Kategori: Türk Şiiri

Batık Gemi

Batık bir gemi yüküyüm dalgıçları bekleyenBir dalgın dalganın elinde sürüm sürüm inleyen kimToprak çatlar çatışmalarda kahrından, dağlar sığınılmazOlur ayazına sığılmaz, buzuna ve yalnızlığına, artık kızKaçırmıyor delikanlılar al atlara binip naralarıylaKaçıyor akpak kızlar bir bir ellerden başka yataklaraGiden gelmiyor bu ne biçim iştir içli şarkılar dinlenmiyorPencere camları kirlenir kimse oturmuyor mu burda denirBalkonlara su dökün de …

Devamını oku

Bahtsız Deve, Çöl ve Kutup Ayısı

Kendime ilân ettiğim savaşta otuzdört yıl devrildiDevirdim düşlerime bahşedilen çamları daNiçin bütün güzel kadınları seviyorum ama birine aşığım?Ah bu yanıtsızlık belki ömrümün nişânesiSayım yapıldı: Düşlerinden bir adım geridesin ve ömür böyle bitebilir Aşk böyle sona erebilir, nasılsa alışıldı bir mevsimin henüz tamamlanmadan elvedasına İklim böyleymiş, külâhıma anlat, güya bahanesi de hazır şarabı devirmenin Oysa seninle her an karşılaşmanın …

Devamını oku

Milenyumun İlk Özeti

Şairlerin yağmuru es geçtiği yıllardayız Tosbağa meraklısı diye ti’ ye alınanlar birer galip sayılır mağlup Çocukların adlarını nüfus kütüklerinden silmek üzereyiz  Damla Çağla Nehir Bulut Yok artık, hiç olmayacak uzun bir zaman  Aşklar zaten birer cirit oyunuyduKimse duramıyor azgın atın üzerinde  Herkes birbirine borçlu Bir cebinden umut eksiltenÖtekine hüzün depoluyor anında Yaşı yirmiye varan efor …

Devamını oku

Ömüryiyen

Nasıl bir hırsla çıktıysam o mahşeri kıtlıktanLanetlenmiş bir obur oluverdim sonundaHer şeyi rüzgâr hızıyla tüketebilirim  Hayalleri, umutları, ütopyalarıOlmamış sayabilirim bir andaYüzüm asitlerle yıkandıkça matlaştı  Nefretimin aynasına dönüştü zihnimÖfkemin salyasından serumlarla doyupKahrettiğim her şeyin donuna girdimHazlar acılar gündelik maskem olduBazen iskeletimle bazen gölgemleBazen hıçkırığımla dans edebilirimHıncım bile zarifleşti zamanlaDuygusu belirsiz huylar edindimTükettim eski dostlarımı bir birYenileri …

Devamını oku

Ağrı

Kendime bir doğum günü hediyesi Can evim ağrımıyor aşikâreBen uyanınca hayat uyanıyor…Ona uyuyor rüya…Her şekli alıyor toprakçeşit çeşit, renk renk, kat kat…ekmek, pasta, çörek…ismim tekBir kelime…daha deminBedenimi zapt eden ârazDurmuyor zaman iki ayrı oda içinde Kapılarla dolu kuş evim…iç içe Büyük…firar başlamıyor yine deBen yürüyünce su yürüyor…Ona uyuyor hayat…Kök, dal, yaprak kardeş oluyorBir anda saplanıyor …

Devamını oku

Çünkü Artık Mümkün Değil Aşk

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimdeSisten bir kılıç kuşanmış şovalye yalnızlıklarıAralıksız sonbahar, akşamın solgun dolunayındaGecikmiş bir trenTek yolcusuyla giriyor İstanbul’a Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimdeGarda Attila İlhan’a benzeyen bir adamKendi mi içiyor rüzgâr mıBelli değil sigarasınıYakasında üşümüş zifiri bir karanfilne düşündüğü seçilmiyor “Belki de rüya büfün umutlar”Yasaklı bir şarkıcıdanKız Adil söylüyor gözyaşlarıylaKarşılıksız hisler sokağındaYanlış …

Devamını oku

Yazarken Bu Şiiri…

Son günlerde bir acaip halim.Kaçtır fotoğrafların önünde buluyorum Kendimi;Sarayburnu…Tam da vapur geçerken çekmişim bunu.Turgayla Suatın üstündeKısa kol gömlek –Eser denize sarkıtmış çıplak ayaklarını. Ada’ya gitmiştik o yazHep birlikte;Fatoş bir atı uzun uzun sevmişti,Ve şaşırdıkça şaşırmıştı,Turgayın ağaçlar altında değişenGöz rengine. “Şiir, anımsama sanatı”Demişti Suat,Şimdi neden bilmem,Yazarken bu şiiri ben,Durmadan ağlamak geliyor içimden. Ali Asker Barut

Beşinci Mevsim

Fırtınalı bir günün sonundabir dal istedi kadın, tutunmak için dostane Bir mum yaktı adamın biri, elini uzattı beyaz bir gül geldi karşılığında Böylece bir muhabbet başladı gözlerde aylarca devam etti bu dostluk sessizce Bir mum daha yaktı adam yüreğini açacaktı kadına ellerini avuçlarına alıp korkusuzca bakacaktı kadının gözlerine ve birlikte yaslanacaklardı geceye Gözlerinde aşk koynunda …

Devamını oku

Çin Lokantası

‘beni sevmene asla izin vermeyeceğim’diye yazmıştın kapımdaki not defterimekendi kapımı çalmak zorunda kalmıştımiçerde olmadığımı bile bile gövdeni hatırlıyorum ansızın bu kış ormanında işteuzun, büyük, parlaksiyah ve vahşi!parçalayacak kadar siyahve onarabilecek kadar vahşi!sankiaşka hayattan daha fazla özen gösteren, çocuksuama hep parçalanmış, hırpalandıkça palazlanmış bir ziyaretçi! gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımızplastik ve acımasız, zehirli ve karmaşıkkısaca, …

Devamını oku

Ölü

Uslu gecede kıpırtısız göl seni doğuran zaman mı yoksa beyaz ıslak çiçeklerle dindirdi dibindeki depremi yansıyan ben olmadım hiç sana bakarken yansıyan kimdi göklerin çılgın çobanı serin ıslıklı rüzgar bir kez olsun yağmadı şu sürdüğün bulutlar yangınımla ben ne çok bekledimdi ağaca tutunan yosundum o zamanlar güneşe yekindim de ardıma gölgem bile düşmedi yanardağ köpüğü, …

Devamını oku