Şiir Antolojim | Türk ve Dünya Şiirleri
"Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum..."
Günün Şiiri
Rastgele Seçki
Seni sevene sende sevgini açıkla
Şair: Hz. Muhammed S.A.V.
Seni sevene sende sevgini açıkla, çünkü sevene sevgi izhârı, aradaki sevginin derinleşmesi ve devamına sebeb olur.
Hz. Muhammed (s.a.v.)
Son Eklenen Şiirler
ŞİİRİN BEDELİ
Şair: Nazir Akalın
Adımızı anmaya veya kaynağını zikretmeye gerek görmeksizin, Harman dergisinin 15. Sayısında yayınlanan "Yürekte Büyüyen Eylem" başlıklı şiirimizdeki "şâirsem bedelini ödedim" mısraını ele alan ve Üç Noktanın Söylediği isimli kitabında tenkîd eden Ahmet Turan Alkan Beyefendi, öteden beri yazılarını döne döne okuduğumuz ve takdir ettiğimiz bir 'muharrir-i hûb-tahrîr'dir. Adını andığımız 'girân-baha' kitabının 142. sayfasında "Şiirin Bedeli Ne ki?" sorusuna bizim mısramız sathında cevap arayan 'mu-harrir'imiz diyor ki: "Adam, "şairsem bedelini ödedim" diyordu. Bilenlere sordum; hapis yatmıştı, acı çekmişti ve şiiri ciddiye almıştı. Bunun hakikaten iyi şiire bedel olup olmayacağını düşündüm; karar veremedim. Şiirin bedeli nedir ki ey okuyucu? Öde-mek zorunda olduğun bedel, aslında müphemin kesâfetini artırmak için kendine ve okuyucularına eza etmek değil, mânâyı, icazı ve aleniyeti feth ve şerhden ibarettir." Kurduğu hüküm cümlelerine tamamen katılmakla beraber, üzülmekle görmekteyiz ki, sayın Alkan şiirimizin şeklî yoğunluğunu aşıp da bir türlü muhtevasına erişememiş ve bizi 'eza' makamında görmüş. Muhakemesinin ve kavrayışının kudretinden kesinlikle emin olduğumuz sayın Alkan'a bir gün o şiiri yorumlamak üzere ziyaretine gideceğimizi vaad ederek şimdilik bir iki noktaya işaret etmek istiyoruz:
Bizim o mısrada vurgulamak istediğimiz şiirsel arkaplânlardan biri, şairin söylediklerinin yaşadıklarının içinde, yaşadıklarının da söylediklerinin içinde olmasıdır. Ben yaşadığımı yazdım, yazdığımı yaşadım. Ama önce yaşadım, sonra yazdım. Ve yazdıklarımın, hayatımın başka karelerinin çağrışım alanına giren diğer buudlarını da, yaşadıkça idrak ettim. Hayatta neyi yaşadımsa, neyi söyledimse, bedelini ödedim. Yani hayat benden, bana verdiklerine karşı hep bir diyet istedi ve bunda direndi. Daha çocuk yaşlardayken devlet eliyle kulaklarımı çekti ve kızarttı. '80'in yaprak dökümünde içine dahil bulunduğum bahtsız kuşakla beraber bir Eylül kasırgasına yakalandım. 81'in Kasım'ında laikliği ihlal ettiğim gerekçesiyle tutuklandım ve fişlendim... Halen daha fişliyim. Böyle bir dönemden geçtikten sonra attığım her adım, yazdığım her yazı mahkemelik oldu.
Müslüman olmanın, insan olmanın her toplumda bir bedeli vardır. Bu bedeli ödemeden 'feth'ini ve 'şerh'ini istediğin 'aleniyet'in hakikî ve hasbî karşılığını bulamazsın! Taşlanacaksın, toplumundan sürgün edileceksin, tecrit edileceksin, yanardağlar içinde büyüyeceksin! Bütün bunlar, söyleyeceğin sözü söylemen için birer bedeldir. Bu bedeli ödemeden söyleyemezsin!...
Bizim o mısrada vurgulamak istediğimiz şiirsel arkaplânlardan biri, şairin söylediklerinin yaşadıklarının içinde, yaşadıklarının da söylediklerinin içinde olmasıdır. Ben yaşadığımı yazdım, yazdığımı yaşadım. Ama önce yaşadım, sonra yazdım. Ve yazdıklarımın, hayatımın başka karelerinin çağrışım alanına giren diğer buudlarını da, yaşadıkça idrak ettim. Hayatta neyi yaşadımsa, neyi söyledimse, bedelini ödedim. Yani hayat benden, bana verdiklerine karşı hep bir diyet istedi ve bunda direndi. Daha çocuk yaşlardayken devlet eliyle kulaklarımı çekti ve kızarttı. '80'in yaprak dökümünde içine dahil bulunduğum bahtsız kuşakla beraber bir Eylül kasırgasına yakalandım. 81'in Kasım'ında laikliği ihlal ettiğim gerekçesiyle tutuklandım ve fişlendim... Halen daha fişliyim. Böyle bir dönemden geçtikten sonra attığım her adım, yazdığım her yazı mahkemelik oldu.
Müslüman olmanın, insan olmanın her toplumda bir bedeli vardır. Bu bedeli ödemeden 'feth'ini ve 'şerh'ini istediğin 'aleniyet'in hakikî ve hasbî karşılığını bulamazsın! Taşlanacaksın, toplumundan sürgün edileceksin, tecrit edileceksin, yanardağlar içinde büyüyeceksin! Bütün bunlar, söyleyeceğin sözü söylemen için birer bedeldir. Bu bedeli ödemeden söyleyemezsin!...
05.08.2026
Oku
ALACATLI, GÜZEL ADAM BİZİ BIRAKIP NEREYE?
Şair: Nazir Akalın
ALACATLI, GÜZEL ADAM
BİZİ BIRAKIP NEREYE?
kaçarken yakalar bir el amansız...
BİZİ BIRAKIP NEREYE?
kaçarken yakalar bir el amansız...
04.08.2026
Oku
Nazir Akalın: Şiirle Ödenen Bir Hayat
Şair: Nazir Akalın
Nazir Akalın: Şiirini Hayatının Bedeliyle Yazan Şair
Nazir Akalın, Türk şiirinde uzun süre gerektiği kadar konuşulmamış, fakat şiirine ve hayatına birlikte bakıldığında kendi döneminin dikkat çekici şairlerinden biri olduğu görülen isimlerden biridir.
1 Şubat 1964'te Erzurum'da doğdu. 12 Aralık 2002'de, henüz otuz sekiz yaşındayken Ankara'da hayatını kaybetti. Ardında iki şiir kitabı, bir poetika/deneme kitabı, araştırmaları, gazete ve dergi yazıları, çevirileri ve tamamlanamayan akademik çalışmaları kaldı....
Nazir Akalın, Türk şiirinde uzun süre gerektiği kadar konuşulmamış, fakat şiirine ve hayatına birlikte bakıldığında kendi döneminin dikkat çekici şairlerinden biri olduğu görülen isimlerden biridir.
1 Şubat 1964'te Erzurum'da doğdu. 12 Aralık 2002'de, henüz otuz sekiz yaşındayken Ankara'da hayatını kaybetti. Ardında iki şiir kitabı, bir poetika/deneme kitabı, araştırmaları, gazete ve dergi yazıları, çevirileri ve tamamlanamayan akademik çalışmaları kaldı....
04.08.2026
Oku
akşam ve balkon
Şair: Hilmi Yavuz
akşam kayboldu balkonda; -iyi! bense sanki odalarda gibiyim; ev içleri dâimâ hüzünlü olur; öyleyse o ev içlerinden biriyim...
gölgesi kendine çeker ağacı; belki aşktır, şimdi balkonda olmak! theseus ne istedi ariadne'den? ve dolaşır labirentte yumak...
balkonu nasıl da kaybetti akşam! julien ne söyledi madam renal'a? işte bir şey gidiyor, söyler misiniz, kim yol gösteriyor bu akşamlara?...
gölgesi kendine çeker ağacı; belki aşktır, şimdi balkonda olmak! theseus ne istedi ariadne'den? ve dolaşır labirentte yumak...
balkonu nasıl da kaybetti akşam! julien ne söyledi madam renal'a? işte bir şey gidiyor, söyler misiniz, kim yol gösteriyor bu akşamlara?...
03.08.2026
Oku
03.08.2026
Oku
akşam ve Lavinia
Şair: Hilmi Yavuz
ağacı ben açtım, nehri ben örttüm; sandığa kaldırdığım şu son yaz var ya, işte onu aldım, akşama gittim: 'varolmak bu!..' dedi, dedim: 'hangisi?' dedi: 'şu az ötedeki sardunya...'
ay uluyor, kurt ışıdı, tersine dönüyor dönmesine, akşam ve Dünya... bir yolu yitirdim, bir yolda yittim, beklerken... ağaca girdi birisi; biri de girmemiş gibi yaparak, güyâ...
yüzüme bak, hüzüne bakmış olursun! şiir: baba belli değil, annesi rüyâ... son yaz gelir, çocuğunu öldürür; medea'yı bir gül öper soldurur ve bir aşka adını verir lavinia......
ay uluyor, kurt ışıdı, tersine dönüyor dönmesine, akşam ve Dünya... bir yolu yitirdim, bir yolda yittim, beklerken... ağaca girdi birisi; biri de girmemiş gibi yaparak, güyâ...
yüzüme bak, hüzüne bakmış olursun! şiir: baba belli değil, annesi rüyâ... son yaz gelir, çocuğunu öldürür; medea'yı bir gül öper soldurur ve bir aşka adını verir lavinia......
03.08.2026
Oku
akşam ve yazmak
Şair: Hilmi Yavuz
akşam yazmaktır kendi kalbine, dâimâ o yoksul sardunyaları; sen gel de şiirle sar dünyaları bir öyküyle çözecek olsan da yine
vur yola, durmadan, sırtında ağır bulut giysileri... sonyaza bürün! her zamankinden daha çok bugün uçar gibi gidiyorsun gövdene...
sınır ne? bir dene, nereye kadar? yazdığın akşamlara bir bak, göreceksin: sen sınırda oturan, sen, gideceksin akşamın en büyük Efendisi'ne......
vur yola, durmadan, sırtında ağır bulut giysileri... sonyaza bürün! her zamankinden daha çok bugün uçar gibi gidiyorsun gövdene...
sınır ne? bir dene, nereye kadar? yazdığın akşamlara bir bak, göreceksin: sen sınırda oturan, sen, gideceksin akşamın en büyük Efendisi'ne......
03.08.2026
Oku
akşam ve kalbim
Şair: Hilmi Yavuz
kalbim her şeyin sınırı olsa: ben nereye giderim, elden ne gelir? kendini akreplerle süslerken, kalbim, yine kalbim, o uzun şehir...
uçurum sır vermez, dâimâ kendini sorar: um oteli nasıl bir şeydir? bir kitap açılır, fırtına diner; akar lâmba, kanar duvar ve sedir...
hiç bir yere gitmek olmamalıdır; otur da akşamı kendine çevir... şimdi artık uzaklara gitmiştir, biraz önce nehre düşen ilk şiir......
uçurum sır vermez, dâimâ kendini sorar: um oteli nasıl bir şeydir? bir kitap açılır, fırtına diner; akar lâmba, kanar duvar ve sedir...
hiç bir yere gitmek olmamalıdır; otur da akşamı kendine çevir... şimdi artık uzaklara gitmiştir, biraz önce nehre düşen ilk şiir......
03.08.2026
Oku
Popüler Şairler
Edip Cansever
110 şiir
Şiir Antolojim
109 şiir
Turgut Uyar
99 şiir
Murathan Mungan
89 şiir
Haydar Ergülen
87 şiir
Şükrü Erbaş
81 şiir
Cahit Zarifoğlu
71 şiir
Hilmi Yavuz
71 şiir
Cemal Süreya
64 şiir
Cahit Koytak
63 şiir
Oruç Aruoba
63 şiir
Pablo Neruda
58 şiir
Ahmet Erhan
57 şiir
Birhan Keskin
56 şiir
Metin Altıok
46 şiir
Gülten Akın
46 şiir
Hüsrev Hatemi
46 şiir
Behçet Necatigil
45 şiir
Yahya Kemal Beyatlı
43 şiir
Bejan Matur
43 şiir
İlhan Berk
42 şiir
Louis Aragon
41 şiir
Özdemir Asaf
40 şiir
Furuğ Ferruhzad
37 şiir
Küçük İskender
37 şiir
Enis Batur
36 şiir
Cahit Sıtkı Tarancı
36 şiir
Can Yücel
36 şiir
Attila İlhan
34 şiir
Nizar Kabbani
34 şiir
Ahmet Altan
33 şiir
Lale Müldür
33 şiir
Behçet Aysan
33 şiir
Kategoriler
Altı Çizili Satırlar
250
Anason Kokulu Şiirler
69
Bercestem
135
Çeviri Şiirler
2126
Deneme
667
Genel
108
Haiku
167
Hayali Cihan Değer
346
İstanbul Şiirleri
174
Kar Şiirleri
73
Kur'an-ı Kerim
19
Mektup
37
Röportaj
59
Şiir
7265
Şiir Gibi
40
Şiir Sanatı
137
Şiirdir Baba
167
Türk Şiiri
5073
Yol Üstündeki Semender
82