Batık bir gemi yüküyüm dalgıçları bekleyenBir dalgın dalganın elinde sürüm sürüm inleyen kimToprak çatlar çatışmalarda kahrından, dağlar sığınılmazOlur ayazına sığılmaz, buzuna ve yalnızlığına, artık kızKaçırmıyor delikanlılar al atlara binip naralarıylaKaçıyor akpak kızlar bir bir ellerden başka yataklaraGiden gelmiyor bu ne biçim iştir içli şarkılar dinlenmiyorPencere camları kirlenir kimse oturmuyor mu burda denirBalkonlara su dökün de …
Kategori: Türk Şiiri
Şub 23
Bahtsız Deve, Çöl ve Kutup Ayısı
Kendime ilân ettiğim savaşta otuzdört yıl devrildiDevirdim düşlerime bahşedilen çamları daNiçin bütün güzel kadınları seviyorum ama birine aşığım?Ah bu yanıtsızlık belki ömrümün nişânesiSayım yapıldı: Düşlerinden bir adım geridesin ve ömür böyle bitebilir Aşk böyle sona erebilir, nasılsa alışıldı bir mevsimin henüz tamamlanmadan elvedasına İklim böyleymiş, külâhıma anlat, güya bahanesi de hazır şarabı devirmenin Oysa seninle her an karşılaşmanın …
Şub 23
Milenyumun İlk Özeti
Şairlerin yağmuru es geçtiği yıllardayız Tosbağa meraklısı diye ti’ ye alınanlar birer galip sayılır mağlup Çocukların adlarını nüfus kütüklerinden silmek üzereyiz Damla Çağla Nehir Bulut Yok artık, hiç olmayacak uzun bir zaman Aşklar zaten birer cirit oyunuyduKimse duramıyor azgın atın üzerinde Herkes birbirine borçlu Bir cebinden umut eksiltenÖtekine hüzün depoluyor anında Yaşı yirmiye varan efor …
Şub 23
Ömüryiyen
Nasıl bir hırsla çıktıysam o mahşeri kıtlıktanLanetlenmiş bir obur oluverdim sonundaHer şeyi rüzgâr hızıyla tüketebilirim Hayalleri, umutları, ütopyalarıOlmamış sayabilirim bir andaYüzüm asitlerle yıkandıkça matlaştı Nefretimin aynasına dönüştü zihnimÖfkemin salyasından serumlarla doyupKahrettiğim her şeyin donuna girdimHazlar acılar gündelik maskem olduBazen iskeletimle bazen gölgemleBazen hıçkırığımla dans edebilirimHıncım bile zarifleşti zamanlaDuygusu belirsiz huylar edindimTükettim eski dostlarımı bir birYenileri …
Şub 23
Ağrı
Kendime bir doğum günü hediyesi Can evim ağrımıyor aşikâreBen uyanınca hayat uyanıyor…Ona uyuyor rüya…Her şekli alıyor toprakçeşit çeşit, renk renk, kat kat…ekmek, pasta, çörek…ismim tekBir kelime…daha deminBedenimi zapt eden ârazDurmuyor zaman iki ayrı oda içinde Kapılarla dolu kuş evim…iç içe Büyük…firar başlamıyor yine deBen yürüyünce su yürüyor…Ona uyuyor hayat…Kök, dal, yaprak kardeş oluyorBir anda saplanıyor …
Şub 23
Beşinci Mevsim
Fırtınalı bir günün sonundabir dal istedi kadın, tutunmak için dostane Bir mum yaktı adamın biri, elini uzattı beyaz bir gül geldi karşılığında Böylece bir muhabbet başladı gözlerde aylarca devam etti bu dostluk sessizce Bir mum daha yaktı adam yüreğini açacaktı kadına ellerini avuçlarına alıp korkusuzca bakacaktı kadının gözlerine ve birlikte yaslanacaklardı geceye Gözlerinde aşk koynunda …
Şub 23
Çin Lokantası
‘beni sevmene asla izin vermeyeceğim’diye yazmıştın kapımdaki not defterimekendi kapımı çalmak zorunda kalmıştımiçerde olmadığımı bile bile gövdeni hatırlıyorum ansızın bu kış ormanında işteuzun, büyük, parlaksiyah ve vahşi!parçalayacak kadar siyahve onarabilecek kadar vahşi!sankiaşka hayattan daha fazla özen gösteren, çocuksuama hep parçalanmış, hırpalandıkça palazlanmış bir ziyaretçi! gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımızplastik ve acımasız, zehirli ve karmaşıkkısaca, …
Şub 23
Ölü
Uslu gecede kıpırtısız göl seni doğuran zaman mı yoksa beyaz ıslak çiçeklerle dindirdi dibindeki depremi yansıyan ben olmadım hiç sana bakarken yansıyan kimdi göklerin çılgın çobanı serin ıslıklı rüzgar bir kez olsun yağmadı şu sürdüğün bulutlar yangınımla ben ne çok bekledimdi ağaca tutunan yosundum o zamanlar güneşe yekindim de ardıma gölgem bile düşmedi yanardağ köpüğü, …