Şiir Antolojim | Türk ve Dünya Şiirleri
"Çiçeğin açması da bir tür şiir belki. Bilmiyorum..."
Günün Şiiri
Şİ'İRİ KADİM / ŞİİRİ SEVME EGZERSİZLERİ
Şair: Hüsrev Hatemi
Son yıllarda Türkiye'de şiir sadece yazılır oldu, okuyan pek yok. Ben ortaokulda iken, bizim sokakta oturan Kirkor ve Sıtkı diye aynı yaşta iki çocuk vardı. Anneleri sokakta oynamalanına izin vermediğinden, akşama kadar, ayna hizadaki evlerinin parmaklı pencerelerinden yana bakışlar fırlatarak ve birbirlerinin sözünü sürekli keserek "Senin komikliğin çok güzel, artık sus da ben komiklik yapayım" gibilerden konuşurlardı.
Bizim edebiyat ve şiir alemimiz de Kirkor ile Sıtkı'nın muhaverelerine benziyor: "Senin şiirin güzel, ama bir de benimkini dinle, benimki nasıl?" Bu duruma gelmemizde, biraz da serbest şiirde musıkî aranmayacağı yanlış inancıyla itinasız şiirlerin çok yazalmasının rolü var. Aynı şekilde, aruz veya hece vezninin musikî sağlamaya yeterli olacağı yanlış inancıyla, birbirine benzer ve sıradan şiirler de çok yazılıyor.
Şiiri yeniden sevmemiz için, herkesin bazı idmanlar yapması lazım. Önce samimi olmalıyız. Herkes Yahya Kemal'i veya herkes Necip Fazıl'ı seçmeye mecbur değildir. Zamanın ve çoğunluğun zevk imtihanından geçmiş olan herhangi bir şairden kendimize bir şiir parçası seçebiliriz. Bu şiir parçasını, yoga öğrencileri gibi, günlerce tekrarlayarak demli çay gibi içtiğimizi hayal edersek, şiir zevkimiz gelişir sanıyorum. Mesela, Yunus Emre'nin şu dörtlüğü:
Aydan aydındır yüzleri
Şekerden tatlı sözleri
Cennette huri kızları
Gezer Allah deyu deyu
...