bir kız içintanımadığı komşularayas tuttu ağladıoradaydım gördüm benağustos’ta hep karardı imzasız şiirler yazdı açık saçıkâşık oldu durduk yere bir çocuğabeyaz bir kâğıda yazdı usulca adınıhem uzundu adı hem kısacık en çok çingeneye kızdı hayattaçocuk …

Devamını oku

Hançerin Sapı

Bekliyorum kaç zamandır;Uykusuzum, sabırsızım. Başımı acıtıyor Geceleri yastığım. Dilim kurumuş Bir su yatağı Katı sözcüklerle Dolu tozlu ağzım. Bakıyorum eski Fotoğraflara. Hafız Burhan dinliyorum Taş plaklardan. Bir pencere çarpıyor Viran yüreğimde Sıvalar dökülüyorPervazından. Dörtnal giden Ürkek bir attan Düşüyorum da sanki Takılı kalıyor Ayağım üzengiye. Sürükleniyorum Sırtüstü Çalılar, dikenler içinde. Mevsim kışa dönüyor Hızar sesleri …

Devamını oku

Beyaza Dönsün Diye Devran

Yanlış susuyorsun – gözlerin ağıt –maviye bak. Bir bugün mü , başında bunca bela. Hatırla , bulut değildi , umut hiç değil üstümüze abanan – isli duman. Biz ki milattan önce , milattan sonra acı kara yıllar devşirdik sabırla beyaza dönsün diye devran. Kimi zaman bir çığlıkla çıktık , çığ altından bir çığlıkla yıktık surları …

Devamını oku

…Ve Çocuğun Uyanışı Böyle Başladı

Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor Acıyı ve insanlığı çocuklar Böyle dayanılmaz kıldılar ve yeni suları Onların bilgileri getirdi Elleri önlerine bağlı – duruşları Omuzlarından göğüslerine doğru kıvrık ve yumulu Yaşarlar ebedi göz ve ölümsüzlük aşısı yapan kitabı Ki şimendifer Nasıl peşinden koşturursa katarları yolcu kutularını Oralarda civarda Böcekler sürüngenler bulunan kırda Dönen çember – …

Devamını oku

Bir Olay: Ruhi Bey ve Gülcünün Ölümü

Bir kara parçası sanır insanDüştü mü başı derdeKendini açık denizlerde. Şimdi bir kıyı bile değilBir ufuk çizgisi bile değilYalnızca ölüSabaha doğru yağan karın altındaKıvrılmış kalmışBesbelli tutunmak istemiş boşluğaKolları havadaSıkmış avuçlarıyla bir demet gülüYayılmış gövdesine bir gülümsemeVe çevresineTaş binalara, karanlık pencerelereKefeni kardan ve gülden. Polis arabası kapıya geldiği zamanGiyimevlerini, mezecileri, postaneyi geçerek geldiği zamanArka sokaklardaki birkaç …

Devamını oku