Sevgilim, ömrü derdim gibi bitmeyesi,
Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi.
Bir göz atıverdi bana geçip giderken:
İyilik et denize at mı demek istedi?
Ömer Hayyam
Geçen bahar, Bosko & Admira’nın hikayesi
en önemli medya olayıydı.
Saraybosna’yı terk etmeyi planlamışlardı.
şimdiyle gelecek arasındaki
köprüyü geçerek. Oysa gerçekte
öbür kıyıda olan geçmişti.
Bosko & Admira öldüler
köprünün ortasına ulaşamadan önce
Milstein’ın köprü üzerinde cansız yatan iki sevgiliyi gösteren fotoğrafı kısa sürede dünyaca tanınan bir kareye dönüştü. Özellikle Reuters muhabiri Kurt Schork, dört gün sonra yayımladığı ve “Saraybosna’da Romeo ve Juliet” başlığını taşıyan haberiyle bu hikâyeyi tüm dünyaya duyurdu.
“Birbirlerine işkence ediyorlar sakatlıyorlar
sessizlikle sözcüklerle”
Burada dikkat çekici olan, şiddetin yalnızca fiziksel olmamasıdır. “Sessizlik” de “sözcükler” kadar yaralayıcı olabilir. Konuşmamak, görmezden gelmek, sevgiyi esirgemek ya da aşağılayıcı sözler söylemek aynı ölçüde yıkıcıdır. Şair, psikolojik şiddetin görünmez ama derin etkisini yalın bir dille ortaya koyar.
bense oturuyorum
ayaklarım taş kesilmiş
kucaklayıp uzaklaştıramıyorum onu
kaldıramıyorum
o daha hafifken bir iç çekişten
düşmeye yatkın biridir şair
ve ayağa kalkabilen biri
çekip gitmeye çalışan biridir şair
ve bir türlü gidemeyen biri
Şub 23
Sevgilim, ömrü derdim gibi bitmeyesi,
Bu sabah bütün cömertliği üstündeydi.
Bir göz atıverdi bana geçip giderken:
İyilik et denize at mı demek istedi?
Ömer Hayyam
© 2026 Şiir Antolojim.
Made with by Graphene Themes.
