Kategori: Türk Şiiri

Sakız Ağacı

O bir sakız ağacıydı, alelade;Bir gün o yeşil sahile çıktı geldi,O zaman bu zamandır memnun yerinden;Seyreder bulutları, göğü, denizi. Titreşirdi rüzgarla güneşli yaprakları;Ömür sürdü öyle hoşnut dünyasından,Aydınlıktan uyku tutmazdı bazı gece,Motor sesleri duyulurdu uzaklardan. Tanrı adın işitmedi ömründe;İnanmadan da madem yaşanıyor diye,Rüzgarlı bir kıyıda, sevinç içinde,Yaşamak dururken düşünmek niye? Anmadı geçenleri bir defa bile;Ne uğraşır …

Devamını oku

Gece

Ah, sen ey, ölüm kadar sonsuz olanVe dar bir tabut gibi rahat uyku!Islak geceyi örtün kalbim, uyu!Artık uykuyla tek başına kalan Ruhum gemiler uğramaz bir liman Bir tanrı gibi her tarafta korku;İşliyor bütün saatler kurmadan,Dışarda yağmur yağıyor durmadan,Görmüyor pencereler sonsuzluğu. Beni dibine çeker misin kuyu! Bitti gücüne güvendiğim zaman,Gökler yakın bir ayrılıkla dolu;Aynasında yüzüm dalgalanan …

Devamını oku

Parkta Serenad

İstek ve aşk onları kavramış saçlarındanSürüklüyordu. Gök mordu;Ayışığı ihtiyar çınar ağaçlarındanYüzlerine düşüyordu. Fısıl fısıl binlerce dudaktı yapraklarıDalcıkların kuytularda;Onların da kopmuş birer yaprak, dudaklarıAkıp gidiyor sularda. Sürükleniyordu aşkın sesine doğru;Aşkın çağrısı tez, keskin.Bir ateş yanıyordu Sibiryalarında buIşıksız serserilerin: – İçimi gıcıklıyor bu ıhlamur kokusuBu ıhlamur kokusu, ah!Ya görünmez güllerin kokuları! .. – Hep pusuHep pusu bana, …

Devamını oku

Hatıra

Dün, bir gölge gibi geçti yanımdanOydu, bir bakışta tanıdım onu;Rüyalarıma tayf halinde konan,Peşime bir korku gibi düşen o. Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.Dolardı aydınlık olup, odama.Bahçemde süzülür giderdi baharSabahının fecri vururken cama. Ayakları kumda bırakmadan izYanıma geldiği hep gecelerdi;Sanki bir lahitten kalkar ve sessizUzak bir maziye dönüp giderdi. Bir avuç ışıktı incecik yüzü,Gözleri geceler gibi …

Devamını oku

Yokmuş bir aha ey gül-i rana tahammülün

Yokmuş bir aha ey gül-i rana tahammülün Bağrın ne yaktın ateş- hasretle bülbülün Yek-rengdir zeban-ı hakikatte hüsn-ü aşk Bang-i hezar şu’lesidir ateş-i gülün Duzah-nişin-i ateş-i fakr olduğun kalur Ey ahiret-harab tehidir tevekülün Tekrarlarla şüpheleri daniş anlama Gel arif ol ki ma’rifet olsun tecahülün Merdanelik asaleti meydanda bellidir Hayber günü babasını kim sordu Düldül’ün Galib maarifin de sefası değer veli Canan vasfıdır hele aslı tegazzülünŞeyh Galip

Andım Ağladım

Sanmanız kim mihnet-i hicranı andım ağladım Zevk-i vaslıyla geçen devranı andım ağladım Gösterip cevrinden ağyara şikayet suretin Subh olunca dün gece cananı andım ağladım Vaiz eşkim havf-ı duzahdan sanır bilmez ki ben Dilde olan ateş-i suzanı andım ağladım Kimi tiğinden kimi hançerinden ağladı Ben biraz ol gamze-i fettanı andım ağladım Dam-ı gamdan olduğumdan giryemi sanman …

Devamını oku

Mazrufun Sesi

uzaklığın mektup beklemiyorepeydir göremiyorum yüzünde yüzümü. şimdi o ilk hevese eğilen ağaçları suluyor yokluğun,çölün sessizliğiyle büyütüyor, kuzeyin sisiyleiçimin dibinde kımıldayan keder çiçeğini. durmuştum sanainancın yedi kat gövdesiylekayıp bir dille, ağzımda bilmediğim bir duagöğüne gelmiştim senin, değişmek için aksimi, eflatun sessizliğiyle ağarışının. ateşin ve sözün bilgisindeher şey mümkün derlerdiçok sonra öğrendim. sandım ki bulunacak içine döküldüğüm …

Devamını oku

sana küstüğümde sen yoktun daha

sana küstüğümde sen yoktun dahayokluğuna küsmüştüm sonra sen geldinkendime isteyemezdim seni öyle güzeldinşimdi varmışsın gibi küsüyorum yokluğuna alınganlık, ah, bilmezsin, küsmem de küsülecekzamanda, n’eyleyim varlığın yokluğundan tenhasenden başka küsülecek kimse mi bıraktın banabir ben kaldım bir de bıraktığın küskünlük tenha sen kimseye küsmezsin bilirim, gözlerin deyaprak hırsızı güz: anılar düştükçe gözdolar, yaz gelmeden temizlemek gerekirgözleri …

Devamını oku

Hayal Bana Yakın Yar Bana Uzak

Hayal bana yakın yar bana uzakSevdası başıma dolanır gitmezAşkına düşeli yar bana uzakYüz bin öğüt versen biri kar etmezSenin aşkın beni kıldı urusvayDüşmüşüm peşinde koşarım hay hayKabul et kapında beni de kul sayDost yoluna ölür aşık ar etmezEy beni bu derde giriftar edenEski muhabbeti kaldırdın nedenGönül ister kavuşmayı ölmedenGül olmasa bülbül ah u zar etmezBeni …

Devamını oku

Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana

Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sanaÂşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl Mûr hâlin nice arz ede Süleyman’ım sana Şem’i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar Hoş yanar yıkılır ey şem’-i şebistânım sana Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana …

Devamını oku