Ayrılıkta hastalık gibi yaşanır. Hani kimi ateşli hastalıklar vardır; sabahları daha iyi kalkar, gündüzleri iyileştiğini sanırsın, hallettiğini. Akşam indiğinde yeniden ateşin yükselir, gözlerin kararır, özlersin, çok özlersin; sandığın kadar halledememiş olduğunu anlarsın, ateşin sürüyorsa hiç halledemediğini düşünmeye başlarsın. Sonra ertesi gün gene aynı şey olur, sabah bir armağan gibi hafif gelir, sonra yine akşam iner. …
Kategori: Deneme
Şub 23
Terastaki Havlu
Aynı terasa açılıyordu yan yanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda.Akşam üzerleri kaşılaşıyorduk, ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma.Aynı terasta yan yana kuruyordu çamaşırlarımız, bu ürpertiyordu beni; acemi, tutuk bir kaç sözlük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını, bu da ürpertiyordu beni.Işığın azalan şiddetinde yan yanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine. Elimizde …
Şub 23
“Vaktimiz bitti. Ben artık gitmeliyim”
Belki de biraz daha uzakta bir yeri hedefledikleri için uçmaya devam eden ördeklerin cılız sesleri geliyordu yukarıdan sadece. Az ilerideki gölete konmuş olanlar, serin sularda dinlendirdikleri yorgun bedenlerini hareketsiz bırakmış, ufak göletin kıpırtısız sularının üzerinde topluca duruyorlardı hiç ses çıkarmadan. Yer yer göletin ortasında bile görülebilen sazlıklar, kendi garip çiçeklerinin ağırlığı altında bulabildikleri en ufak …
Şub 23
Yirmibeş Yıl Önce Yine Beraberdik
Lal Ded okyanusda yüzen bir sandal. Okyanus, aşk. Üryan, yollara düşmüş Lal Ded. Sevgiliye: “Gök de sensin, yerde sensin!Hem alansın, hem verensin!Hem çiçeksin, hem derensin!” diyor. Mektubunu okurken o Keşmir’li dilberi hatırladım. Kelimelerinde ezeli Nur’un en muhteşem lem’aları. Birden bir vahada buldum kendimi; bir çöl akşamı ve gök kubbede gülümseyen yıldızlar. Kelimelerin mektupdan gök’e uçtu, …
Şub 23
Hoş Eser-Sin Ömrüme…
Sevgili “emri olur” a…Geldiğinde geceydi. Yara deşti. Gitmedi… Katran çalınan saatlerdi, iyi hatırlıyorum. Uzaklardan gelen ve yılların hasretini damar damar içine çeken bir hâlle hüzün, kemanlar sokağındaydı. Caddede küçük bir dereyi andıran yağmur akıyordu âheste. Söylenecekler birikiyor, suskunluklar tezini hazırlıyordu. Üzerime üzerime geliyordu bilindik acılar. Bu acılar binip de nereye gidiyordu. Hüzzam denilen ağır bestenin …
Şub 23
Her aşk ilk aşktır
”İçimde o bildik ritim yükselmeye başlıyor; uyuşuklukla yayılmış olan sözcükler şimdi sorguçlarını kaldırıyor, şimdi silkeliyor; düşüyorlar, yükseliyorlar, düşüyorlar, yükseliyorlar yine.”V.Woolf, Dalgalar Her şey bir ritim meselesi. Aşık olmak, yazmak, konuşmak, kalp atışı, nefes almak, bakmak, yaşamak, hepsi ritim tutturmakla oluyor. Geceleri kalbimde çarpıntı oluyor. Dilimi yutacağım sanıyorum. Bir Hayati Vasfi Taşyürek şiiri geliyor aklıma. Rüyamda …
Şub 23
Seni Ne İhtiyarlattı?
– Seni ne ihtiyarlattı? – Valla evlendiğimizde kayınpeder bize küçük bir arsa vermişti. Oraya bir ev yapıp başımızı sokmamız dört senemizi aldı. Derken hanım kooperatife girelim diye tutturdu. Girdik. Onu bitirdiğimizde çocuklar büyümüştü. Evlendirdik. Hanım büyük oğlan için küçük bir arsa almamızda ısrar etti. Aldık. – Ama ben ne sordum, siz ne anlatıyorsunuz? – Onu …
Şub 23
Orda ne haliniz varsa görün!
Beni buraya kapattılar çünkü saçmaladıklarını söylüyorum.Rahatlarını bozuyorum. Alışmadıkları şeyler yapmalarını istiyorum. Hayatlarına sövüyorum.Kaçık olduğumu düşünüyorlar. Kaçık olan kendileri.O halde şimdi yeni bir karar alıyorum: buradan kaçmak için plan yapmaktan vazgeçtim. Bunun yerine yine ters bir şey yapacağım ve herkesi bu deliğin dışına hapsedeceğim. Sizi hapsediyorum ey insanlar! Beni tıktığınız bu deliğin dışına hapsediyorum sizi! Orda …
Şub 23
Hayâl Günlüğü’nden
Kapımda bekliyor şimdi. Ne yapmalı ve nasıl yapmalı uzaklaştırmalıyım onu. Kalbini kırmadan, yaralamadan.Önce zihnimi ve yüreğimi meşgul etsem; hem öyle meşgul etsem ki, kapıyı çalışını duymasam.Uyuduğuma inanarak geri dönse. Gelmese bir kaç gün.Ve onu özlesem …. Yalnızlığın ayak sesleri kapımda yine. Yattığım yerden sessiz fakat emin adımlarla yürüyüşünü hissediyorum.Israrla kapımı çalacak birazdan. Hemen her gece …
Şub 23
Savaşa gitme oğlum
Ölmenin ve öldürmenin değil yaşamanın ve yaşatmanın kahramanı ol. Gücünü silahlardan değil sözcüklerden al”Savaşa gitme oğlum. Vatanı seviyorsan onun için ölmeye ve öldürmeye değil yaşamaya ve yaşatmaya git. Vatana hizmet etmek istiyorsan bahçıvan ol; bahçelerini çiçeklendir. Evsizler için evler, gençler için kültür siteleri yap. Bir fedakârlık yapmak istiyorsan yaşlıların bakım programlarına katıl, engelli çocuklar için …

