Vasiyetinde, bir ağaç gölgesinin altında huzur ve karanlık içinde uyuyarak dinlenmek istemişti. Ne bir mezar taşı istiyordu ne de herhangi bir yazı. Eduardo Galeano / Aynalar
Kategori: Deneme
Şub 23
Edebiyatta kış kokusu
Büyük bir uykunun mevsimidir kış. Yalnızca doğa değil, insanoğlu da onunla birlikte bu uykuya hazırlar -bedenini değilse de- ruhunu. İlkbaharın sağaltıcı neşesi, yazın baştan çıkarıcı enerjisi ve sonbaharın hüznünün ardından, kış bir teselli gibi geliverir. Şimdi ruhu uykuya yatırma zamanıdır. Uyumanın ve unutmanın zamanı… Tıpkı Ahmet Muhip Dıranas’ın da dediği gibi “Beyaz dokusunda bu saf …
Şub 23
Biz dertleri yalnızca unutkanca izliyor ve duyuyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanı, Merhaba! Bugün Tahran’ın etrafında bir mezarlıktaki kabirlerde soğuk Tahran gecelerini sabah eden erkek, kadın ve çocukların hayatlarına dair sarsıcı bir haber okudum. Şu an tüm vücudum utanç ve buğz ile dolu. Size yazdığım bu mektup vesilesiyle, bu coğrafyada otuz küsur yıldır sorumluluk üstlenmiş herkesi bu utanca ortak etmek niyetindeyim. Biliyorum ki birtakım siyasetçiler …
Şub 23
Ruh halimin güvercin tedirginliği
Başlangıcında, “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hakkımda başlatılan soruşturmadan tedirginlik duymadım. Bu ilk değildi. Benzer bir davaya zaten Urfa’dan aşinaydım. 2002 yılında Urfa’da gerçekleşen bir konferansta yaptığım konuşmada “Türk olmadığımı… Türkiyeli ve Ermeni olduğumu” söylediğim için “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla üç yıldan beri yargılanıyordum. Duruşmaların gidişatından dahi habersizdim. Hiç ilgilenmiyordum. Urfa’dan avukat arkadaşlar gıyabımda yürütüyorlardı …
Şub 23
Hezarfen (bin sanat sahibi) Hattat Üsküdarlı Necmeddin Okyay
Yirminci yüzyılın ilk üç çeyreğinde, renkli kişiliğiyle Üsküdar’ı temsile layık bir sanatkar hüviyetini sürdüren üstad Necmeddin Okyay’la önceleri hoca-talebe, sonra da baba-oğul yakınlığıyla yirmi yılı aşan bir beraberliğimiz oldu. Buna dayanarak, ölümünden 27 yıl sonra Üsküdar Sempozyumu’nda onu -zamanın elverdiği nispette- Üsküdarlılara tanıtmayı bir vecîbe addediyorum. Kendileriyle şahsen muarefesi bulunanlar da artık azaldığından, bu konuşmamla …
Şub 23
Gül Tutan El
Hazerfen Necmeddin Okyay’ın elinde gül tutan bir resmi vardır. Gülden ve değirmi beyaz sakallı mütebessim yüzünden nurlar saçılan bir fotoğraf. İlk nerede gördüm hatırlamıyorum. Ve ilk kez Necmeddin Okyay’ın bir fotoğrafını görüyordum [o sırada hakkında fazla bir şey de bilmiyordum]; dedim ki, işte aradığın yüz, işte aradığın el, işte gül. Artık ne yazacaksan yaz.Yazamadık, o …
Şub 23
İslâm Düşüncesinde Hüzün Kavramı
• Hüzün; Anlam ve Mâhiyeti• Kur’ân-ı Kerim’de Hüzün Kavramı• Psikolojik Açıdan Üzüntü• İslâm Düşüncesinde Hüzün Kavramı• Mutluluk ve Üzüntü• İnsanlığın Derdiyle Dertlenip Hüzünlenmenin Göstergesi: Gözyaşı• Bencil Kaygılardan Sencil Çözümlere; Mânevî ıstırap ve Çilenin İmanla İlişkisi• Kur’an’ı Hüzünlenerek Okumak• İnsana Huzur Değil; Huzursuzluk Veren Hüzün ve Kurtuluş Çaresi• Hüzün Kokulu Düşünceler “Şüphesiz senden evvel peygamberlere iman …
Şub 23
Yazarın parayla imtihanı / Şaheserler yazdılar ama yoksul öldüler
Günümüzde kitapları çok satan kimi yazarların milyonluk serveti konuşulsa da böylelerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Yazar milletinin başı öteden beri ‘para’yla daime dertte. Tanpınar, “Ya Rabbim, bana bir 5000 lira lütfet.” diye yalvarıyordu. Para ve parasızlık yazarları nasıl etkiledi, istemedikleri işlerde çalışmak zorunda kalınca neler yaptılar, bol parası olanlar nasıl harcıyordu? Dünyada ve Türk …
Şub 23
Şehirden Kaçıp Köy Hayatı Yaşamaya Karar Verenlerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
1-Suya yakın olması: Su yaşamdır. Uygun bitki türleri ve yetiştirme teknikleriyle birlikte farklı su hasadı yöntemleri de işin içine katıldığında su bakımından fakir yörelerde dahi tarım yapmak mümkündür ancak tarım arazisi aynı zamanda yaşam arazisi olarak planlanacaksa arazide veya yakınında herhangi bir su kaynağına ihtiyaç vardır. Su problemi olmayan yerlerde iklim de müsait ise bereket …
Şub 23
Torino Atı
3 Ocak 1889, Friederich Nietzsche, Via Carlo Alberto’da ki 6 numaralı evinden dışarıya gezinmek ya da mektuplarını almak için postaneye gitmek üzere çıkar. Ondan pek uzak olmayan bir mesafede, daha ziyade ondan uzaklaşır bir vaziyette, taksicinin biri, inatçı atıyla cebelleşmektedir. Tüm zorlamalarına rağmen at kıpırdanmamakta direnmektedir. Bundan dolayı Guiseppe ya da Carlo ya da Ettore’nin …
