Kategori: Şiir

Niyâzî-i Mısrî Dîvân’ından Seçmeler

Tevhîd ile Kalbini Cennet bağı yap, çesme-i tevhîd ile,Rûh bahçeni gülsen eyle, gonca-i tevhîd ile. Hem mekansız, hem zamansız, nihâyetsiz yollar,Kat’ider gönül erbâbı, kuvvet-i tevhîd ile. Her ne kadar, yüz karası, yaptıysa isyan sende.Temizlenir her yerin, sâbûn-i tevhîd ile. İns ve Cin âlemlerini, aşarak arşa çıkar,Kim ki mi’râc eylediyse, cezbe-i tevnîd ile. Ey Niyazî Ârif-i …

Devamını oku

Otların Uğultusu Altında

1.Hangi hayal hangi hatıranın yerini tutarBir gövdeden ötekine gölgelenen zamanlarEy çaresizlikten yapılmış yaşama bilgisiTaşların taşlarla konuştuğu bu yalnızlıktaİnsan üzüntüden başka nedir ki… 11.Hepimiz kendimizi gömdük geliyoruz. Yakamızda birer gözyaşı fotoğrafıAvuçlarımızda ölümden soğuk bir duaToprağın merhametine inanarak korkuylaBirbirimizin omuzları üstündenMezarlığın dışındaki hayata bakarakİçimizde dünyadan yapılmış bir kederBizi yaşamakla cezalandırmış bir tanrıGömdük kendimize geliyoruz. 23.Birinci konuşmacı, “şiir …

Devamını oku

Bahara Doğru

Kış bitmiş sayılmaz henüz,yanına çömelmişbahar hakkında konuşuyorumbodur limon ağacıyla,soğuktan uçları biraz yanmışyapraklarının,gene de canlı ve dilbaz,ne biliyorsa anlatıyorhızla yutarak kelimeleri,soruyorum, daha ince kimsesözetmemiş ona Monet’ninufarak tablosundan,gidip içerden getiriyorumkartpostalını resmin,bakıyor uzun uzun, susuyor,kimbilir ne düşünüyor. Enis Batur

Unutup gülümsemen çok daha iyi

İlk geçliğinde vazgeçti güzellikten, Umuttan, sevinçlerden, hoş davranışlardan vazgeçti; Gözlerini kapadı boş özentilere bakmasınlar diye Ve acı gerçeği seçti. * Kıpırdama dur, kıpırdama dur kırılan yüreğim; Kıpırdamadan dur ve kırıl; Yaşam ve dünya ve kendi benliğim, Bir düş uğruna değişti. * Aşk için iş işten geçti, sevinç için, geçti; İş işten geçti, iş işten geçti. …

Devamını oku

İdea’nın Aynası

Madem ki çaresi yok, gel öpüşüp ayrılalım.Hayır, bitti benim için; sana verecek bir şeyim yok artık:Ve seviniyorum, evet, tüm yüreğimle seviniyorum,Böyle tertemiz özgür kılabildiğime kendimi.Sonsuza değin ayrılmak üzere el sıkışalım, tüm yeminlerimizi yok edelim,Ve günün birinde gene karşılaşırsak, eski sevgimizden bir tek zerrenin kaldığıNe senin yüzünden anlaşılsın, ne benimkinden,Şimdi Aşkın son nefesinin son solumasında,Nabzı düşen …

Devamını oku

Öğretmene İlahiler

II. Yanıyor değdiğin her yerve yüreğim donan ateş– yitirdim ölümlülerin her tepkisinine gözyaşı, ne de bir söz…Dokunmayın bana tesellicilerçünkü avunmak ihanettir!Dokunmayın, ölmedi Oölmek bitti Onun için. * (O kendi çiçeklerini dikenve çağırılmadan gelen ruh) Ebedenölmez çiçeğiGeceleyin uyanan menekşegünebakanların Kıblesidalına konmuş kuşların yükselttiği resimbir damlacık gülüşü güldamlası. (O günışığı kadar eskiyenve her gün yeniden doğan ruh) …

Devamını oku

Hüznü Avuçlarından İçiyorum Bu Şehrin

yalın sözler söylemeliyimherkes anlamalıönce sen anlamalısın beni. 1. rüyalarıma gölgesi düşüyordu salkımsöğütleriningecenin saçlarını okşarken rüzgaryağmur izi bırakıyordu bedenimdebabam iki büklüm olurken hayata karşıumutla ve kan ter içinde çıkıyordu merdivenleri.arnavut kaldırımlı sokaklar nasıl değişmişti birdenyok olurken güzelim akasyalarparmakuçlarımdan kayıyordu çocukluğumben büyüyordum. o cumbalı evhıçkırıklara boğuluyordu yıkılırkenboyun büküyordu beyaz zambaklarsultaniyegah susuyorduarka bahçedeyol alıyordu elinde tespihnur yüzlü haminnem …

Devamını oku

Zangoç

Sabahın arınmış, saydam, derin havasınaYayıyor yine çan, sesini, aydınlık, duruOkşuyor, lavantalar, kekikler arasınaDuasını bırakan küçük bir çocuğu, Çıkmış üstüne eski bir ipi geren taşın,Dilinde dua, zangoç, üzgün, mırıldanarakDinliyor inişini uzak çınlamalarınBir kuş geçiyor yanından, ona dokunarak. Ben arzulu gecenin o adamıyım. Yazık!Boşa çekiyorum Ülküyü çalan halatıBir tutam tüy söylüyor soğuk günahlarımı, Çok usul geliyor kulağıma …

Devamını oku

Sıkıntı

Sana geliyorsam bu akşam, ey hayvan, amacımne bir halkın günahlarıyla dolu gövdeni yok etmek,ne de öpücüğümü akıtan onmaz sıkıntı altındave iğrenç saçlarında hazin bir fırtınayı eşelemek; Azabın bilinmeyen perdeleri altında uçanhiçliği başkalarından daha iyi tanıyan seninancak kara yalanlardan sonra tadabildiğindüşsüz ağır uykuyu istiyorum yatağından; Çünkü, katıksız soyluluğumu kemiren çirkefsenin gibi beni de kısırlığıyla damgaladı.Ama, senin. …

Devamını oku

Olmak Ya Da Vurmak Öldürmek

Bir suç oluyorum ben de külümü karıştırıncaKimleri, kimleri, kimleri vursamÖnce kendimden mi başlasam şakalaşmayaÖnce kendimden mi başlasam Ben istesem Horoz gibi öterim Alıngan ve içli çocuk olduğum içinRahatlarım Bankanın camını kırsamSularım sonra atımı bir deredeNe zaman ne zaman kırlara kaçsam Ben istesem Kilidimi kırarım Kumral bir Yaz peşimdedir, dolaşırım benAltı yaşında tütüne gittim, oğlak güttüm, …

Devamını oku