Kategori: Türk Şiiri

Aşk

çünkü sürüyor hayatdeğişiyor herşey, aşkaşk bizim en eski kederimiznehir yataklarındandeltalardanbiriktirdiğimiz gün gelir, sorulur;bir ağuyu çiğnemekten geliyoruzve aşktanneredeydiniz? Salih Bolat

“Karadut” şiirinin hikayesi

Karadut Karadutum, çatal karam, çingenem Nar tanem, nur tanem, bir tanem Agaç isem dalımsın salkım saçak Petek isem balımsın a gülüm Günahımsın, vebalimsin. Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan Yoluna bir can koyduğum Gökte ararken yerde bulduğum Karadutum, çatal karam, çingenem Daha nem olacaktın bir tanem Gülen ayvam, ağlayan narımsın Kadınım, kısrağım, karımsın. II Sigara …

Devamını oku

Münzevinin Aynaları

XIX varımı yoğumu sokağa döktüm,kostümlerimi, pabuçlarımı dağıttım gelip geçene,kitaplarımı ve plaklarımı geridönüşümcülere verdim, parasız,senin ayağının önünü temizlemekve yolunu kısaltmak için; sonra kapıları dayadım ardına kadar yersizlere, yurtsuzlara, evsizlere açtım evimi,içlerinde belki sen de olursun diye,yüzlerinde, gözlerinde, gönüllerinde belkisen de olursun diye. bir âsa, bir hırka, dağlara çıkıyorum şimdi,dağlara, taşlara akıl soruyorum,dağcılık deniyorum, dağ gibi yığıyorum, …

Devamını oku

Bir sap gelincik

Bir sap gelincik iki taş arasındaBulmuş da boyunu uzatan hızı,Sallanır durur çiçeğiyle rüzgarda;Bütün gelinciklerden daha kırmızı… Metin Altıok

Gelmiş Gelecek Zaman

Gelmiş geçmiş bütün yaşama ustalarızamanı tarif ediyor bizeuzun ve kırık bir ağızlasöyledikleri her şey denize akıyorzamansız denize oysa şiirin çok ilgisi var zamanlane hatırlar ne unuturbir tarihte birinin yaşadığınıbir aşk yaflandığını bir tarihteyani kaba saba bir anlatımlasaçma duygular yaşadığımız bir mekândadenizin de zamanlı olduğunu çünkü Zeynep diye bir kız çocuk“canavarın zamanı yoktur” demiştiyıllarca araştırdım bulamadım …

Devamını oku

Akçaburgazlı Yekta’nın Mahkeme Kararını Aldığında Söylediği Mezmurdur

Önce onların yanında çok iyi yüz gördüm.Beni kapıdan karşılayıp ağırlarlardı. Sofralarına konuk ederlerdi. Onlar iki kişiydi ben birdim. Bana elmadan sıkılmış soğuk sular sunarlardı. Kapılarını kapım bellemiştim. Evlerinde oturacak yerim vardı. Önce onların yanında çok iyi yüz gördüm. Evleri gürültülü şehirden iki bin ayak uzaktaydı. Tahtadan yapılmıştı. Beni kapıdan alırlardı, -hoş geldin- derlerdi, onları sevindirirdim. …

Devamını oku

Uyarılar

1. İnsan dediğin saçaktakiGüvercinin farkında olacakVe bir çiçek açacak kendince.Bu aşk var ya bu aşk; Dikkat!Yangında ilk kurtarılacak. 2. Sevmeye başlayınca biriniKendimi yıkıp yeniden kurarımÇünkü bu yeni bir aşktırVe temeldeki yerini mutlaka alacaktır. Yabancılar için inşaata girmekTehlikeli ve yasaktır. 3. Bir akşam tek başınızaBir otele gidersenizİçinizde yaralı bir aşkla,Ucuz bir otele ama temiz; Kıymetli eşyalarınızıMüdüriyete …

Devamını oku

Perçemli Sokak’tan

Köşe başını tutan leylak kokusuYakamı bırak da gideyim Oktay Rifat

Kan Uyku

Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkinBirde bu terli karanlıkSonra bir şey daha var muhakkak ama adını bilmiyorumNereden başlasam sonunda o ışıkla karşılaşıyorumYarı çıplak utanmaz bir kadın resmini aydınlatıyorAkşam oluyor ya bir türlü inanamıyorumOturmuş iri yapılı adamlar esrar çekiyorlarDaha bir aydınlık olsun diye içtikleri suSarı topraktan testileri güneşte pişiriyorlar Bir korkuyorum yalnız kalmaktan bir korkuyorumGündüzleri …

Devamını oku

Kırlardan Geliyorlar

kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteberelbette kırlardan kırlardan geleceklerbaşka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstlerisöyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolarabu katran kokusu başka türlü nasıl geçer sonsuza varmadan bir önceyiz sanki      -o sayının da bir adı vardı unuttum –her şey öyle saydam öyle madenselkapıların kilitleri açık ve herkes uykusuzhepsinin elinde bir saat bir sümbülteber eskiden şaşardık bazı …

Devamını oku