Kategori: Deneme

Bir hikâye kalır

Yaşlanmak, epeyce yaş yaşamak nedir biliyor musunuz?Çok basit bir şeydir.Bütün dünyaya, bütün hayata bakıp, “her şeyin geçtiğini” bilmektir.Her şey geçer.Sen de geçersin.Geriye hikâyen kalır sadece.Thales öleli iki bin beş yüz yıldan fazla oldu.İnsanlık tarihinin en büyük bilgelerinden biriydi… Teoremleri hâlâ geçerliliği koruyan bir matematikçi, çocuklar hâlâ üçgenler hakkında onun bulduğu gerçekleri öğreniyor okullarda. Sahilde kumlara üçgenlerini …

Devamını oku

Bir çocuk için kaygılarını korkularını dindirecek şey kelimeler cümleler değil, başını sıkıca yaslayabileceği anne-babasının şefkatli göğsüdür.

Yedi yaşındaki oğlumun uyumadan önce sohbet etmek gibi bir alışkanlığı var. Daha doğrusu uyumadan önce gevezeliği tutuyor. Muhtemelen uyumak istemediği için yapıyor. Ama uykudan önce onun acayip sorularına cevap vermek, uykuya direnişini  ve konuşmaktan yorulup gözlerinin yavaş yavaş kapandığını  seyretmek benim için de güzel bir alışkanlık haline geldi. Dün geceki sohbetimizde, tatile gitmekten, denizden, havuzdan, …

Devamını oku

Bir şairin son şiiri

1990’ların sonundaydı, Kitap Fuarı’nda imza gününde, kırkların­da bir hanım, “İleri yaşta şiir yazılmazmış. Şiir kururmuş. Doğru mu?” demişti. “Şair değilim, bilemem ki…” diye yanıtlamıştım. Gerçi şiirle beslendim bütün yazarlık yaşamım boyunca. Romanlar, öyküler elbette can yoldaşımdı; deneme, oyun, edebiyatın bütün yel­pazesi. Ama şiir bambaşka. Üstelik şiirsiz bir başlangıç: Yeniyetmeliğimde pek şiir okumazdım. Kitaplığımda hiç şiir …

Devamını oku

Hepsi parayı alıyor, gerisine karışmıyor.

Kadıköy’ün hali, memleketin hali Kadıköylü olup da Kadıköy’ün içinde bulunduğu halden şikâyetçi olmayan kimseyi bulamazsınız son zamanlarda. Kentsel dönüşüm adının muazzam bir rantın bahanesi olduğuna şüphe duyan kalmadı. Hafriyat kamyonları, beton mikserleri yolları tıkıyor, trafik duruyor. Yine kamyonların, mikserlerin, vinçlerin yol açtığı gerek mala gerek cana zarar veren kazalar oluyor. Gürültüden evlerde oturulmuyor, tozdan dumandan …

Devamını oku

Filozoflardan Öğütler

Ampere            gibi, fakirliği bilgi aşkıyla mağlub et! Aristippus        gibi, haz ahlâkının asil kurucusu ol! Bentham          gibi, (En alçak adam, kanunları kendi menfaatine alet edendir.) de. Bergson           gibi, (Hakikat geçmişte değil, gelecektedir.) diye söyle. Berkeley         …

Devamını oku

Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi.

Bugün sık sık yaptığım gibi düş kurdum, hayatımın tinsel tarafı büyük oranda bu amaçsız ve değersiz düşlerden oluşur. Rua dos Douradores ten patronum Vasques’ten, muhasebeci Moreira’dan, jilet gibi takımlar giyen şirket çalışanlarından, ayak işlerine bakan çocuktan, üniformalı uşaktan ve kediden bir daha geri dönmemek üzere ayrıldığımı tahayyül ettim. Adeta zincirlerimi kırmıştım, sanki bütün güney denizleri …

Devamını oku

İnsanların ölüm döşeğindeyken anlattığı 5 pişmanlık

Avustralyalı hemşire Bronnie Ware’in işi, hayatlarının son 3 ila 12 haftasını yaşayan insanların bakımı ile ilgilenmekti, onların yanında olmaktı. Doğal olarak onlarla geçirdiği bu çok özel ve hassas zamanlarda onlarla duygusal olarak da oldukça yakınlaştı. Beraber geçirdikleri bu süre içinde, geriye dönseler neyi farklı yaparlardı veya hayatlarının şu son anlarında nelerden pişmanlık duyuyorlar sorularının cevaplarını …

Devamını oku

Akıllı telefonunuz varsa… Aklınıza şaşayım… Kendimin de…

Türkiye’nin uğradığı en uğursuz olayların ilk sırasına şimdiden yerleşen ‘15 Temmuz darbe girişimi’ sonrası ortalığa dökülen teknik bilgileri herhalde izliyorsunuzdur. Darbe hazırlığında bulunanlar, onları destekleyenler, talimat veren ve alanlar neredeyse ‘kendilerine özel’ diyebileceğimiz ‘bylock’ adlı bir programla haberleşiyorlarmış; akıllı telefonlarını kullanarak… Murat Yetkin, MİT yetkilileri ile görüştükten sonra bugün yazdı da öğrendik: Devletin istihbarat örgütü, …

Devamını oku

Eşyadan yana zengin, zamandan yana fakir…

Zaman yoksulluğu, mal zenginliğini alır götürür. Bir turistin gözü mutlu bir manzaraya takılır. Sade giyimli bir adam kumsalı yalayan dalgalardan kurtulup kenara çekilmiş bir balıkçı teknesinde uyuklamaktadır. Fotoğraf makinesinin flaşı patlar ve balıkçı uyanır. Turist balıkçıya bir sigara uzatır ve sohbete koyulur. “Hava bu kadar güzel, balık da bol iken sen neden çıkıp daha fazla …

Devamını oku

Tarihe geçmek

Tarihe geçmek önemli bir mesele ise bunun müsbet ya da menfî bir namı olmalıdır. İstanbul’un şehir tarihine cami yapan; çeşme, imaret, mektep, han, yapanlar geçmiş; hayır dua ile anılmışlardır. “Yeni” ve “modern” kelimelerinin sihrine kapılarak tarihî acımadan yokedenler -şimdi, şimdi- hayırla anılmıyor. Gökkafes’i oraya konduranlar da hayırla anılmayacak. Maslak gökdelenler ile vücut buluyor, bu mekânın …

Devamını oku