“Seni sevdiğimi anlayacaksın, sevmediğim zaman..” “Mutlu aşkın yazılı tarihi yoktur.” Rougemont Aragon’un “mutlu aşk yoktur” sözüne kültür tarihçisi Rougemont tarafından verilen yanıttır.. hep yazılmış olan mutsuz sonla biten aşkların tarihidir. Mutlu aşklar nerede ? Ama, nedense beni mutlu aşklar hiç ilgilendirmiyor.. yine düştük mutsuzluğun, acıların, cefanın, kırgınlıkların, incinmenin, intiharların, ölümün, aylaklığın peşine.. Birkaç yıl önce …
Kategori: Deneme
Şub 23
üzüntülüydüm
Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm. Kürk Mantolu Madonna-Sabahattin Ali
Şub 23
Sustu
Sustu. Konuşmak lüzumsuzdu. Bundan sonra kimseye ondan bahsetmeyecekti. Biliyordu anlamazlardı. Aylak Adam-Yusuf Atılgan
Şub 23
Örtü
İnsan işte; geriye dönük düşününce hayal kırıklıkları geliyor aklına. Acımaya başlıyor canı, nasıl olur diye sormadan edemiyor kendine. Kötü bir şey bu hafıza; eliyor eliyor, canını yakan sözleri saklıyor, sonra bir gece ansızın bir örtü yapıyor üstüne. Azize Su
Şub 23
Güvercin Gerdanlığı
Güvercin Gerdanlığı Sevgiye ve Sevenlere Dair İbn-i Hazm Güvercin Gerdanlığı[1] 10 ve 11.yy.larda yaşamış, hukuk, hadis, metod, milletler, dinler, tarih, soybilimi, siyaset, ilâhiyat, edebiyat… alanlarında uğraşmış, 400 eser yazmış olan Endülüslü şair, mezhep imamı, filozof, polemikçi ve hukuk bilgini İbn Hazm’ın en önemli eserlerinden biridir. İbn Hazm’ın künyesi Ebû Muhammed, lakabı İbn Hazmdır. Döneminde İbn …
Şub 23
eğer bir gün susarsam
Eğer bir gün susarsam, bu artık söylenecek hiçbir şey kalmadığı içindir; her şey söylenmiş, hiçbir şey söylenmemiş olsa bile. Kendimi öldürmeyi hiç düşünmedim ama, sessizce yok olup gitmeyi hayal ettim defalarca. İşte öyle anlarda sözcüklerim gözyaşlarım oldular. Ertelenmiş umutların arasında ne kadar dayanabiliyorsa insan ben de o kadar dayandım. Varoluşu düşünüp dururken anladım ki, düşünerek değil, acı …
Şub 23
Yabancıların en yakınıydın sen!
yaşadığımın farkında olmadığım gibi dökülüyor yaşlar gözümden.. ben böyle hep amansız ve zamansız ağlıyorum ya bu acı mağaramdan geliyor. ağlıyorum gene farkında olmadan bir yıldıza çarpmış da yere düşmüş parçacıklar gibi dağılıyorum. bu kadar mı çok sevdalandın ay’a da bu tutulma gündönümleri bitmiyor. bak gördün mü gene koca yürekli adam, yüreğinin ertesinde kaldım.. bitip bitip …
Şub 23
Sizi Sevmekte Ölüyorum
… burada daha ne kadar öleceğim? yeryüzüyle gökyüzün aracısı olarak bulutu haraca kestiğiniz yerde? ben size alışamam.. tehdit : koltuğunuzun bedeninizle dolmaması.. tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzün yokoluşu.. ‘ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada..’ öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere hiç karşılıksız… ağlıyorduk.. ben bu ıslaklığı …
Şub 23
İletişim
Adam ve kadın. Üç kişilik bir koltuğun iki ucunda oturuyorlar. Adam kadını biraz da çekinerek izliyor. Sonunda konuşacak cesareti buluyor: Adam : Canın bir şeye sıkılmış gibi? Bir şey mi oldu? Kadın : Bir şey yok. Lütfen kafanda tuhaf şeyler kurup durma. Kısa bir sessizlik. Adam: Söylediğim bir şey yüzünden mi? Kadın: Hayır. Adam: Söylemediğim …
Şub 23
Tango
Adam aşık olduğu kadını unutmak için içiyordu, kadın içen adamı unutmak için aşık oluyordu. Mario Goloboff