Aslında bütün mesele, evet bütün mesele şu:Varlıklar kimin? Biz kime aidiz? Şu dalların üzerinde hışırdayarak salınan yeşil ve sarı yapraklar kimin? Rüzgâr kimin? Yer kimin? Gök kimin? Ya şu biten ömür? Tırnaklarını kim uzatıyor günbegün? Bedeninin takatini kim söküp alıyor da yaşlılık veriyor sana? Ateşin üzerindeki yemeği kim pişiriyor? Başını kim ağrıtıyor? Sen yürüdükçe bacaklarını …
Kategori: Deneme
Şub 23
durulacağımı umuyordum
“Derenin akışını dinleyerek sahil boyunca ilerlerken durulacağımı umuyordum. Güçlü yaşamı içinde tabiat, insanı umursamaz ve belki, bilhassa bunun için, onun karşısında huzura kavuşur insan. Ama nehrin bana hiçbir yararı dokunmadı; benim içimdeki uğultu, onunkinden çoktu çünkü…” Meşa Selimoviç – Derviş ve Ölüm
Şub 23
Olric
Ne zoruma gidiyor biliyor musun Olric? O’na yazdıklarımı O’ndan başka herkes okuyor..— Biliyor musun Olric, benim bir çok dostum var.Görüyorum efendimiz, hepsinin sırtınızda izleri var.. — Saat Kaç Olric? Onunla bir ömür olmaya daha çok var Efendimiz! — -Kendi düşen ağlamaz derler Olric, ben neden ağlıyorum .?– Gidenin arkasından ağlanırmış efendimiz-Neden giderler Olric?– Sevdiyseniz giderler …
Şub 23
Bir tek varlık, binlerce terk edişi karşılamaya yetiyor
Roger Garaudy Roger Garaudy, Fransız Komünist Partisi’nin 19. kongresinde, 6 Şubat 1970’te, konuşmasını yapmış, Fransa’da sosyalizmin zaferi için zorunlu bulduğu en önemli noktaları açıklamış. “Son sözcüklerimi korkunç bir sessizlik izledi” diyor. Çıkmış kongre salonundan, arabasına binmiş, nereye gideceğini bilmeden hareket etmiş. 35 yıllık Parti üyesi, 24 yıllık Merkez Komitesi üyesi, 12 yıllık Siyasi Büro üyesi …
Şub 23
Kalabalık bu aralar gönül ülkem
… Kalabalık bu aralar gönül ülkem, hani iğne atsan yere düşmeyecek cinsinden. Herkes kendini önemli sayıp öncelik istiyor, birini sustursam diğeri fırlıyor, o sussa öbürü başlıyor konuşmaya, beni yaz diyene sıranız gelecek diyorum, hayır beni yaz bırak onu diye atlıyor meydana diğeri, ama diyorum henüz vaktin değil, bırakmalıyım seni bir kenara şimdi, bırakırsın tabi, çünkü …
Şub 23
Yokluğunda her şey kokusunu kaybediyor.
“’Dokunma yoluyla kendi kişisel tarihimizden daha uzun ve daha geniş bir tarihte yer alıyor olduğumuz duygusunu yaşarız.’ Dokunma, beden-dünya iletişimi sorgulamasında görme ve dokunma duyularını karşı karşıya koyar: Her ne kadar görme baktığımız şeylere sahip olduğumuz duygusunu veriyorsa da, yaşadığımız dünyanın bir parçası haline gelmemiz için uzaklıkları bedenimizle aşmamız, Yalnızca birer gözlemci değil, dokunan bireyler …
Şub 23
Marguez’den Yaşam İçin 13 İfade
Marguez diyor ki: “Gerçek dost, elini tuttuğunda kalbine de dokunandır.” Marguez’den Yaşam İçin 13 İfade 1. Seni sen olduğun için değil, senin yanında olduğum zaman ben olduğum için seviyorum. 2. Hiç kimse senin gözyaşlarını haketmez, onu hakeden seni asla ağlatmayacak olandır. 3. Birinin seni senin istediğin gibi sevmemesi onun seni tüm varlığıyla sevmediği anlamına gelmez. …
Şub 23
Şiir ve Ahmaklar
Şiirin ahmaklar için sıkı sıkıya kapalı bir kapısı vardır, ama masumlar için sonuna kadar açıktır aynı kapı. Anahtarlı ya da kilitli bir kapı değildir bu, ama öyle bir yapısı vardır ki, ahmak ne kadar zorlarsa zorlasın giremez içeri; masumunsa yalnızca görünmesi yeter, sonuna kadar açılıverir bu kapı. Ahmaklığa masumiyet kadar karşıt düşen bir şey daha …
Şub 23
Bir Karşılaşma Düşünün
Hiç beklemediğiniz bir anda yaşadığınız bir karşılaşma düşünün. Yıllarca hayalini kurduğunuz bir kişi veya bir olay, ya da sizin bile fark etmediğiniz, içten içe inleyen bir ihtiyaç, ya da varlığına alıştığınız, o kadar alıştığınız ki, ılık ılık içinizde hep kanadığını unuttuğunuz bir yaraya dair olsun, o karşılaşma. Çocukluğunuzu düşünün. Ne kadar uzaklarda kaldı değil mi? …