Hüznü Avuçlarından İçiyorum Bu Şehrin

yalın sözler söylemeliyim
herkes anlamalı
önce sen anlamalısın beni.

1.

rüyalarıma gölgesi düşüyordu salkımsöğütlerinin
gecenin saçlarını okşarken rüzgar
yağmur izi bırakıyordu bedenimde
babam iki büklüm olurken hayata karşı
umutla ve kan ter içinde çıkıyordu merdivenleri.
arnavut kaldırımlı sokaklar nasıl değişmişti birden
yok olurken güzelim akasyalar
parmakuçlarımdan kayıyordu çocukluğum
ben büyüyordum.

o cumbalı ev
hıçkırıklara boğuluyordu yıkılırken
boyun büküyordu beyaz zambaklar
sultaniyegah susuyordu
arka bahçede
yol alıyordu elinde tespih
nur yüzlü haminnem dar’ül aceze kapılarına

2.

hüznü avuçlarından içiyorum bu şehrin
saçlarım beyaz kanatlı
ve sakalım.
yaşlanıyorum
kaldırımlarda ayaklarım sürtüyor gecenin sessizliğinde
ıhlamur kokmuyor sokaklar
çokça anason.
cereyanlar kesildiğinde çocuklar
saklambaç oynamıyorlar
öldürüyorlar düşlerini köşebaşlarında.
artık sevda şiirleri yazmıyor delikanlılar
intiharı seçiyorlar apartman boşluklarında.

3.

bitkin bir eylül’üm üsküdar’da
o eski çınarda parmakizlerim
yaralıyım tenhalarda
usulca ölüyor içimdeki çocuk
bense hüznü avuçlarında içiyorum bu şehrin
gitmeliyim oysa
yüreğime gömmeliyim karasevdamı.

4.

topacım nerede anne.

Ahmet Veske

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.