Şiir Antolojim

"Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum..."

Günün Şiiri

Rastgele Seçki

Leyal-i Sahiriyyet

Şair: Celal Sahir

—Sahir, benimle gel, gecenin hâli pek güzel.
Çamlıkta nefti gölgelerin raksı pek şiir;
Bak kollarım nasıl mütehâlik, küşadedir,
Gel aşkımızla mezcedelim şiiri, haydi gel!

Geldim; rükûd-i leyl-i perişan eden sesin.
Hulyalarımla titredi, ah isterim ben.
Çıksın o ses semaya, bir ilham-i yasemen
Yüksekliğiyle sine-i encümde titresin.

Geldim, seninle kolkola…
—yok…
—leb belep.
—hayır…
—aguşuna gömülse vücudum pür iştiyak,
Gaşyolarak öyle çamların altında bir asır,

İster misin?
—ve bir daha artık uyanmasak;
Enzar-i Kehkeşan ile puşide, gizlice,
Olsak feda seninle bu çılgın teheyyüce!

Celal Sahir

Son Eklenen Şiirler

Ey Yakınan Kişi

Şair: İliyya Ebû Mâdî

Ey yakınan kişi! Neyin var ki böyle sızlanıyorsun?
Gerçekten hasta olsan hâlin nice olurdu?
Yeryüzündeki suçluların en kötüsü,...
29.07.2026 Oku
Gittin

Şair: İliyya Ebû Mâdî

Gittin… Günler gülüşümüzü de alıp götürdü,
Ruhun karanlıklarında adadığımız ne varsa yıkıldı.
Sustum; öyle ki sanki dünya hiç yaratılmamış,...
29.07.2026 Oku
Leylâ'ya

Şair: Es-Semehrî el-Ukaylî

Ey artık terk etmek zorunda olduğum ev! Ne seni unutabiliyorum, ne de yeniden sana uğrayabiliyorum.
Bir gece Leylâ bana geldi. Oysa ayağım, demir çivilerle sımsıkı perçinlenmiş ağır bir prangaya vuruluydu.
Eğer kurtulursam, ey Leylâ, nice yiğitler de ölümden kurtulmuştur. Yok eğer kaderin öteki yüzü gerçekleşirse, işte asıl korktuğum budur....
29.07.2026 Oku
Leylâ'ya Selam

Şair: Es-Semehrî el-Ukaylî

Selam söyleyin Leylâ'ya; bir vakit uğramıştı bana.
Düşmanların arasında olsa da, sözü yine bana değmişti.
"Leylâ ile avun," dediler....
29.07.2026 Oku
Uzaklara giden Leylâ'nın kervanı mı seni özleme düşürdü?

Şair: Abdullâh Bin Revaha

Leylâ'nın uzaklara göçen kervanı mı seni özleme düşürdü?
Evet; gözyaşlarımın serpiştirdiği hüzün göğsüme hâkim oldu.
Uzak diyarlara gidenlerin ardından ağladım;...
27.07.2026 Oku
Ve herkes eninde sonunda kendini bir şekilde masum görecek bir yol bulur

Şair: Nuri Bilge Ceylan

Doğu YÜCEL: "Filmlerinizde karakterleriniz kötümser, nihilist görüşler paylaşsa da Kuru Otlar Üstüne, üç karakterin bir arada dostça gezdiği aydınlık bir sahneyle ve Samet’in Sevim’e yönelik söylediği, umut vadeden sözlerle (bir mektupla) sona eriyor. Bir anlamda en karanlık filminiz belki de filmlerinizdeki en iyimser replikle kapanıyor. Buradaki kontrast mı sizi cezbetmişti?"
Nuri Bilge Ceylan: "Değişimler, dönüşümler, yeni başlangıçlar, katarsisler hayatta olan şeyler olsa da daha tipik olanın, daha renksiz olanın içinde bir cevher bulmaya çalışan sinema anlayışımla fazla uyumlu değil. Bir kere sondaki iç düşünceler bana hiçbir şekilde iyimser gelmiyor. Samet karakterini getirip bıraktığımız bu yeni duygu durumunun daha büyük belirsizlikler içeren çok daha karanlık bir bölge olduğunu düşünüyorum. Ona bir aydınlanma yaşatmak gibi bir düşüncem hiç olmadı çünkü bu gerçekçi gelmiyor ama geçen zamanın da yumuşatıcı etkisiyle, anlam vermekte zorlandığı birtakım belirsizliklere, ruhunu huzura kavuşturabilecek bir formülasyon getirme arzusunu göstermek istedim. Belki hatta biraz kendini kandırmak da zorunda bırakarak. Başka da çaresi kalmamış gibi. Çünkü genelde yaptığımız böyle bir şeydir ve herkes eninde sonunda kendini bir şekilde masum görecek bir yol bulur, ya da yaratır. Ama bu formülasyon bazen zihinde bir takıntı hâline gelmiş bir düğümü çözerek kaynağı belli bir problemi katlanılabilir bir forma sokarken, çok daha çözümsüz daha muğlak bir melankolinin kapılarını da aralayabilir. Bana burada olan, daha çok böyle bir şey gibi geliyor. Sondaki düşüncelerinin Samet’i getirip bıraktığı yer bana göre daha kaynağı belirsiz daha çetrefilli daha bulanık bir yer. Bu duygunun belirtileri hem sözlerde var hem de filmin son planında uçup giden kuşun ardından bakarken Samet’in yüz ifadesinde. Sıcacık güneş, dostane gezinmeler falan bir iyimserlik, bir kontrast duygusu veriyor olabilir ilk bakışta doğru. Ama dış görünüşteki olumlu ya da iyimser hava çoğaldıkça tüm bu güzelliklere tezat içte oluşan karamsarlık inadına çok daha karanlık çok daha yıkıcı bir kimliğe bürünmüyor mu? Kontrastı asıl burada görmek ya da göstermek bana daha trajik geliyor. Stavrogin’in tam da İsviçre’nin şirin bir vadisinde huzurlu bir hayat kurma hayallerinden bahsetmesinden, hatta Daşa’yı da orada birlikte yaşamak için davet etmesinden hemen sonra intihar etmesinde, daha doğrusu ancak bu olumlu hayallerle baş başa kaldığında intihar etme cesareti bulabilmesinde de benzer bir kontrast yok mu? Salt bu hayallerin ardından geldiği için bu intihar bana o kadar acı gelmişti ki ilk okuduğumda. Çünkü bu, insan ruhunda olup bitenlerin devasa büyüklüğü ve öngörülemezliği hakkında korkutucu bir duyguyla baş başa bırakıyor insanı."
Nuri Bilge Ceylan'ın bu cevabı, aslında sadece Kuru Otlar Üstüne filminin sonunu açıklamıyor; bütün sinema anlayışını, insan psikolojisine bakışını ve hatta Dostoyevski okumalarının sinemasına nasıl sızdığını da anlatıyor. Metni birkaç katmanda okumak mümkün....
27.07.2026 Oku
Neden Eve Dönmek İstemeyiz?

Şair: Şiir Antolojim

İnsanın Kendi Evine Yabancılaşmasının Hikâyesi
Akşam olur. Sokaklar yavaş yavaş boşalır. İnsanların adımları hızlanır. Herkes bir yere yetişmeye çalışır: bir kapıya, bir ışığa, bir sese, bir sofraya…
Çünkü insanın içinde çok eski bir çağrı vardır:...
26.07.2026 Oku
Döndüğün ev, her zaman bıraktığın ev değildir

Şair: Muhsin Kızılkaya

Ertuğrul Özkök'ün; Christopher Nolan'ın son günlerde bütün dünyanın konuştuğu “The Odyssey” filminin vizyona girdiği gün yayımlanan, Ege Denizi'nde “Homeros Rotasını” takip ederek çıktığı bir haftalık yolculuğu anlatan yazısını, iliştirdiği bir notla birlikte bana yollayan kıymetli Murat Ülker, belki de bu zamana kadar birçok kişinin aklına gelmiş ama pek sorduğuna rastlamadığım birkaç önemli soruyu arka arkaya sıralıyordu.
Murat Bey diyordu ki notunda: “Meşhur destanı, acaba kim, niye antik tarihin sayfalarından çıkarıp meşhur etti? Tarihte Yunanlılar, Helenler hakikaten anlatıldığı kadar önemli mi? Yoksa Mezopotamya’da da geçmişte benzer devletler ve halklar yaşamışken Helen ve Mısır’ın öne çıkarılışının bir başka sebebi var mı?”
Bu soruların dört başı mamur cevaplarının bende olmadığını elbette biliyordu Murat Bey. Peki, bildiği halde bu soruları neden bana soruyordu? Sanırım en büyük nedeni beni böyle bir yazıyı yazmaya teşvik etmekti....
26.07.2026 Oku
Rastgele Şiir
Sarkaç

Şair: Tekin Gönenç

az ötemde gemiler olur
gemilerde sen olursun
aklım bir sarkaç
döner durur ortalarda
Aşka Dair
Sana Aşık Olduğum Günler

Şair: Gassan Satar

Günaydın derdin dükkanlarını açan esnafa
Sesinin değdiği her insana aşkla bakardım
Sohbet ederdim ekmek parası derdine düşenlerle
Sana dair bir izin sevdasıyla
Yalnızlığa Dair
Kimin Var ki

Şair: Aziz Nesin

İnince trenden ya da uçaktan yalnızlığın
Sevinçle karşıla yanlızlığını garlarda hava alanlarında
Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yanlızlığınla
Ugurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara
Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye
Senin senden başka kimin var ki beklesin