Berceste: Eğer Maksûd Eserse Mısra-ı Berceste Kâfîdir

Bir gün yalnızlıktır bekleyen sizi

artık dokunmasalar da ağlıyorum

Çıt yok bellekte

gün gelir anılar da değiştirir sözcükleri

Pencereden göründüğü kadarmış hayat

Bir başka kalpteki yerin kadardı hayat.

oyundan çıkarılmış bir çocuk

İyi demlenmemiş bir çay gibi kaldım

hayat: çocukluktaki oyunları unutma süreci

Az yanımda kal çocukluğum

bu gece sen beni çocuk say allahım…

Artık bana çocuk sevinci verilsin!

babam ne zaman gelecek diyen çocuk

Babamın yüzü gözümün önüne geliyor.

Bir gün de annenin/seni emzirirkenki/yüzünü gör düşünde

Oğullar, dünya hayatının süsüdür…”

Var mı sarılmaktan daha öte bir yakınlık?

kolların hafızası en doğruyu hatırlar

küsecek kadar sevmeli insan birini

Soruyorsun: Zarifoğlu bana dargın mısın

Amellerin Allâh’a en sevgili olanı ise, bir müslümanın kalbine sürûr vermen (teselli etmen)dir.

Gördüğüm her kul için dostum dedim.

Bir LamElif gibi yalnızız kitabın ortasında

Bir şair gördüm, konuşurken bir zambağa “siz” diyordu.

karşılaşalım derim yeni baştan: kimseyi almadan araya

Dedim ki, güneşe dönen bir çiçeğim

Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum

Biliyorum sen kalbime düşen en güzel ateşsin..

Gönül ki hande yüzünden yaşar hayâta güler

Ok değerse bir kuşun ancak kalbine değer

kalp su alan bir sandaldır işte.. ne kadar görkemli de olsa

Ayrılığın pek yakın olmasından mı korkuyorsun?

Ondandır veda bakışlarını kınından çekti, ah nasıl da keskindi

Seni çok özleyeceğim gülüş.

Bir aşktan geriye suskunluk kalır

Kadın senden soğumuşsa, unut gitsin.

Yavaşça uzaklaşacaksın benden

Senin verdiğin hüzün kedere dönüşüyor gitgide.

gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az

Acı çekiyorum elimden alınmışsın gibi

Hâlâ o koku gönül burnumda durmakta.

hasretinle söyleşmeyi öğrendim

Biraz yağmur kimseyi incitmez.

Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı

yağmur dindi sevgilim bak dinle

Sonbahar ağaçlarda ağlarken yaprak yaprak.

Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak

Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.

Uyardım gelincikleri, üşüdüğünde gelip yaslanacaklar yüreğine.

kanadı kırık güvercinler

Başını menekşeye koydu, uyudu

artık anlaşılmıştır günün akşamlılığı

Dinleneceksin artık ebediyen

Safâ-yı hâtıra yer yok dil-i nâçize gam dolmuş

Esîr-i dest-i hicrânım garîb-i külbe-i ahzân

Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?

Yanup yakıldıgım gördükçe hayrân oldı pervâne  

Bir sürgün yeridir şiir…

Kavminden ayrıldığı için kalbinde onun kederler var de

Her insanda bir iskele bulur, yanaşır acı

İnsan bazen en çok kendinden yorulur!

hüzün çocuklar için arada bir, yaşlılar için sürekli

Mutluluk arada bir gelir, bir esintidir.

Teknenin su aldığını herkes biliyor

Sağlam bir kalbiniz varmış, kalbiniz sizi seviyor

Evler her gün yollar bizi dışarı 

Hadi git azıcık İstanbul iste

her pencerenin altında bir şiir okuyacağım.

nereye gidersem orası senin yurdun

Vapur gürültüsüz ayrılır limandan

bir tren gibi uzaklaştın sen.

hani bir de masada rakı, aşkta endişe tükenmişse

İntihar oradadır varlığının bir parçası olmuştur. Ve gün gelir ona gidersin.

Herkes kaderine boyun eğmeli.

Gidiyorum.. Beni affetme..

Ağlatmayacaktın, yola baktırmayacaktın

Beş yılda geçse daha dün bırakmış gibi özleyeceksin.

Bir mezar taşın hatırlayacak belki Seni.

Biz âleme bir yâr içün âh itmeğe geldik

Ben buraya zaten, sana elveda demeye geldim!

Kalbim daima seni takibedecek ve asla seni unutmayacak.

417685_233859453376167_1081895442_n2243732492112041662-223x300 Berceste: Eğer Maksûd Eserse Mısra-ı Berceste Kâfîdir

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.