Kategori: Türk Şiiri

manastırlı hilmi beye üçüncü mektup

Yaşamaya yerleşiyor senihaKendi yaşamına-Güvercinsiz bir avlu mu? olabilirSırları dökülmüş bir ayna?-Oysa çok geçtiYıllar yıllar yıllarHer geçen yıl elinde sankiYıprak, filizî yıllar‘Şey’ sözcüğü gibi bağıntısızAğaççileği gibi durduğu yerde bir ezintiPiyano tuşları -tek tek bakıldığında-Çarçabuk bir göz atıldığında aynntısız -beyaz-YıllarSenihaGözlerinin altı uzun menekşe. Dün korkuttu beni -bazan oluyor-Kocası İzmir’de yaşıyor, Karşıyaka’daSahici bir ayrılığın dikişini dikiyor SenihaMavi maviUsul …

Devamını oku

manastırlı hilmi beye dördüncü mektup

Yıllar geçmedi, yıllar eskidiDokunduğum yerde kalıyorumYaşlı bir kelebek gibi.Yeni bir renk buldum bugün, suyun atkısı rengiOyuğumdan çıktımÇıkmamı duydumBir süre yürüdüm yürüdümHiç kimsenin ağzını dayayıp daSuyunu içmediği bir çeşme gibi durdumDurdum kiÖnce bir elektrik mavisi çöktü içimeSanki bir suya anlatıldım da bilinemedimBenBenzersiz bir geyiği okşar gibiSevgisizliği okşayıp geçtimYol boyunca insanlarınUzak yakınlığınıOkşayıp geçtimSinema girişlerindeki fotoğraflara baktım -bir …

Devamını oku

keder atlası

nilüferler niçin suya eğilirve niçinkavruk otlar gibitutuşuro ilk sevdalarsöyleyin banaey kitaplar. bana söyleyinkim var aramızdabiraz ölmedenbir türkü tutturmuş giden. ya kırmızı şapkalıgelincik, senin içingöz açıp kapayıncaya yiter şu baharhemenölüm geliryükselince sular. söyleyin banaey kitaplar var mıkederin atlasındatarçın kokulu bir şehirinmemiş olsun damlarınagözyaşındanyıldızböceklerive tarçınkokulubir aşkhiç ölmeyen. Behçet Aysan

Yalnızlık

Bazen,evin bir köşesinde kendi başına takılan,ayağına küçük gelen bir çift terliktir yokluk.Gözüne çarpar bir an, düşünürsün..Düşünmekten öteye geçer, alır masanın üzerine koyarsın.Tozlarını ıslak bezle alırken, ilgisizliğin için özür dilersin.Kahve fincanının tam önüne koyarsın, kahveni içmek için elini uzatmalarının ve fincanı tutmanın periyodlarında bakarsın onlara.Sonra konuşmaya başlarsınız ibraz ettiği yoklukla, farkında olmadan.Sorarsın, cevap beklersin, susar..Sorarsın, cevap …

Devamını oku

Özdemir Asaf’tan

Ne derseniz deyin, Heykellerin saçı yoktur. Dünüyle ünlü insanlar bugün gün yüzü görmezler. Her seven sevilenin boy aynasıdır. Sevmek sevilenin o aynaya bakmasıdır. Sevilenin yanlışı görünmez, sevilmeyenin görüntüsü yanlıştır. Damla biraz daha küçük veya büyük olamayacağı gibi ben de biraz daha şöyle biraz daha böyle olamam. Evlilik, iki kişilik yalnızlıktır. Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, …

Devamını oku

Sustum

Dile getirilmeyen bir öfkedir bazen suskunluğumuz… Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar… Ve susmak en acımasız, öldürücü silahtır bazen. A.H.İzgören Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı Herkesin konuştuğu bir dünyada ben sustum! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi …

Devamını oku

Sığınılacak çocukluğumu özlüyorum

Ne biliyor musun? Sığınılacak çocukluğumu özlüyorum..Orada bir yerlerde beni beklemiyor oysa..Geriye dönüş kapıları çoktan kapandı..Ne eski mahallemiz tanıdıklarla dolu,ne yeni hayatlarımız güvenli..Sır gibi alemde, sırdan bihaber kaybolup gidenlerdenim.. ağzımın tadı acılaşınca, ölümüm gelir aklıma..sırlar doludur, tıpkı varoluşum gibi.. Köklerinden gövdesine sular salınan ağacın,vakti gelince hazanı yaşaması gibi,an geçmiyor ki kurumayayım.. gelişen her şey, bir öncekini …

Devamını oku

Kalbim Uzun Menzilim Benim

Ben ona dedim kiSuyun üç hali varDördüncüsü sensin. Taşların saltanatındaBir gönül iklimiyimAğzımda esensin. Rüzgârla yaprağın aşkıNeyse dört mevsimÖyle süreceksin. Eşiğinde duracağımYıpranmış ve kirliKirpiğinle sileceksin. İnsan adım atmazsaGidemez ki iyiliğeHüznümü düzeltensin Benim geldiğim geçmişÇok açık bir yazıdırParmağınla okuyansın. Zamanı saymayıYeniden öğreniyorumİbresin çekisin yelkovansın. KalbimUzun menzilim benimYolumu karşılayansın. ben ona dedim kiBütün kuşlar tünediGöğsümdeki tek kanatsın. Şükrü …

Devamını oku

size bakmanın tarihi

size bakmanın tarihi! Sizbir gonca kadar kendiliğindenyazılmış olmalısınızderin, korkunç ve ergenkalbim, sevdalara sığmayan kalbimbir dağı içeriyor geçerkensiz o dağa sanki kışve sanki bıldır yağan karsınızumarsız sözcüklere bulanmış size bakmanın tarihi! Sizbir keteni köpürten yazve inanılmazyalnızlıklarsınız: sadecesizin olan o vahim, o beyazve kuytu gurbet sesleriyleişlenmiş yazdıklarınızve yanık, kavrulmuş dizelersinizkimbilir hangi sevdalara dolanmış size bakmanın tarihi! Birkalbime …

Devamını oku

Çöl öyküsü

çöl denilen o öyküyüyazmak için konuşurkensustum içimdeki türküyü.. . anlasın doğan gün seni:bir aşk ötekinden mi kalır?ah, şiirin altın tüyü!.. hangi yalnızlık kapatır benivar mıdır iyi bir gül, ki kovsuno yazın içindeki kötüyü? Hilmi Yavuz