Kategori: Türk Şiiri

Çünkü Artık Mümkün Değil Aşk

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimdeSisten bir kılıç kuşanmış şovalye yalnızlıklarıAralıksız sonbahar, akşamın solgun dolunayındaGecikmiş bir trenTek yolcusuyla giriyor İstanbul’a Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimdeGarda Attila İlhan’a benzeyen bir adamKendi mi içiyor rüzgâr mıBelli değil sigarasınıYakasında üşümüş zifiri bir karanfilne düşündüğü seçilmiyor “Belki de rüya büfün umutlar”Yasaklı bir şarkıcıdanKız Adil söylüyor gözyaşlarıylaKarşılıksız hisler sokağındaYanlış …

Devamını oku

Yazarken Bu Şiiri…

Son günlerde bir acaip halim.Kaçtır fotoğrafların önünde buluyorum Kendimi;Sarayburnu…Tam da vapur geçerken çekmişim bunu.Turgayla Suatın üstündeKısa kol gömlek –Eser denize sarkıtmış çıplak ayaklarını. Ada’ya gitmiştik o yazHep birlikte;Fatoş bir atı uzun uzun sevmişti,Ve şaşırdıkça şaşırmıştı,Turgayın ağaçlar altında değişenGöz rengine. “Şiir, anımsama sanatı”Demişti Suat,Şimdi neden bilmem,Yazarken bu şiiri ben,Durmadan ağlamak geliyor içimden. Ali Asker Barut

Beşinci Mevsim

Fırtınalı bir günün sonundabir dal istedi kadın, tutunmak için dostane Bir mum yaktı adamın biri, elini uzattı beyaz bir gül geldi karşılığında Böylece bir muhabbet başladı gözlerde aylarca devam etti bu dostluk sessizce Bir mum daha yaktı adam yüreğini açacaktı kadına ellerini avuçlarına alıp korkusuzca bakacaktı kadının gözlerine ve birlikte yaslanacaklardı geceye Gözlerinde aşk koynunda …

Devamını oku

Çin Lokantası

‘beni sevmene asla izin vermeyeceğim’diye yazmıştın kapımdaki not defterimekendi kapımı çalmak zorunda kalmıştımiçerde olmadığımı bile bile gövdeni hatırlıyorum ansızın bu kış ormanında işteuzun, büyük, parlaksiyah ve vahşi!parçalayacak kadar siyahve onarabilecek kadar vahşi!sankiaşka hayattan daha fazla özen gösteren, çocuksuama hep parçalanmış, hırpalandıkça palazlanmış bir ziyaretçi! gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımızplastik ve acımasız, zehirli ve karmaşıkkısaca, …

Devamını oku

Ölü

Uslu gecede kıpırtısız göl seni doğuran zaman mı yoksa beyaz ıslak çiçeklerle dindirdi dibindeki depremi yansıyan ben olmadım hiç sana bakarken yansıyan kimdi göklerin çılgın çobanı serin ıslıklı rüzgar bir kez olsun yağmadı şu sürdüğün bulutlar yangınımla ben ne çok bekledimdi ağaca tutunan yosundum o zamanlar güneşe yekindim de ardıma gölgem bile düşmedi yanardağ köpüğü, …

Devamını oku

Tanrım Öldür

III. aldığım lanetin uğruna yanan güneş söndüözür borçluyum sırattan geçerken incittiklerimeborçluyum sırasını bozan her çocuğaama işte ben!dünyaya selam durarak yürüdüm her adımdayutkundukça kalbi acıyan bir ben kaldımyine de üstüme kapanan hangi taş neyi örtersokaklar hangi gülüşümden mustarip, bilmemama bilirdim uzun bir sayfada kara olmasamah! yine de unutulmuyor alınmış bir ah IV.boynumdan öpenlerin selamıyla bitirdim sözümü …

Devamını oku

Babanız Yaşıyorsa Siz Hâlâ Çocuksunuz..‏

İnsan babası ölünce büyüyor çünkü.Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık.Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor.Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor.Uzakta olsa da, bize dokunamasa da… Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz,Her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor.Müdahale etmese, soru …

Devamını oku

Marya

Sustu “Enâdır Layf” gazinosu,Sustu şarkılar.Paletimde renk sustu, fırçamda şekil……ve bu gece ilk defâ şimâl körfezinde,Sustu “Paramus”un mazgallarındanşehre panjur-panjur dökülen arya.Artık ne tayfalar mevcut, ne “Komandos Bar”, ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya! Bu medâr ikliminin tenhâ gecesinde,sardı bambu kamışlarını pişman bir sükût, sardı bir sızı.Hani birdenbire bâzen bütün etrâfımızı,sapsarı bir şüphe sarar ya?..İşte öylesine …

Devamını oku

Hepsi Aynı

Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysamHepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı kendilerini Ama ben biliyordum Çünkü hep aynı bendim. Kaç kadını seviyorum dedimse Hepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı birbirlerini Ama ben biliyordum Çünkü hepsini seviyordum. Kaç kadın ihanet ettiyse Hepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu Ama ben biliyordum Çünkü vurulan hep bendim. Aziz Nesin

Daha Ben

Daha ben ilk kazmayı vurmadanElime gelen Karabitki’li testi,Nefertiti’nin mutfağı sayılan yerdeKoyu sır yeni hicret yollarını kesti. Terimler eşekarıları sözcüklerin,Acımasızdırlar, adsız ve sueldirlerÖnlerine katarak insan ve hayvan listeleriniSabah akşam kapınızın önünden geçirirler. Fazıl Hüsnü diyor ki, ne diyor Fazıl Hüsnü? Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya